ME
NU

OMELIE / Omelie TR

21 apr 2019
21/04/2019 - PASKALYA BAYRAMI

21/04/2019 - PASKALYA BAYRAMI 

1.Okuma Hav İş 10,37-44 * Mezmur  118 * 2.Okuma Kol 3,1-4 (veya 1Kor. 5,6-8)

* İncil Yh 20,1-9

 

Mesih İsa'nın dirilişi; imanımızın merkezidir, ümidimizin temelidir, sevgimizin kaynağı ve garantisidir. Bunun için bugünkü bütün okumaların o kadar zengin olduklarından şaşırmayalım.

"Rab'bin sağ eli harikalar yaptı!" Mezmur bu sözlerle, yapı ustaların istemedikleri, ama Allah'ın köşe taşı kıldığı taştan bahseder. Biz o taş, ta İsa'nın olduğunu iyice bilmekteyiz. Gerçekten O, çöpe atılmış bir şey gibi, bir kenara atıldı. Günümüzde de, kendilerini dünyada önemli sanan insanlar tarafından İsa hala bir kenara atılıyor. Fakat Allah'ın Kendisi; İsa'yı, gerçek ve kalıcı her "binanın" merkezi olarak, insanlığın iyiliği için çalışan her insana ve her cemaate "yürek", "yaşam" ve "ışık" olarak sunmaya devam etmektedir. Allah; İsa'yı, çarmıha gerilmiş olmasına rağmen, insanlar ve  gruplar için, aileler ve uluslar için huzurun ve beraberliğin kaynağı kılar!

Allah İsa'yı ölümden diriltti! Bu; güzel bir fikir değildir, üçüncü günde gerçekten gerçekleşmiş bir olaydır, birçokları tarafından, korkuya kapılmış kadınlar tarafından ve son derecede şaşmış erkekler tarafından tanıklık edilmiş bir olaydır! Bunlar zorla inandılar, hatta inanmak istemiyorlardı. İsa onlara kendisini gösterdi, ama yetmedi: Onları inandırmak için İsa onlarla beraber yemek yemeye, onlarla konuşmaya, onların kendisine dokunmalarına izin vermeye zorunda kaldı. Bizim için o öğrencilerin, Havariler dahil, zorlukları; bu olayın gerçeğinin daha da emin bir ispatı, bir garantisi olmaktadır. Mesih İsa gerçekten dirildi! Madem ki, inanmamakta o kadar inatçı olan öğrenciler, sonra inandılar, demek ki çok belli ve inandırıcı kanıtları gördüler! Bu yüzden ben, onların imansızlıklarını görerek, şüphelenmeden Mesih İsa'nın dirilişine rahatça iman edebiliyorum!

İsa gerçekten dirildi! Eğer O dirildiyse, artık yaşamım önceki gibi olamaz. Aziz Pavlus bunu bana hatırlamaktadır. Madem ki İsa dirildi, düşüncelerim O'nun şanına, "gökteki değerlerine" yönelmektedirler. Yaşamın hedefi, her şeyi yöneltiyor. Artık ben, ebedi yerimin, İsa'yla birlikte Pederin yanında olduğunu biliyorum, bunun için oraya varabilmek için, ona göre yaşamaktayım; gözlerimi o yere, o ana dikerek yaşamaktayım. "Yaşamınız Mesih'le birlikte Allah'ta saklıdır"! Her karar, İsa'nın söylediklerine göre, veriyorum, her şeyi, O'nun yaptıklarına göre, yapıyorum. İnsanların sözleri ve düşünceleri, hatta şu ana kadar izlediğim düşünce tarzı bile, artık önemsiz oldu. Artık "Allah'ta saklı" olarak yaşıyorum: kendimi göstermek, bu dünyada sükse yapmak, insanlardan onur almak istemiyorum, çünkü yaşamıma doluluğu veren olan, İsa'nın Sözü ve sevgisidir! İsa, birinci okumada Aziz Petus'un söylediği gibi, "dirilerin ve ölülerin Yargıcı"dır, bunun için sözlerine, dileklerine ve hayatın boyunca gösterdiği her şeye dikkat etmek istiyorum.

Böyle bir yaşam tarzı, İsa'nın diri olduğuna iman etmenin sonucudur. Belki bu yüzden iman etmek zordur...! İman; yaşamı etkiler, onu başkalarının beklentilerinden farklı kılar. Herkesin korkuya ve kederliğe kapılmış olduğu zaman, dirilmiş İsa'ya iman eden ise, huzurlu ve güçlüdür, sevinçli bile olabilir. Herkes dünyevi şeylerle (sağlık ve refah, ekonomik gelişme ve başarı) uğraşıp telaş içinde olduğunda, imanlı kişi ruhsal gerçeklerle ilgilenmeyi, kendisini unutarak sevgide büyümeyi bilmektedir.

Bu günkü İncil'in metni, İsa'nın mezarının boş olduğunu görünce, öğrencilerin ilk davranışlarını anlatmaktadır. Mecdeli Meryem meçhul hırsızları düşünüyor. Simon Petrus ve "öteki öğrenci" koşuyorlar ve mezara girince, kendi yerde duran kefeni görmekten şaşırıyorlar, çünkü kefenin kaldığı yer, hiçbir hırsızlığın olmadığını ispat ediyor. Onlar, Allah'ın müdahale ettiğine inanmaya başlıyorlar. Ve bu olayı Kutsal Yazıların ışığında düşünecekleri zaman, imanları açık ve emin, güçlü ve ışıklı olacaktır! O zaman İsa'nın çok kere tekrarladığı sözlere iman edecekler.

