ME
NU

Kutsal Kitap ellerimde

Kutsal Kitap ellerimde

 

“Bilgeli─či vermeseydin,

Kutsal Ruh’unu yukar─▒dan göndermeseydin,

senin tasar─▒lar─▒n─▒ kim ö─črenebilirdi?”

(Bilgelik Kitab─▒ 9, 17)

KUTSAL K─░TAP ELLER─░M─░N ARASINDA

Yarat─▒l─▒┼č Kitab─▒’n─▒n ilk on bir bölümüne kolay bir giri┼č

─░çindekiler

1. Okumak ve anlamak

2. Kutsal Tarih, kimin tarihi?

3. ─░nsan soruyor, Allah cevap veriyor

4. Alt─▒ art─▒ bir gün

5. Allah dinleniyor

6. Her ┼čey iyidir, insan dahil

7. Bir kaburga kemi─či

8. A─čaç, meyve, y─▒lan

9. Yoldan ç─▒km─▒┼č: ebediyen mi?

10. Allah’s─▒z ya┼čamak sa─čl─▒ks─▒zd─▒r!

 

G─░R─░┼×

Kutsal Kitap’─▒ okumak istedi─čini söyledi─činde, hem seviniyorum hem de endi┼čeleniyorum.

Allah’─▒ dinlemek, tarih boyunca O’na hayranl─▒kla bakmak ve O’nu daha yak─▒ndan sevmek istemene seviniyorum. Fakat, Allah’─▒n Sözü’nü okurken O’nun ile bulu┼čamamandan korkuyorum. Yüzeyselli─čin, merak─▒n, k─▒t tecrüben ve zekanla seni a┼čan ┼čeyleri anlamak istemen ve kibirli olman, “bilgisizli─čin” ve dolays─▒yla eski söyleme ve anlatma biçimlerini anlayamaman,” tarihe”, “anlat─▒ma”, “söze” çok modern ve bilimsel bir biçimde yakla┼čman O’nun ile bulu┼čman─▒ engelleyebilir!

Bu yüzden, bu sayfalar─▒ eline veriyorum, öyle ki bunlar sayesinde, Kutsal Kitap’─▒n en az─▒ndan ilk sayfalar─▒n─▒n derinli─čini anlayabilesin (Yarat─▒l─▒┼č Kitab─▒n─▒n ilk on bir bölümü).

Bu çal─▒┼čman─▒n, Kutsal Kitap’─▒n her bir sayfas─▒ kar┼č─▒s─▒nda - Eski Ahit olsun, Yeni Ahit olsun -, daha alçakgönüllü olman─▒, bu Kutsal Kitap’─▒ her açt─▒─č─▒nda dua etmeye koyulman─▒ sa─člayaca─č─▒n─▒ umuyorum:

Ey ya┼čayan Allah’─▒n Kutsal Ruh’u!

Söz’ü kulaklar─▒m için anla┼č─▒labilir k─▒l,

Gözlerimi Söz’e dikkatli k─▒l!

O, kalbimin derinliklerine i┼člesin,

öyle ki onu iyile┼čtirip ar─▒nd─▒rs─▒n,

Baba’n─▒n Bilgeli─či ile ve O’nun ┼×an─▒ için

─░sa’n─▒n örne─či do─črultusunda

Beni ┼čekillendirip de─či┼čtirsin!

Peder Vigilio Covi

1. Okumak ve anlamak

Kutsal Kitap “hakk─▒nda” konu┼čmak, ne dedi─čini anlamaya çal─▒┼čmak asl─▒nda bir insan─▒n görevi olmamal─▒d─▒r. Biz onun Allah’─▒n Söz’ü oldu─čuna inan─▒yoruz ve öyle oldu─čunu da biliyoruz. O bize Kutsal Ruh’unu vermeseydi, onu okuyamaz ve anlayamazd─▒k. Bir insan─▒n sözünü onun ile arkada┼č olmak isteyen biri anlar, ayn─▒ ┼čekilde, Allah’─▒n Sözünü de O’na güvenen, O’nu tan─▒mak ve her gün daha fazla sevmek isteyen ki┼či anlar.

Bir gün Kutsal Kitab─▒ okuyarak iyi bir ┼čey yapaca─č─▒m─▒ dü┼čündüm. Okumaya ba┼člad─▒m, kendime ve ba┼čkalar─▒na Kutsal Kitab─▒ okudu─čumu söyleyebilmek için okudum, hepsini okudum: ama Allah bana, o defa, hiç bir ┼čey söylemedi. Hiç bir kelimesinin benimle Allah aras─▒nda birlik kurdu─čunu hat─▒rlam─▒yorum. O’nun Sözünü okumu┼čtum, ama O’nun ile kar┼č─▒la┼čmay─▒ arzulamam─▒┼čt─▒m. Hatta o defas─▒nda Kutsal Kitap beni çok ┼ča┼č─▒rtm─▒┼čt─▒. ┼×iddet ve vah┼čet içeren konular vard─▒. “Allah’─▒n Sözü bu ise...” : az kals─▒n onu yarg─▒layacakt─▒m. Onu sevgisizce okumu┼čtum, aynen ┼čeytan─▒n da yapabilece─či gibi.

Birkaç sene sonra, Kutsal Kitap olmadan Rab ile kar┼č─▒la┼čt─▒m. Fakat o zamandan beri de Kutsal Kitab─▒ aranmas─▒ gerekti─či gibi arad─▒m... yapt─▒─č─▒m kar┼č─▒la┼čt─▒rma için özür dilerim, ama sanki ni┼čanl─▒ma telefon edermi┼čim gibi onu aramaya ba┼člad─▒m. Kutsal Kitab─▒, Allah’─▒n bana söylemek istedi─či söz olarak okudum. Bana gerçekten de ya┼čam─▒m─▒n de─či┼čebilmesi için sözler söylüyordu. Kitab─▒ her aç─▒┼č─▒mda Allah ile kar┼č─▒la┼č─▒yordum, hatta Allah’─▒n Sözü olan ─░sa ile kar┼č─▒la┼č─▒yordum. Ayn─▒ zamanda bu kitab─▒ her aç─▒┼č─▒mda Mesih ─░sa’n─▒n cemaat─▒ ile kar┼č─▒la┼čaca─č─▒m─▒ da biliyorum. ─░sa, havarilerden ve ö─črencilerden olu┼čan bu cemaate do─črudan konu┼čmu┼čtu ve bu cemaat, O’nun Sözü sayesinde de do─čmu┼čtu.

