ME
NU

OMELIE / Omelie TR

24 mag 2026
24/05/2026 - PENTEKOST BAYRAMI – A

24/05/2026 - PENTEKOST BAYRAMI – A

1.OKuma Hav. İşl. 2,1-11 Mezmur 103 2.Okuma 1Kor 12,3b-7.12-13 İncil Yh 20,19-23

Mezmur bizim Rab'bi övmemizi sağladı, çünkü: «Ruhun'u gönderince var olurlar, yeryüzüne yeni yaşam verirsin»! Rab'bin Ruhu geldiğinde insanlar artık hayvanlarla karşılaştırılamazlar: insan olarak, Allah'ın evlatları olarak, kardeşler olarak «yaratılmışlar». İlişki kurabilirler, birbirlerinin yaşamlarına ve olaylarına ortak olduklarını hissedebilirler, hatta Allah ile konuşabilir ve O'nu dinleyebilirler. Ve Ruh geldiğinde, “yeryüzü” gerçekten yenilenir: onu artık eskisi gibi karanlık ve düşman olarak görmezsin, her şeyi ve herkesi bir armağan olarak görürsün. Ve kendinizi de herkes için bir armağan olarak görürsün.

Luka'nın anlattığı, İsa'nın Dirilişinden sonraki ellinci gün gerçekleşen olay, gerçekten daha önce hiç yaşanmamış ve hiç beklenmemiş bir yeniliktir. Korkmuş insanlar aniden cesur olurlar, anlaşılmaz diller tanıdık gelir, farklı halklar kendilerini kardeş hissederler. Bütün bunlar İsa için gerçekleşir: cesaret, O'nun ölümünden ve dirilişinden söz etmek için gelir; diller O'ndan bahseder ve onları dinleyenler, herkes için Allah'ın kurtuluşunun bulunduğu O'nun kutsal adını duyar; ve nihayetinde halkların hepsinin merkezinde İsa vardır: bu yüzden herkes diğerini kendi kardeşi olarak hisseder, çünkü O'nun kardeşidir.

İsa'nın adı, Aziz Pavlus'un da ilgi odağıdır: Kutsal Ruh geldi ve o adı telaffuz etmemizi sağlamak için Allah'ın Kilisesi'nde hala ve her zaman mevcuttur! «Kutsal Ruh'un etkisinde olmayan hiç kimse, “İsa Rab'dir!” diyemez», bu, havarinin eminliğidir.

Bugünkü bayram, Pentekost, gereklidir: Ruh, İsa'nın adını gerçek ve tam bir şekilde söyleyebilmemiz için bize verilmektedir: tam, çünkü İsa Allah'ın Kurtuluşu (İsa adı, Allah kurtarır demek)ve sonra çünkü O, hayatımızın, halkımızın ve tüm dünyanın «Rab'bi» ilan edilmiştir. İsa'nın adını telaffuz edemeyen ve O'nu kendi Rab'bi ilan edemeyen kişi, eksik bir insandır, yaşamın doluluğuna sahip değildir. Onda Baba'nın Ruhu, sonsuz yaşam, yaşamın ilahi ve kutsal boyutu yoktur; onda her şey eksiktir.

Aziz Pavlus; Ruh içimizde etkili olduğunda, Allah'ın gerçek hizmetkarları, karizmaların, yani ilahi armağanların taşıyıcıları olduğumuzu, O'nun krallığında aktif hale geldiğimizi, Baba adına hareket etmekle görevlendirildiğimizi, Baş aracılığıyla tüm uzuvlarla birleştiğimizi belirtir. Ruh sayesinde herkesle bir bütün oluruz. Kutsal Ruh gerçekten yeryüzüne yeni yaşam” verir!

