ME
NU

OMELIE / Omelie TR

17 mag 2026
17/05/2026 - Rab'bin Göğe Yükselişi - A yılı

17/05/2026 - Rab'bin Göğe ÇIKIŞI - A yılı

  1. okuma Elçilerin İşleri 1,1-11; Mezmur 46 2. okuma Efesliler 1,17-23 İncil Matta 28,16-20

Aziz Luka bize, İsa'nın havarilere «kırk gün boyunca görünerek, onlara Allah'ın krallığıyla ilgili konulardan söz ettiğini» anlatır. İsa, kamuya açık yaşamına başlarken göklerin krallığından söz etmişti ve bunu benzetmeler ve öykülerle anlatmaya devam etmişti. Haçta bile, hırsızın söylediği “krallığında” sözü yankılandı ve İsa bunu “cennette” diyerek değiştirdi. Şimdi, dirilmiş olarak, yine “Allah’ın krallığıyla ilgili şeyler”den söz ediyor. Bu krallık, İsa'nın zihninde, arzularında sürekli mevcuttur ve O, bunun öğrencleri için de öyle olmasını ister. Bu, onların dualarında da yer alacaktır, nitekim İsa, Baba'ya şöyle demelerini öğretti: “Egemenliğin gelsin”. Neden bu kadar ısrarcı? Buna gerek var mıydı?

Görünüşe göre öğrenciler hiç dikkat etmemiş ve hiç anlamamışlardı, öyle ki İsa'nın dirilişinden sonra bile “İsrail için egemenliği yeniden kuracağın zaman bu mu?” diye soruyorlar. “Krallık” kelimesini duyduklarında, Davut'un krallığını düşünüyorlardı, başka bir gerçekliği, yani tüm halklardan, tüm uluslardan, tüm dillerden insanlardan oluşan bir krallığı, kendine bir ordu kurmayı düşünmeyen, sadece herkesin tek Rab'be, yani İsa'ya itaat eden kardeşler olmasını ve tam da O'nu, İsa'yı her bakımdan kral olarak adlandırabilmelerini önemseyen bir krallığı değil. Krallık kavramını değiştiremiyordu, içlerinde her zaman dünyevi bir krallık fikri kalıyordu. İsa artık görünmez olduktan sonra, O'nun vaat ettiği gibi Baba'dan “Kutsal Ruh'un gücünü” göndermesinden sonra anlayacaklar.

Öyleyse, Efeslilere mektup yazan havari bizi teşvik ettiği gibi, İsa'nın öğretileri aracılığıyla Allah hakkındaki bilgimizi derinleştirmekle meşgul olacağız. Umudumuzun nereye yönelmesi gerektiğini bileceğiz ve büyük bir güçle ortaya çıkan O'nun yüceliğinin tadını çıkaracağız. Artık Allah'ı; şimdiye kadar her zaman önemli ve yüce saydığımız her şeyin üstünde, “sağında oturmuş” olan İsa'nın yanında göreceğiz. İsa, gerçek bir kral! İsa ve Allah Baba, bizim gözümüzde tek bir bütün olacak: Onları artık ayırmayacağız. Bu, imanımızın ve sevgimizin özelliği olacaktır. Ve de sadece bu değil, biz de Kilise olarak, O'nun tarafından O'nunla birlikte bir araya getirilmiş kişiler olarak, O'nun ilahi otoritesine ortak olacağız. Fakat otoriteyi sevgiden ayrı bir şey olarak görmemek için dikkatli, çok uyanık olacağız: Allah sadece ve her zaman sevgi olmaktadır ve olacaktır! Ve, O'nunla birlikte, haçta gerilen İsa'nın örneğinde, bizler de!

İsa, “Gökte ve yeryüzünde her yetki bana verildi” diyerek On İkiler'e içini açıklamaktadır. Bunu, körü körüne itaat etmeleri için değil, O'nu tanımaları ve O'na, Babamızın hak ettiği aynı güveni duymaları için söyler. Güven duyduğumuzda O'nu sevebilir ve sevgiden dolayı O'na itaat edebiliriz; ve ilk itaat şudur: her yerde O'nun İncil’inin taşıyıcıları olmak. İnsanlara sunabileceğimiz bundan başka bir zenginliğimiz yoktur. Maddi zenginlikler kardeşliği bozar, dostluğu karıştırır, kıskançlık ve çekememezlik, açgözlülük ve hırs doğurur.

Zararlı olmayan, aksine büyük küçük, erkek kadın herkeste insanlığı ve iyiliği olgunlaştıran tek zenginlik, tam da İncil'dir, İsa'nın sürekli olarak içimize ekmeye çalıştığı Söz. İşte bu, dünyayı dolaşabilen ve onu gerçekten değiştirebilen zenginliktir. İncil, vaftizle birlikte gelir: hem Allah'ın sevgisinin hem de insanın isteğinin etkili olduğu somut bir eylem. Allah, vaftiz edilen kişiye kendi paydaşlık ve kutsallık yaşamını aktarır; insan ise her şeyden önce, şeytanın gücü altındaki dünyanın sunduğu her şeyden vazgeçmeye kararlı kalır.