Bunun için Kutsal Kitab─▒n Sözü bana yeterli gelmemektedir. Yetmesini de istemiyorum. Yüzy─▒llar boyunca birçok ki┼či, rahip ve episkoposlar da, Sözün yetmesini istediler ve kendilerine göre yorumlayarak ona sahiplendiler ve Kutsal Kitab─▒n hiç söylemek istemediklerini söylüyor gibi gösterdiler (Allah’─▒ yalanc─▒ yapt─▒lar!). Bu sebepten, Kutsal Kitab─▒ ┼čeytanlar gibi okumamam için, onu tek ba┼č─▒ma okumak istemiyorum. Onun yaz─▒lmas─▒n─▒ sa─člayan cemaat ile birlikte okumak istiyorum.

K─▒sacas─▒ Aziz Petrus’un ikinci mektubunda dediklerine itaat etmek istiyorum (bu da Kutsal Kitap sözüdür!): “Kutsal Yaz─▒larda bulunan hiçbir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu de─čildir!”. Kutsal Kitaptan anlad─▒klar─▒n, Kilise ya┼čam─▒ ile uyu┼čuyorsa o zaman Allah’─▒n Sözüdür: bu sebepten Kutsal Kitap’─▒ okumak istiyorsam – gerçekten onu anlamak ve Allah ile gerçekten kar┼č─▒la┼čmak istiyorsam – ayn─▒ zamanda Allah’─▒n Kilisesine de sadakatimi sorumlulukla ya┼čamal─▒y─▒m, Gizemlere kat─▒lmal─▒y─▒m, Ayine kat─▒lmal─▒y─▒m, sevap i┼člemeliyim ve dua görevimi unutmamal─▒y─▒m!

Nitekim Allah’─▒n Sözü, Kiliseye ar─▒nmas─▒ için ve söz arac─▒l─▒─č─▒yla ona verilen Ruh’un gücüyle, ─░sa üzerine her an daha sa─člam olarak in┼ča edilebilmesi için verilmi┼čtir. Bu ┼čekilde Kutsal Kitab─▒n Ruhta sevinç, güç, teselli, yenilenme arzusu, yürek hikmeti oldu─čunu anlad─▒m.

Art─▒k anla┼č─▒lmas─▒ en güç olan sayfalar bile beni korkutmuyor. Onlar─▒n Kilisenin ya┼čam─▒n─▒n bir bölümü olduklar─▒n─▒ biliyorum: onlar─▒ ben anlam─▒yorsam, Azizler anlamaktad─▒rlar: Allah istiyorsa ben de onlar─▒ anlayaca─č─▒m ve bu benimle o sayfalarda kar┼č─▒la┼čmak istedi─či an olacakt─▒r. Gerçekten de öyle: Kutsal Kitab─▒ okumak Allah ile kar┼č─▒la┼čmak ve O’na hayran kalmakt─▒r. Yarat─▒l─▒┼č kar┼č─▒s─▒nda a─čz─▒m aç─▒k kal─▒r... y─▒ld─▒zl─▒ bir gökyüzü kar┼č─▒s─▒ndaki cahilli─čim ve tüm insanlar─▒n cahilli─či kar┼č─▒s─▒nda ┼ča┼č─▒r─▒r─▒m, niçin Allah’─▒n halk─▒ ile nas─▒l davrand─▒─č─▒n─▒ bana anlatan sayfalar kar┼č─▒s─▒nda ┼ča┼č─▒rmayay─▒m? Sad─▒k bir Allah’─▒n sadakatsiz halk─▒na kar┼č─▒ sevgisini görünce nas─▒l ┼ča┼č─▒rmayay─▒m?

2. Kutsal tarih, kimin tarihi?

 

┼×imdi Kutsal Kitab─▒ daha rahat bir ┼čekilde okuyorum: anlay─▒p anlamamak benim için önemli de─čil, benim için önemli olan, sadakatsizliklerime ra─čmen beni seven o Allah’─▒ sevebilmek. Kutsal Kitap’ta kendi tarihimi ve halk─▒m─▒n tarihini buluyorum: çünkü her insan─▒n ve her halk─▒n tarihi, gerçek tarih, Allah ile birlik içerisinde veya O’na kar┼č─▒ olsun, O’nun varl─▒─č─▒nda gerçekle┼čen tarihtir.

Kutsal Kitap’ta günlerim için, günlerimiz için mesajlar bulurum, farkl─▒ ┼čekillerde verilmi┼č mesajlar: kimi zaman zekaya, kimi zaman hayal gücüne, kimi zaman kalbe, bazen duygular─▒m─▒za, bazen de haf─▒zam─▒za hitap ederler: bazen de mesaj ki┼čisel veya toplumsal vicdana seslenir. Bu mesajlar bütün yeteneklerimizi dürterler: gerçekten de Kutsal Kitap, tek bir ki┼či taraf─▒ndan, tek bir dönemde yaz─▒lm─▒┼č bir kitap de─čildir: hikayeler, ┼čiirler, masallar ve vahiyler, ö─čretiler ve anlat─▒mlar, sevgi ve sevinç ilahileri ve a─č─▒tlar içerir! Dualar ve kehanetler, tarihi anlat─▒mlar olarak sunulan ö─čretiler, topluluklara veya ┼čah─▒slara yaz─▒lm─▒┼č mektuplar vard─▒r! Ve bütün bunlar─▒n olu┼čmas─▒, a┼ča─č─▒ yukar─▒, bin y─▒ll─▒k bir dönemi kapsar! Bu yüzden bütün bu yaz─▒lar─▒n her biri, kendi farkl─▒l─▒─č─▒ içinde okunmal─▒, her birinin, büyük kültürel farkl─▒l─▒klar içinde meydana geldi─či göz önünde bulundurulmal─▒d─▒r.

 

Fakat bu yaz─▒lar─▒ birle┼čtiren, her birinin, ya┼čayan Allah’─▒n toplumuna, ya┼čayan ailesine olan sözleri olmalar─▒d─▒r. Onlarda sadece O’nun ile bulu┼čmay─▒ arayaca─č─▒z!