Yeryüzünde Kutsal Ruh'un önemini, barış bekleyen ve merhamet arzulayan herkes fark eder. O olmadan dünyanın yaratılışı tamamlanmış değildir: O olmadan yeryüzünde, birbirlerinden af dilemeyi ve birbirlerine bağışlamayı bilmeyen, merhameti tanımayan düşmanlar vardır. Oysa O'nunla karşılıklı sevgi gelir ve bu nedenle, Aziz Petrus'un da söylediği gibi, varış noktasına ulaşmış, ilahi doğanın bir parçası olmuş olduğumuzu söyleyebiliriz. O'nunla kutsallaştırılırız, yani ilahileştiriliriz. O'nunla hepimiz tek bir şey oluruz, tıpkı Üçlü Birlik Allah'ın Tek olması gibi. “Hepimiz tek bir Ruh aracılığıyla tek bir beden olarak vaftiz edildik” ve bu şaşırtıcı bir mucizedir: “hepimiz”!

Nitekim, İsa haftanın ilk günü havarilere göründüğünde ne yaptı? Sözüyle barış verdikten sonra, onlara üfledi. O'nun nefesi; içsel yaşamıdır, yani Kendisinin de açıkladığı gibi, Kutsal Ruh'tur: “Kutsal Ruh'u alın”. Kutsal Ruh onların içinde ne yapacak? Kimsenin silemediği günahları, merhamet dilemek için yaklaşanların günahlarını silecek. Böylece yeryüzü, karanlık olmaktan çıkıp aydınlık ve berrak hale gelecektir.

Pentekost bayramı, İsa'nın eserinin tamamlanmasıdır. O, Baba'nın sağında olduğu için görünür bir şekilde mevcut değildir. Fakat, Son Akşam Yemeği sırasında havarilere verdiği söz uyarınca, Baba'dan Paraklit’i, yani Gerçeğin Ruhu'nu gönderen O’dur; bu Ruh, onların yolunu aydınlatmak ve göklerin krallığını tamamlamak için her zaman mevcut olacaktır. Kilise her gün Kutsal Ruh'un varlığını ve eserini diler, her ayinde O'nu çağırır; çünkü O, sunaktaki ekmeği Mesih'in Bedeni'ne, şarabı da O'nun Kanı'na dönüştürür. Ve O'nu, o Ekmekle beslenen bizleri tek bir beden ve tek bir ruh haline getirsin diye çağırır. Öyleyse her gün Pentekost'tur: çünkü Baba, evlatlarının bu duasını dinler ve kabul eder. Ve de bu yakarış sayesinde her gün yeryüzü yenilenir.

Mezmur yazarı ile birlikte ilahi söylemeye devam edeceğiz: «Ruhum, Rab'bi öv! Ey Rab, Allah'ım, ne kadar büyüksün! Ey Rab, eserlerin ne kadar çoktur!». Kutsal Ruh, Baba'yı ve İsa'yı övmek için sesimizi kullanacak ve biz de O'nunla birlikte sevineceğiz.

  1. Vigilio Covi

OKUMALAR

1.Okuma: Havarilerin İşlerinden 2,1-11

Pentikost günü geldiğinde bütün imanlılar bir arada bulunuyordu. Ansızın gökten, güçlü bir yelin esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu. Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler. İmanlıların hepsi Kutsal Ruh'la doldular, Ruh'un onları konuşturduğu yabancı dillerde konuşmaya başladılar.
O sırada Kudüs'te, dünyanın her ülkesinden gelmiş dindar Yahudiler bulunuyordu. Bunlar sesi işittikleri zaman büyük bir kalabalık halinde toplandılar. Her biri kendi dilinde konuşulduğunu duyunca şaşakaldılar. Hayret ve şaşkınlık içinde, «Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?» diye sordular. «Nasıl oluyor da her birimiz kendi ana dilimizi işitiyoruz? Aramızda Partlar, Medler, Elamlılar var. Mezopotamya'da, Yahudiye ve Kapadokya'da, Pontus ve Asya ilinde, Frikya ve Pamfilya'da, Mısır ve Libya'nın Kirene'ye yakın bölgelerinde yaşayanlar var. Hem öz Yahudi hem de Yahudiliğe dönme Romalı konuklar, Giritliler ve Araplar var aramızda. Ama her birimiz Allah'ın büyük işlerinin kendi dilimizde konuşulduğunu işitiyoruz.»