Biz, onların imanlarını, miras olarak, alıyoruz ve minnetle ondan seviniyoruz. Bu günkü Bayramın tipik ilahisi olan Halleluya'yı beraber söylemekle, her ne pahasına olursa olsun, imanımızı sağlamlaştırmaya, onu ilk öğrencilerin tereddütlerinden arınmaya birbirlerimize yardımcı olacağız.

Güçsüz olduğumu bilerek, fakat aynı zamanda bütün yüreğimle, bugün ben de sana diyorum ki: "İsa dirildi, gerçekten dirildi!"

 

OKUMALAR

 

  1. Okuma: Havarilerin İşlerinden 10,34.37-43

Yahya'nın vaftiz çağrısından sonra Celile'den başlayarak tüm Yahudiye'de meydana gelen olayları, Allah'ın, Nasıralı İsa'yı nasıl Kutsal Ruh'la ve kudretle meshettiğini biliyorsunuz. İsa her yanı dolaşarak iyilik yapıyor, İblis'in baskısı altında olanların hepsini iyileştiriyordu. Çünkü Allah O'nunla beraberdi.
«Biz, İsa'nın, Yahudilerin ülkesinde ve Kudüs'te yaptıklarının hepsine tanık olduk. O'nu çarmıha gerip öldürdüler. Ama Allah O'nu üçüncü gün diriltti ve açıkça görünmesini sağladı. İsa, halkın tümüne değil de, Allah'ın önceden seçmiş olduğu tanıklara, ölümden dirilmesinden sonra kendisiyle birlikte yiyip içen bizlere göründü. Allah tarafından ölülerle dirilerin Yargıcı olarak atanan kişinin kendisi olduğunu halka duyurmamızı, buna tanıklık etmemizi buyurdu. Peygamberlerin hepsi O'nunla ilgili tanıklıkta bulunuyorlar. Şöyle ki, O'na inanan herkesin günahları O'nun adıyla bağışlanır.»
Petrus daha bu sözleri söylerken Kutsal Ruh, konuşmayı dinleyen herkesin üzerine indi. Petrus'la birlikte gelmiş olan Yahudi imanlılar, Kutsal Ruh armağanının diğer uluslardan olanların da üzerine dökülmesini şaşkınlıkla karşıladılar. Çünkü onların, bilmedikleri dillerde konuşup Tanrı'yı yücelttiklerini duyuyorlardı.
O zaman Petrus, «Bunlar, tıpkı bizim gibi Kutsal Ruh'u almışlardır. Suyla vaftiz olmalarına kim engel olabilir?» dedi. Böylelikle onların İsa Mesih adıyla vaftiz olmalarını buyurdu. Sonra onlar Petrus'a, birkaç gün yanlarında kalması için ricada bulundular.

 

Mezmur 117

RAB'be şükredin, çünkü O iyidir,

Sevgisi sonsuzdur.

"Sonsuzdur sevgisi!" desin İsrail halkı.

RAB'bin sağ eli üstündür,

RAB'bin sağ eli güçlü işler yapar!"

Ölmeyecek, yaşayacağım,

RAB'bin yaptıklarını duyuracağım.

Yapıcıların reddettiği taş,

Köşenin baş taşı oldu.

RAB'bin işidir bu,

Gözümüzde harika bir iş!

 

İkinci okuma: Aziz Pavlus’un Koloslulara Mektubundan 3,1-4

Mesih'le birlikte dirildiğinize göre, gökteki değerlerin ardından gidin. Mesih orada, Allah'ın sağında oturuyor. Yeryüzündeki değil, gökteki değerleri düşünün. Çünkü siz öldünüz, yaşamınız da Mesih'le birlikte Tanrı'da saklıdır. Yaşamınız olan Mesih göründüğü zaman, siz de O'nunla birlikte yücelmiş olarak görüneceksiniz.

İncil: Yuhanna 20,1-9

Haftanın ilk günü erkenden, ortalık daha karanlıkken Mecdelli Meryem mezara gitti. Taşın mezarın girişinden kaldırılmış olduğunu gördü. Koşarak Simun Petrus'a ve İsa'nın sevdiği öbür öğrenciye geldi. Onlara, «Rab'bi mezardan almışlar, nereye koyduklarını da bilmiyoruz» dedi.
Bunun üzerine Petrus'la öteki öğrenci dışarı çıkıp mezara yöneldiler. İkisi birlikte koşuyordu. Ama öteki öğrenci Petrus'tan daha hızlı koşarak mezara önce vardı. Eğilip içeri baktı, keten bezleri orada serili gördü, ama içeri girmedi. Ardından Simun Petrus geldi ve mezara girdi. Orada serili duran bezleri ve İsa'nın başına sarılmış olan mendili gördü. Mendil, keten bezlerle birlikte değildi, ayrı bir yerde dürülmüş duruyordu. O zaman mezara ilk varan öteki öğrenci de içeri girdi. Olanları gördü ve iman etti. İsa'nın ölümden dirilmesi gerektiğini belirten Kutsal Yazı'yı henüz anlamamışlardı.