Kutsal Kitap ile bulu┼čmam─▒z─▒n amac─▒ bu olacakt─▒r, çünkü Allah’─▒n kendisinin de öngördü─čü amaç budur:

Rab göklerden bakar oldu insanlara,

Ak─▒ll─▒ biri,

Tanr─▒'ya yönelen biri var m─▒ diye! (Mezmur 14, 2 ve 53, 3).

Kutsal Kitap, Allah’─▒n halk─▒ ile bulu┼čmak için yapm─▒┼č oldu─ču denemelerin anlat─▒m─▒d─▒r. O, halk─▒n─▒ kurtarmak istemi┼č ve di─čer tüm insanlar için kurtulu┼č i┼čareti ve arac─▒ k─▒lmak istemi┼čtir: bu yüzden biz, Kutsal Kitap (“kitaplar”, ─░srail’in “kitapl─▒─č─▒” anlam─▒na gelir) için, “Kutsal Tarih” veya “Kurtulu┼č Tarihi” terimlerini de kullan─▒r─▒z.

 

Halk, her zaman Allah’─▒n beklentilerine cevap vermiyordu, hatta, bazen de onlar─▒ reddediyordu: bu yüzden Kutsal Kitap’ta hayal k─▒r─▒kl─▒─č─▒na u─čratan ve kendimize örnek olarak almayaca─č─▒m─▒z sahneler de anlat─▒l─▒r! Ve Allah, kendi halk─▒n─▒ terk etmemek için onlar─▒n inatç─▒l─▒─č─▒na ayak uydurmak zorunda kald─▒ ve bir dönem için iste─čine göre olmayan─▒ da uygun gördü. Mesela ─░sa’n─▒n evlilik hakk─▒nda söylediklerini hat─▒rlayal─▒m: “Musa, kar─▒lar─▒n─▒z─▒ bo┼čaman─▒za, yüreklerinizin kat─▒l─▒─č─▒ndan ötürü izin verdi, fakat ba┼člang─▒çta bu böyle de─čildi!” (Mat 19,8).

Baz─▒lar─▒ kötü de olsalar, ya┼čad─▒klar─▒ tecrübeler sayesinde bu halk, Allah’─▒n─▒ daha iyi tan─▒m─▒┼čt─▒r, aynen bir evlad─▒n ebeveynlerinin gerçek büyüklü─čünü ve iyili─čini, kendisini terbiye edip, düzelttikleri ve ba─č─▒┼člad─▒klar─▒ zaman anlad─▒─č─▒ gibi.

Öyleyse, Eski Ahit’i, Yeni Ahit’ten farkl─▒ ┼čekilde okuyaca─č─▒z: Eski Ahit’te her ┼čeyden evvel, Allah’─▒n sabr─▒n─▒ ve merhametini görürüz, bu Allah, insanlar taraf─▒ndan kabul edilmek, kendini tamamen göstermek, ve kendini tam bir ┼čekilde sunabilmek için uygun zaman─▒ beklemektedir. Yeni Ahit’te ise (Havariler ve ─░ncil yazarlar─▒ taraf─▒ndan Mesih’in ölümünden sonra yaz─▒lm─▒┼č olan), ─░sa’n─▒n ┼čahs─▒nda Peder Allah çehresi gösterilmektedir, ─░sa’n─▒n ölümü ve dirili┼či sayesinde gerçekle┼čen Kurtulu┼č gizemi ve yeni halk─▒ olan Kilise ile birlikte atm─▒┼č oldu─ču ilk ad─▒mlar anlat─▒lmaktad─▒r.

Öyleyse Yeni Ahit’te (─░ncil ve Mektuplar), Eski Ahit’in vermi┼č oldu─ču sözlerin gerçekle┼čmesini buluyoruz.

─░nsan sözleri ve kültürü ile yaz─▒lm─▒┼č olan, Allah’─▒n Sözü’nü dua ederek, alçakgönüllülük ile, yürek safl─▒─č─▒ ile okuyaca─č─▒z, çünkü konu┼čmakta olan Allah'─▒n önünde bulunuyoruz.!

3. ─░nsan soruyor, Allah cevap veriyor

E─čer bir Kutsal Kitab─▒n varsa, YARATILI┼× kitab─▒n─▒n ilk sayfas─▒n─▒ aç. Eski Ahit’in meydana geldi─či k─▒rk alt─▒ kitab─▒n birincisidir.

─░lk okudu─čumda, sanki Allah insana dünyay─▒ nas─▒l yaratt─▒─č─▒n─▒ anlatmak istedi─či ve kendi bilimsel merak─▒m─▒ gidermek için anlatt─▒─č─▒ bir hikaye gibi geldi.

 

Gerçekten de bu kitab─▒n ilk on bir bölüm tarihtir, ama benim anlad─▒─č─▒m tarzda de─čil: benim anlad─▒─č─▒m tarzda tarih, ancak on ikinci bölümde, ─░brahim ile ba┼člar, onun için a┼ča─č─▒ yukar─▒ tarihler de konabilir. Mesih’ten 1800 y─▒l önce civar─▒ ya┼čam─▒┼čt─▒r.

Yarat─▒l─▒┼č kitab─▒n─▒n ilk on bir bölümü bir tarihi hikayedir, ama yarat─▒l─▒┼č─▒n nas─▒l meydana geldi─čini anlatan bir hikaye de─čil de, en derin sorular─▒ma cevap olmak isteyen bir hikayedir: Allah kimdir? Bulundu─čum dünya nedir? Ben insan olarak kimim? Beni ve halklar─▒n hayat─▒n─▒ sarsan kötülük nerden gelmektedir?

Kutsal Kitab─▒n ba┼člad─▒─č─▒, bu bölümlerin hikayesi, birçok seneden beri kendi kendime sordu─čum birçok sorunun ayd─▒nlatan harika cevab─▒n─▒ verir; bu sorular─▒ 3.500 – 3000 y─▒l önceki Museviler de sorarlard─▒; iki bin y─▒l─▒n─▒ gören insanlarda halen ayn─▒lar─▒n─▒ sorarlar, merak ederler! Kitab─▒n verdi─či cevaplar sadece o zamanlarda ya┼čam─▒┼č Museviler için geçerli de─čil, bana da ─▒┼č─▒k ve hikmet vermektedirler. Bu sebepten bu hikayede insan tarihinin anlat─▒ld─▒─č─▒n─▒ görüyorum, ilk insan─▒n hikayesi, kendimin de -insan olarak- hikayesi anlat─▒lmaktad─▒r. Benim Allah’─▒m hakk─▒nda biraz ayd─▒nlan─▒r─▒m, ya┼čad─▒─č─▒m dünya ile ili┼čkisini, benim de dahil oldu─čum insanl─▒k hakk─▒ndaki tasar─▒lar─▒n─▒ anlar─▒m. Kim bu sorular─▒n cevaplar─▒n─▒ verdi? Ne ┼čekilde verdi? Ne dil kulland─▒?