Mezmur 103/104

Yücelt Rabbi, ey ruhum! Ey rab, benim Allah’ım, sen ne yücesin! Ya RAB, ne çok eserin var!

Hepsini bilgece yaptın; yeryüzü yarattıklarınla dolu.

Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar, soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.

Ruhun'u gönderince var olurlar, yeryüzüne yeni yaşam verirsin.

RAB'bin görkemi sonsuza dek sürsün! Sevinsin RAB yaptıklarıyla!

Düşüncem ona hoş görünsün, sevincim RAB olsun

!

2.Okuma: Aziz Pavlus’un Korintoslulara 1. Mektubundan 12,3b-7.12-13

Kutsal Ruh'un aracılığı olmadan da hiç kimse «İsa Rab'dir» diyemez.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir. Çeşitli görevler vardır, ama Rab birdir. Çeşitli etkinlikler vardır, ama herkeste hepsini etkin kılan aynı Allah'tır. Herkesin ortak yararı için herkese Ruh'u belli eden bir yetenek veriliyor. Ruh'un aracılığıyla birine bilgece konuşma yeteneği, bir diğerine aynı Ruh'tan bilgi iletme yeteneği, birine aynı Ruh'la iman, bir diğerine aynı Ruh'la hastaları iyileştirme gücü, birine mucizeler yapma gücü, birine peygamberlikte bulunma, birine ruhları ayırt etme, birine çeşitli dillerde konuşma, bir diğerine de bu dilleri çevirme yeteneği veriliyor. Bunların hepsini etkin kılan bir ve aynı Ruh'tur. Ruh bunları herkese dilediği gibi, ayrı ayrı dağıtır. Beden bir olmakla birlikte birçok üyeden oluşur ve çok sayıda olan bu üyelerin hepsi de tek bir beden oluşturur. Mesih de böyledir. İster Yahudi ister Grek, ister köle ister özgür olalım, hepimiz bir beden olmak üzere aynı Ruh'ta vaftiz olduk ve hepimizin aynı Ruh'tan içmesi sağlandı.

Kutsal Ruh’a dua

Gel, Kutsal Ruh,

yüce göklerden,

nurunla doldur kalplerimizi!

Gel bize, düşkünlerin Babası,

gel, nimetlerin kaynağı,

gel, kalplerimizin nuru!

Sen, bizi avutursun,

ruhumuzun aziz misafirisin,

kalplerimizin tatlı serinliğisin.

Yorgunlukta istirahat,

ateşte serinlik,

yaşlı gözlerde ümitsin.

Ey mutluğun nuru,

müminlerin ruhu,

kalplerimiz seninle dolu.

Senin kudretin olmayınca,iyilik kalmaz insanda,

fenalık kaplar ruhunu.

Lekeli kalpleri yıka,

kuru olanları sula,

yaralı kalpleri sar.

Sert kalpleri yumuşat,

soğuk olanları ısıt,

düzensiz ruhlara düzen ver.

Sana güvenenlere

sana iman edenlere

yedi nimetini bağışla.

Fazilet ve nimet,

ölümden sonra selamet

ebedi saadet temin et.

Amin.

İncil: Yuhanna 20,19-23

Haftanın o ilk günü akşam olunca, öğrencilerin Yahudilerden korkusu nedeniyle bulundukları yerin kapıları kapalıyken İsa geldi, ortalarında durup onlara, «Size esenlik olsun!» dedi.
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rab'bi görünce sevindiler. İsa yine onlara, «Size esenlik olsun!» dedi. «Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizigönderiyorum.» Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, «Kutsal Ruh'u alın!» dedi. «Kimin günahlarını bağışlarsanız, bağışlanmış olur; kimin günahlarını bağışlamazsanız, bağışlanmamış kalır.»