Havarilerin gözünden kaybolmadan önce İsa, krallığın ve Baba'nın tüm iyiliğinin gerçekleşmesine kadar, hayatlarında her zaman mevcut olacağına söz verir. Emmaus'lu ikili bunu zaten deneyimlemişti: Gözleri O'nu görmez hale gelir gelmez, O kalplerinde her zamankinden daha fazla mevcut oldu, o kadar ki gecenin karanlığına ve tırmanışın yorgunluğuna rağmen onlara Yeruşalim'e dönme gücü ve sevinci verdi.

Bizler gözlerimizle İsa'yı asla görmüyoruz, fakat O'nun Baba'nın sağında oturduğunu bildiğimiz için, O'nun Sözü ve tüm öğretileri içimizde sürekli bir güç ve sevinç kaynağıdır. Yeryüzünü sevinçle dolduran sevgiyi, bağışlamayı, birlik ve barış arzusunu yayacağız. Dirilen ve Baba'nın sağında oturan İsa, bizlerin layık olmadığımız halde üyesi olduğumuz bu Kilise'sinde gerçekten mevcuttur ve etki göstermektedir.

  1. Vigilio Covi

OKUMALAR

1.Okuma: Havariler İşlerinden 1,1-11

Ey Teofilos, ilk kitabımda İsa'nın yapıp öğretmeye başladığı her şeyi, seçmiş olduğu elçilere Kutsal Ruh aracılığıyla buyruklar verip yukarı alındığı güne dek olanları yazmıştım. İsa, ölüm acısını çektikten sonra birçok inandırıcı kanıtlarla elçilere dirilmiş olduğunu gösterdi. Kırk gün süreyle onlara görünerek Tanrı'nın Egemenliğine dair konuştu. Kendileriyle birlikteyken onlara şu buyruğu vermişti: «Kudüs'ten ayrılmayın, Baba'nın vermiş olduğu ve benden duyduğunuz sözün gerçekleşmesini bekleyin. Şöyle ki, Yahya suyla vaftiz etti, ama sizler birkaç güne kadar Kutsal Ruh'la vaftiz edileceksiniz.» Elçiler bir araya geldiklerinde İsa'ya şunu sordular: «Rab, İsrail'e egemenliği şimdi mi geri vereceksin?» İsa onlara, «Baba'nın kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve tarihleri sizin bilmenize izin yoktur» karşılığını verdi. «Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Kudüs'te, tüm Yahudiye ve Samiriye'de ve dünyanın dört bir bucağında benim tanıklarım olacaksınız.» İsa bunları söyledikten sonra, onların gözleri önünde yukarı alındı. Bir bulut O'nu alıp gözlerinin önünden uzaklaştırdı. İsa giderken onlar gözlerini göğe dikmiş bakıyorlardı. Tam o sırada, beyaz giysiler içinde iki adam yanlarında beliriverdi. «Ey Celileliler, neden göğe bakıp duruyorsunuz?» diye sordular. «Sizden göğe alınan bu İsa, göğe çıktığını nasıl gördünüzse, aynı şekilde geri gelecektir.»

Mezmur 46/47

Ne müthiştir ulu RAB,

Bütün dünyanın yüce Kralı.

Halkları altımıza,

Ulusları ayaklarımızın dibine serer.

Ezgiler sunun Allah'a, ezgiler;

Ezgiler sunun Kralımız'a, ezgiler!

Çünkü Allah bütün dünyanın kralıdır,

Maskil sunun!

Allh kutsal tahtına oturmuş,

Krallık eder uluslara.

Ulusların önderleri

İbrahim'in Allah'ının halkıyla bir araya gelmiş;

Çünkü Allah'a aittir yeryüzü kralları.

O çok yücedir.

2.Okuma: Aziz Pavlus’un Efesliler’e Mektubundan 1,17-23

Rabbimiz İsa Mesih'in Allah'ı, yüce Baba, kendisini tanımanız için size bilgelik ve ilahi esin ruhunu versin diye dua ediyorum. O'nun çağrısından doğan ümidi, kutsallara verdiği mirasın yüce zenginliğini ve iman eden bizler için etkin olan kudretinin aşkın büyüklüğünü anlamanız için, yüreklerinizin gözleri aydınlansın diye dua ediyorum. Bu kudret, Allah'ın, Mesih'i ölümden diriltirken ve göksel yerlerde kendi sağında oturturken O'nda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir. Allah, Mesih'i tüm yönetim ve hükümranlıkların, tüm güç ve egemenliklerin, yalnız bu çağda değil, gelecek çağda da anılacak tüm adların çok üstüne çıkardı. Her şeyi O'nun ayakları altına sererek O'na bağımlı kıldı. O'nu, bütün varlıkların üzerinde baş olmak üzere inanlılar topluluğuna verdi. Bu topluluk O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.

İncil: Matta 28,16-20

On bir öğrenci Celile'ye, İsa'nın kendilerine bildirdiği dağagittiler. İsa'yı gördükleri zaman O'na tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi. İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: «Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.»