Kutsal Kitab─▒n sözü Allah’─▒n Sözü’dür: Ayin’de onu her okudu─čumuzda bunu tekrar ederiz. Ama Allah bize mesaj─▒n─▒ iletmek için kimden faydaland─▒? Allah’─▒n Sözünü dü┼čünen ve yazan insanlar─▒n kültürleri neydi? Bunlar, Kutsal Kitab─▒ okuyarak, canl─▒ insanlarla daima konu┼čan, canl─▒ Allah ile kar┼č─▒la┼čmak isteyen ki┼čilerin sorduklar─▒ çok geçerli sorulard─▒r. Bu insanlar O’nun önünde kalabilirler, ama birçok ┼čeyden etkilenmektedirler.

─░┼čte, çoban─▒m─▒z olan Episkoposlar─▒m─▒z─▒n görevlendirdi─či, Kutsal Kitap bilginleri, bize yard─▒m etmektedirler. Evet, onlar derin çal─▒┼čmalar yapt─▒ktan sonra, modern bilimlerin (felsefe, arkeoloji v.s...) yard─▒m─▒yla Kutsal Kitab─▒n ilk bölümünün, Musevi halk─▒ sürgün durumunda Babil’de iken, ─░.Ö. sadece 500 – 600 y─▒llar─▒ aras─▒nda yaz─▒ld─▒─č─▒n─▒ söylüyorlar. Daha önceleri sesli olarak, babadan o─čla aktar─▒l─▒rd─▒: ne zamandan beri? Bunu tam olarak bilemeyiz. Sözlü olarak aktar─▒ld─▒─č─▒ zamanda, halk─▒n kar┼č─▒s─▒na yeni problemler ç─▒kt─▒─č─▒nda, zamanla ilahi Hikmetin ilham─▒ ile, eklemeler yap─▒l─▒yordu.

Okumaya ba┼člayal─▒m:

“Ba┼člang─▒çta Tanr─▒ gö─čü ve yeri yaratt─▒”.

Bu cümleyi dinlemeye al─▒┼čt─▒k, bunun için bize ilk bak─▒┼čta çok anlaml─▒ gibi gelmemektedir. Bize ilk bak─▒┼čta, do─čal bir haber gibi gelmektedir. Ama, hiçbir ┼čey yaratamayan ve aralar─▒nda çat─▒┼čan say─▒s─▒z ilahlar─▒n varoldu─čuna inanan halklarla kar┼č─▒la┼čan bir Musevi’yi dü┼čünün; bir Musevi için “Ba┼člang─▒çta Tanr─▒ gö─čü ve yeri yaratt─▒” diye söylemek, kendisini di─čer tüm halklardan ay─▒ran bir iman göstergesiydi: “gökyüzü ve yeryüzü”, yani “her ┼čey” yarat─▒lm─▒┼čt─▒!

Hiç bir ┼čey Allah’─▒ etkileyemez veya O’na emredemez, çünkü “her ┼čey” O’nun elindedir! “Yaratt─▒” kelimesi sadece Allah için kullan─▒l─▒r, çünkü, Allah’─▒n yapma eylemini gösterir: O, insanlardan de─či┼čik “yapar”. Ve “ba┼člang─▒çta” sözü, sadece zaman─▒n ba┼člang─▒c─▒n─▒ belirtmemektedir, hatta zaman hiç önemli de─čildir. Bu söz, “Ne zaman?” diye bo┼č meraktan gelen soruya cevap vermez; “Gerçekten mi?”: i┼čte bu soruya cevap verir! “Evet, gerçekten Allah gökyüzünü ve yeryüzünü yaratt─▒!”.

4. Alt─▒ art─▒ bir gün

Yarat─▒l─▒┼č hakk─▒nda dü┼čündü─čümüz zaman akl─▒m─▒za tak─▒lan di─čer bir soru: Allah’─▒n eserini gerçekle┼čtirmek için “ne kadar zaman” harcam─▒┼č olabilece─čidir.

Bu bo┼č soruya, bilimsel olarak do─čru bir cevap bile bulunsa, insanl─▒─č─▒ olumlu yönde etkilemeyecektir, bizi bilgilerimizin ötesinde ve üzerinde seven Allah’a olan iman─▒m─▒z─▒ artt─▒rmayacakt─▒r. Sahte bilim adamlar─▒ taraf─▒ndan öne sürülen ak─▒l yürütmelerden biri, tam da bu soru i┼čaretini temel al─▒r. Bunlar bizi, Kutsal Kitap’─▒n bir çocuk masal─▒ oldu─čuna, Allah’─▒n türlü ┼čeyleri yaratm─▒┼č oldu─ču haftan─▒n ve bunlar─▒ yaratm─▒┼č oldu─ču düzenin bilimin varsay─▒lan – fakat çok güvenli olan! - bulu┼člar─▒ ile uyu┼čmad─▒klar─▒na inand─▒rmak ister! Ve böylelikle, bilgisizliklerine ve imans─▒zlar─▒na kanaat getiririm. Yarat─▒l─▒┼č─▒n ┼čeklini ve süresini bilmek, kutsal yazarlar─▒n amac─▒ de─čildi, onlar bu vas─▒tayla, iman gerçe─čini belirtmek istemi┼člerdi!

Elbette, ─░brani toplumu da, binlerce y─▒l evvel, Allah’─▒n her ┼čeyi yaratmak için ne kadar zaman kulland─▒─č─▒n─▒ dü┼čünüyorlard─▒! Ve O’ndan esinlenen ki┼čiler, bu yüzeysel ve geçici meraktan faydalan─▒p, insanlar─▒n imanlar─▒na ve tecrübelerine i┼čleyen çok derin ve ebedi ö─čretiler vermi┼člerdir.

Zaman─▒n ötesinde bulunan Allah, dünya ile birlikte zaman─▒ ve onun saatlerini ve y─▒llar─▒n─▒ ölçen her ┼čeyi yaratt─▒: güne┼či, ay─▒, y─▒ld─▒zlar─▒, ┼čafa─č─▒ ve günbat─▒m─▒n─▒!

O’nun için s─▒rlar yoktur. O, baz─▒ belirli günlerin ko┼čulland─▒rmalar─▒na ba─čl─▒ de─čildir, çünkü hepsini kendi yaratm─▒┼čt─▒r, hepsi O’nun kontrolündedir.

40 yüzy─▒l önce ya┼čam─▒┼č olanlar da, yirminci yüzy─▒l─▒n ça─čda┼č ve e─čitimli insanlar─▒n─▒n alt─▒nda bulunduklar─▒ tehlike ile ayn─▒ tehlike alt─▒ndad─▒rlar: “Cuma günü yolculu─ča ç─▒kma; bugün Sal─▒: dikkat et”.

Ben her günün Allah taraf─▒ndan istenmi┼č oldu─čunu, ve yarat─▒c─▒ elinin her günü kutsam─▒┼č oldu─čunu biliyorum; sadece O’na ba─čl─▒ olmak istiyorum: yolculuk etmemin O’nun iste─či olup olmad─▒─č─▒n─▒ kendime sormak, sadece O’ndan uzakla┼čmamaya dikkatli olmak istiyorum.

Yedi gün de Allah’─▒n eseridir. Somut insan için, somut sevgisinin bir i┼čaretidir.

Bu, ┼čairane bir ┼čekilde güzel ve kolay olarak söylenmi┼čtir, öyle ki en dalg─▒n insan─▒n bile akl─▒nda kals─▒n: eserlerini Allah kendi düzenliyor ve s─▒ra ile, azim ile, dü┼čünerek hareket ediyor, aceleden ve karga┼čadan uzak duruyor. Ayr─▒ca Allah, tüm yapt─▒klar─▒n─▒ kendisi ile dostluk içerisinde ya┼čayan insanlar için yapt─▒─č─▒n─▒ gösterecek ┼čekilde hareket ediyor!

─░lk gün Allah ─▒┼č─▒─č─▒ yaratt─▒, ikinci gün gö─čü yaratt─▒... ve insan─▒n – erkek ve kad─▒n - yarat─▒ld─▒─č─▒ alt─▒c─▒ güne kadar böyle devam etti, Allah insan─▒ kendi suretinde ve kendine benzer yaratt─▒. Ve hala yedinci bir gün için yer vard─▒r, Allah’─▒n takdis etti─či ve kutsad─▒─č─▒ bir gün, O’nun durdu─ču bir gün, öyle ki, ne uzayda ve ne de zamanda hiç bir ┼čeyin eksik olmad─▒─č─▒ belirtilmi┼č olsun. Her ┼čey iyidir, her ┼čey tamd─▒r!

Kutsal Kitap, bize dünyan─▒n yarat─▒l─▒┼č─▒ hakk─▒nda bir kozmoloji dersi mi vermek istiyor? Tüm zamanlar─▒n bilimsel yay─▒n evleri ve okullar─▒ ile rekabet mi etmek istiyor?

Kutsal Yaz─▒lar─▒n ┼čiirsel olarak bu kadar kusursuz olan bu bölümü, bizi, Allah’─▒m─▒z─▒n kim oldu─ču, O’nun nesnelerle, zamanla, ve insanla olan ili┼čkisi, ve dolay─▒s─▒yla, insan─▒n nesnelerle, zamanla, ve Allah’─▒n kendisi ile olan ili┼čkisinin nas─▒l olmas─▒ gerekti─či konular─▒nda e─čitmeyi amaçlamaz m─▒?

Ve bu ö─čreti gerçekten de günceldir!

Ko┼čan, ko┼čan insanlar görürüz, ve biz kendimiz de ko┼čar─▒z, ko┼čar─▒z: sanki art─▒k zaman─▒m─▒z yoktur, sanki zaman çok k─▒sad─▒r, sanki günlerimiz sadece 24 saat ile çok k─▒sad─▒rlar, sanki y─▒llar sadece 12 ayla çok küçüktürler, sanki hayat sadece 80 sene ile çok k─▒sad─▒r! Her gün insan binlerce ┼čey yapmak zorundad─▒r, kim bilir nereye... varmak için! ─░┼čte: Allah günde tek bir ┼čey yapar, ve onu iyi yapar! Ve dinlenmesi için bir günü artar!

Allah böylesine düzenli hareket ediyorsa, ben edemeyecek miyim?

Üstelik O, bizi dü┼čünür! O, yedinci günü kutsar ve takdis eder: fakat kendi için de─čil, bizim için bunu yapar. ┼×imdi insanlar, kutsanm─▒┼č ve takdis edilmi┼č bir güne sahiptirler!

5. Allah dinleniyor

Allah taraf─▒ndan yarat─▒lan eser içersinde zaman─▒n─▒ geçiren ve ya┼čayan insan, Allah taraf─▒ndan kutsanm─▒┼č tam bir güne sahiptir. Bu en güzel ve en çirkin gündür. Allah’─▒n arkada┼č─▒ için en çok beklenen ve arzu edilen gündür, en sevinçli ve sevgi dolu gündür. Allah’─▒ unutan insan için ise çok s─▒k─▒c─▒ bir gündür ve soluk solu─ča zevk alma aray─▒┼č─▒d─▒r: o da bugünün sevinç günü olmas─▒ gerekti─čini bilmektedir. Gerçekten de Allah’─▒n kutsad─▒─č─▒ bu gün, ancak bu kutsaman─▒n ya┼čanmas─▒ ile amac─▒na ula┼č─▒r.

Allah yedinci gün dinlenir: bu O’nun için bir tembellik günü de─čildir; “gündür” - yani insani bir ┼čekilde aç─▒klarsak - yarat─▒klar─▒n─▒ sevgiyle kollamas─▒, insan ile kar┼č─▒la┼čarak kendini ona vermesi ve kendisine yakla┼čmak isteyenleri ilgiyle kabul etmesi için zaman─▒n─▒ tam olarak ay─▒rabilece─či gündür.

Tüm zamanlar─▒n bekledi─či gündür; di─čer günler bu günü beklemektedirler, çünkü o günde sonsuzluk için bekledi─čimiz ┼čimdiden gerçekle┼čmektedir: Allah ile kal─▒c─▒ bir kar┼č─▒la┼čma, O’nun bak─▒┼č─▒n─▒n ve elinin alt─▒nda, daimi bir dinlenme.

Allah her ┼čeyi alt─▒ günde gerçekle┼čtirdi: insan da öyle yapacakt─▒r. Madem Allah böyle yapt─▒, ben niye yapmayay─▒m? Benim günlerim alt─▒d─▒r, yedincisi benim de─čildir. Alt─▒ i┼č günüm için Allah’─▒n kutsamas─▒n─▒ diliyorum, yedinci gün için bunu isteyemem... Allah’─▒ yedinci gün de çal─▒┼čt─▒ramam! O gün O beni beklemektedir. Bu gün tüm di─čer günlerin de amac─▒na ula┼čan gündür. Tüm ya┼čam─▒m ve u─čra┼č─▒lar─▒mla, tüm i┼čim ve yorgunlu─čumla bu amaca ula┼čmak istiyorum: Allah’─▒n yaratt─▒─č─▒ ve o─člu olarak ya┼čamak ve ya┼čamaya yard─▒m etmek istiyorum.

Yedinci gün son amac─▒m─▒ öne almaktad─▒r. Bugün Allah’─▒n bir antla┼čmas─▒d─▒r. O kendisini insana, insan da kendisini Allah’a vermektedir, birbirlerini sevgi ile hat─▒rlamaktad─▒rlar.

─░nsana gerekli olan bir gündür, sadece istirahat ile fiziksel gücü tekrar elde etmek için de─čil, özellikle de kim oldu─čunu, nereye gitti─čini, ya┼čam─▒n─▒n ve i┼činin anlam─▒n─▒n ne oldu─čunu hat─▒rlamas─▒, Allah’─▒n bizim için besledi─či sevgi ile dolmas─▒ ve bunun zevkini tatt─▒─č─▒ gündür.

Kutsal Kitap bu gün hakk─▒nda daima sevgi ve kat─▒l─▒kla konu┼čur. ─░sa bu günü hor görmemi┼čtir, bu günün Allah’─▒n sevgisinin bir arma─čan─▒ oldu─čunu ve bu günde Allah’─▒n sevgi gücünü özel bir ┼čekilde kulland─▒─č─▒n─▒, unutanlara hat─▒rlatmak için, o günde hat─▒rlanacak mucizeler yapm─▒┼čt─▒r. Havariler ve ilk cemaat da bunu unutmam─▒┼člard─▒r, sadece 24 saat ileriye alm─▒┼člard─▒r!

Çünkü ─░sa dirili┼či ile yeni bir yarat─▒l─▒┼č─▒, yeni bir dünyay─▒ ba┼člatt─▒: O, daima cumartesinden sonraki gün, yani dedi─čimiz pazar günü, onlara gözükerek, o yeni günü, O’nun ba┼člang─▒c─▒n─▒ yapt─▒─č─▒ yeni dünyada yeniden do─čanlar─▒ ay─▒ran i┼čaret olarak kutsam─▒┼čt─▒r. Yeni Ahit’in dedi─či gibi O’nun içinde ve O’nun ile tüm yarat─▒l─▒┼č anlam ve de─čer kazanmaktad─▒r. Allah taraf─▒ndan kutsanan, Gerçek Cumartesi, ─░sa’n─▒n günüdür, ┼čan─▒n─▒ gösterdi─či gündür; öncekisi, gerçe─čin sadece gölgesi ve görüntüsü idi!

Bu yüzden, Allah’─▒n yeni halk─▒ olarak biz, sevgisini ve antla┼čmas─▒n─▒ Pazar günü kutlar─▒z.

Zaten ─░sa’n─▒n hayat─▒m─▒zda olmas─▒ ile, her gün kutsanm─▒┼čt─▒r, her gün kutsald─▒r, art─▒k hangi gün oldu─čunun mutlak bir önemi yoktur: yo─čun bir ┼čekilde Allah ile birlik içinde ya┼čamam─▒z önemlidir. Fakat, bu dünyada ya┼čad─▒─č─▒m─▒z sürece, yedi günün birini dengeleri tekrar kurmak için ay─▒rmam─▒z gerekir.

I┼č─▒k ve karanl─▒klar─▒n, bitki ve hayvanlar─▒n, bal─▒k, sürüngen ve ku┼člar─▒n, da─člar─▒n ve denizlerin, ay─▒n ve y─▒ld─▒zlar─▒n kalbimizde en önemli yeri almalar─▒ ne kadar kolayd─▒r, enerjilerimizi, zekam─▒z─▒, haf─▒zam─▒z─▒, arzular─▒m─▒z─▒ ele geçirerek bizi kendilerine köle ederler! O kadar ki, bu gerçekler tanr─▒ olur: dü┼čüncelerimiz ve eylemlerimiz için bir ölçüt olurlar. Bir örnek ister misin? Güne┼č senin günlerini belirleyebilir duruma gelebilir. “Bugün hava güne┼čli, niçin bir saatimi kiliseye kapanarak harcayay─▒m?” O zaman da seçimlerini Allah’a göre yapm─▒┼č olmazs─▒n. Güne┼č - veya sa─čl─▒k durumun - tanr─▒ olmu┼č olur.

Kutsal Kitap i┼čte bunu önlemek ister ve bunun için tüm bu yarat─▒lanlar─▒, Allah’─▒n emrinde olduklar─▒n─▒, O’nun arzusu sonucunda var olduklar─▒n─▒, O’nun belirledi─či amaçlar için yarat─▒ld─▒klar─▒n─▒ detayl─▒ bir ┼čekilde anlat─▒r.

6. Her ┼čey iyidir, insan dahil

“Ve Allah, iyi bir ┼čey oldu─čunu gördü”.

Böylesi bir cümle, içimize su serper! Her bir canl─▒ için tekrarlanan böyle bir cümle, Daniel peygamberin kitab─▒ndaki “üç çocuk” ilahisi için esin kayna─č─▒ olmu┼čtur.

“Sa─čanak halinde ya─čmurlar ve çi─č damlalar─▒, hepiniz Rabbi kutsay─▒n, güne┼č ve ay, Rabbi kutsay─▒n, buz ve kar, Rabbi kutsay─▒n!” vs...

Aziz Fransua da Allah’─▒n gözüyle bakarak ilham dolu ┼ču sözleri söylemi┼čtir: Rabbim Allah’a övgüler olsun, karde┼č kurt için…”

Bende her bir ot yapra─č─▒ ve gece lambam─▒n etraf─▒nda uçu┼čan böcekler için Rabbe ┼čükrederim.

Allah’─▒n yapt─▒─č─▒ her ┼čey iyidir!

Bu cümle, bir iman aç─▒klamas─▒d─▒r: O’na güvenebilirim.

O beni dü┼čünür, O kötülük yapmaz.

Biri bana Allah’─▒n yanl─▒┼č bir ┼čey yapm─▒┼č oldu─čunu söyledi─či ve beni buna inand─▒rmak istedi─či zaman, böyle de─čil de, ┼čöyle yapmas─▒ gerekirdi dedi─či zaman, bu ki┼činin Kutsal Kitap’─▒ okumam─▒┼č oldu─čuna inan─▒r─▒m, veya, yüre─či karanl─▒klardad─▒r, kördür.

Allah’─▒n yapt─▒─č─▒ her ┼čey iyidir. Allah, insan─▒ yaratt─▒─č─▒ zaman, ona teslim edecek ve ona arma─čan edecek sadece iyi ┼čeylere sahipti! “─░yi” ┼čeyler, yani yarat─▒lm─▒┼č olduklar─▒ amaca uygun ┼čeyler. Allah’─▒n do─čal olarak her bir ┼čey için dü┼čünmü┼č oldu─ču amaca uygun ┼čeyler: e─čer sonra insan onlar─▒ farkl─▒ amaçlar için kullan─▒rsa, art─▒k uygun olmayacaklar─▒ aç─▒kt─▒r, art─▒k “iyi” de─čillerdir! Tornavida yerine çekici kullanan, i┼čini yapam─▒yorsa, çekici yapm─▒┼č olan demirciyi suçlamayacakt─▒r!

 

Böylece, yarat─▒klar─▒ tanr─▒lara dönü┼čtüren ve hayat─▒n amac─▒n─▒ nesnelere, hayvanlara, dünyaya, dünyevi bilimlere, bilginin geli┼čimine, maddi refaha hizmet etmek yapan insan kaç─▒n─▒lmaz olan hayal k─▒r─▒kl─▒─č─▒ ile yüz yüze gelince, kendi dizini dövecek, yarat─▒klar─▒ tanr─▒lara benzetti─čini kabul edecek, ya┼čayan ve tek Allah’─▒ unutmu┼č oldu─čunu anlayacakt─▒r.

Tanr─▒, "─░nsan─▒ kendi suretimizde, kendimize benzer yaratal─▒m" dedi, "Denizdeki bal─▒klara, gökteki ku┼člara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun." (1,26)

“Yaratal─▒m” fiilinin ço─čul kullan─▒lmas─▒, birilerine garip gelmi┼čti: sanki Allah birisinden tavsiye alm─▒┼čt─▒! Kimden? Belki meleklerden m─▒? Yada bu, Kutsal Üçlü-Birli─če ilk de─činme midir? Baba, insan─▒, O─čul’una benzer olarak Ruh’unu üfleyerek mi yaratt─▒? Bu olabilir: Gerçekten de Yeni Ahit, ┼čöyle tasdik eder: “Onsuz (yani O─čulsuz) hiç bir ┼čey yarat─▒lmad─▒” ve Kutsal Kitap da ┼čöyle der: “Ya Rab, e─čer onlardan senin üflemeni (Ruhunu) geri al─▒rsan, bo┼člu─ča dü┼čerler”.

Ama ┼ču da do─črudur ki, bu “yaratal─▒m” sadece kronolojik bak─▒mdan ilk insan için de─čil de, her insani ya┼čam için de─čer ta┼č─▒r: her do─čan insan için Allah ‘dan─▒┼č─▒r’..., bir anne ve baban─▒n fikrini sorar. Allah, sürpriz yaparm─▒┼č gibi ne bir lahanan─▒n alt─▒na ne de bir kad─▒n─▒n karn─▒na, onun ve adam─▒n─▒n izni olmadan, bir bebek koyar. ─░nsanlar ise maalesef, Allah’a dan─▒┼čmadan, insanlara ya┼čam verirler, veya ya┼čamlar─▒n─▒ al─▒rlar. Allah böyle davranm─▒yor!

─░nsan, Allah’─▒n suretinde ve O’na benzerdir!

Kutsak Kitap, insan─▒, Allah’─▒n ┼čaheseri olarak tan─▒t─▒r. Bir yarat─▒k oldu─ču kararl─▒l─▒kla belirtilmi┼čtir, fakat yarat─▒klar aras─▒nda, Allah’─▒n dikkatini ve sevgisini en çok çekendir, yarat─▒klar─▒n geri kalan─▒ onun etraf─▒nda döner ve ona tutunur. Mutlak aç─▒kl─▒kla, yarat─▒klar─▒n en üstün olan─▒d─▒r. Onun ile Allah aras─▒nda hiçbir ┼čey yoktur: ne maddi gerçekler, ne ruhsal gerçekler: ne talih, ne kader, ne tesadüf, ne hayalet. Allah, dolays─▒z olarak insan ile ilgilenir!

─░nsan her ┼čeyden üstündür ve her ┼čey insan için yap─▒lm─▒┼čt─▒r: bu, harikad─▒r; fakat korkunç da olmu┼čtur, çünkü ona teslim edilmi┼č her ┼čeyi felakete sürüklemi┼čtir: her yarat─▒k, kendi varl─▒─č─▒na, Allah’─▒n onun için öngörmü┼č oldu─čundan farkl─▒ bir yön verdi─či zaman. Fakat insan, ayn─▒ zamanda da, Allah’a geri döndü─čü zaman, aralar─▒nda ya┼čamakta oldu─ču tüm yarat─▒klar─▒ ‘kurtar─▒r ve hür k─▒lar’. Yedinci günü, Cumartesi gününü, Allah ile birlik içinde ya┼čayan insan, tüm evreni de Allah’─▒n ba┼člang─▒çta istedi─či hedefine do─čru sürükler!

7. Bir kaburga kemi─či

Yarat─▒l─▒┼č Kitab─▒n─▒n ilk bölümlerinde yer alan, Musevi halk─▒n─▒n sözlü geleneklerinden biri tuhaf bir olay anlat─▒r: kad─▒n, adamdan sonra yarat─▒l─▒r. Adam, Allah’─▒n ona verdi─či derin bir uykuyla uyurken, kad─▒n yarat─▒l─▒r. Baz─▒ ki┼čiler bunun hayal gücü kuvvetli olan birinin uydurdu─ču bir masal oldu─čunu söylerler. Biz ilk görünü┼čte yüzeysel gibi görünen bu anlat─▒m─▒n alt─▒nda, evrensel bir ya┼čam tecrübesinin bildirimi veya ö─čretisi olup olmad─▒─č─▒n─▒ kendimize soruyoruz. Elbette bu anlat─▒m, tarih öncesi bir olay─▒n tarihsel bir anlat─▒m─▒ de─čildir. E─čer Adem, uyuyor idi ise, bu olay─▒n görgü tan─▒─č─▒ yok! Adem, erkek insan, tam tatmin ve rahat olmad─▒─č─▒n─▒ fark eder: kendinde eksiklik hisseder, onda taml─▒k ve huzur yoktur. Hayvanlar aras─▒nda arar, fakat onlar aras─▒nda onun yan─▒nda ya┼čayabilecek birini bulamaz. Evet, Adem bütün hayvanlara isim takabilir: fakat bu, insan─▒n tüm hayvanlar üzerinde yetkisi oldu─čunu ve hiç birisinin onun üzerinde hak iddia edemeyece─čini, dolays─▒yla hayvanlar─▒n, insan─▒n ayn─▒ seviyesinde olmad─▒klar─▒n─▒ gösterir. (Hayvanlar─▒ koruma ad─▒na insanlar mahkum edilip veya açl─▒─ča terk edildiklerinde bu olay akl─▒ma gelir!).

Derin bir uykudan sonra, i┼čte, Adem'in kendi eksikli─čini gideren uygun yard─▒mc─▒s─▒ ve arkada┼č─▒ olarak gördü─čü, biri: o da Havva’d─▒r. O nereden geldi? Allah’─▒n hediyesidir! Onu Adem yapmad─▒, ona hediye verildi. Onun kayna─č─▒ nedir? Ademin kayna─č─▒n─▒n ayn─▒s─▒d─▒r: “─░┼čte, bu benim kemiklerimden al─▒nm─▒┼č kemik, etimden al─▒nm─▒┼č ettir". O da Allah’─▒n eseridir! Ve ikisi aralar─▒nda çekicilik hissederler, ayr─▒ ya┼čayamayacaklar─▒n─▒ anlarlar. Onlar yan yana ya┼čamak için yarat─▒lm─▒┼člard─▒, birbirlerine hükmetmek için de─čil! Bu, ┼ču cümleyle çok güzel bir ┼čekilde belirtilmi┼čtir: “Adem’den ald─▒─č─▒ kaburga kemi─činden bir kad─▒n yaratt─▒”. Bu gösterge hem erke─čin ve kad─▒n─▒n birbirlerine ba─č─▒ml─▒ olduklar─▒n─▒, hem de Yarat─▒c─▒n─▒n iste─činin birbirlerinin yan─▒nda olmak oldu─čunu belirtir. Birbirlerinden ne üst ne de altlar: adam─▒n ba┼č─▒ndan veya aya─č─▒ndan kemik al─▒nmad─▒!

“─░kisi tek beden olacak”:

bu cümleyi ─░sa, Allah’─▒n evlilik hakk─▒ndaki arzular─▒n─▒ göstermek için kullanm─▒┼čt─▒r. Cinsel farkl─▒l─▒k Allah hikmetinin dü┼čündü─čü ve istedi─či bir gerçektir, bunun için de Allah’─▒n eserlerinin hak etti─či sayg─▒, dikkat ve kullan─▒ma lay─▒klard─▒r. Ama maalesef insan, Yarat─▒c─▒n─▒n niyetlerini göz önünde tutmayarak, kendi ve ba┼čkas─▒n─▒n cinselli─čini kullan─▒r, hem de kötüye kullan─▒r: Yarat─▒c─▒n─▒n niyeti kad─▒n ile erke─čin tek bir aile kurmas─▒, ve bu gerçe─čin temelinde e┼člerin bedenini ve ruhunu birle┼čtiren sevginin olmas─▒d─▒r. “Tek bir beden” olmak: sadece bedenlerin cinsel eylemle birle┼čmesini de─čil, ama, ve özellikle ikisinin tek bir gerçek olmalar─▒, neredeyse tek bir ki┼či olmalar─▒, ayn─▒ yolu kat etmeleri, ayn─▒ hedefe ayn─▒ araçlarla ula┼čmalar─▒d─▒r. Biz bu tek gerçe─če “aile” deriz. “Tek bir beden” olmak da, kad─▒n ile erke─čin art─▒k ayr─▒lamaz olmalar─▒n─▒ gösterir; ba┼čka hiçbir sevgi, anne ve babaya olan sevgi bile, onlar─▒ ay─▒rmamal─▒d─▒r, ayn─▒ zamanda da e┼člerden birinin çekici bulaca─č─▒ ba┼čka sevgilere ba─članmamas─▒ gerekti─čini söyler. E─čer iki ki┼čiden biri ba─čl─▒ oldu─ču e┼činden ayr─▒l─▒rsa, Allah taraf─▒ndan kutsanm─▒┼č bir gerçe─či k─▒racakt─▒r: k─▒r─▒lan parçalardan da ne kurulabilir? Allah elbette, daha önce kutsad─▒─č─▒ bir birli─či bölecek bir arzuyu kutsayamaz.

Erkek ve kad─▒n evlilik birli─čine, büyük bir titizlikle, ruhani yönde dahil, haz─▒rlan─▒rlar: dua ederler ve Allah’─▒n Sözünü derinlemesine dü┼čünerek haz─▒rlan─▒rlar; onlar─▒n sevgisinin Allah taraf─▒ndan tan─▒nm─▒┼č ve kutsanm─▒┼č olaca─č─▒ güne kadar, gelecekteki e┼člerinin hürriyetine, dolays─▒yla fiziksel bütünlü─čüne de, sayg─▒ gösterirler. O gün gelince Erkek ve Kad─▒n, küçüklü ve büyüklü birlik i┼čaretlerini kullanarak ve bu birli─či bozacak dü┼čünce ve f─▒rsatlardan uzak kalarak, sevgilerini birbirlerine gösterecekler.

8. A─čaç, meyve, y─▒lan

Küçükken, asli günahtan bahsedildi─čini duydu─čum zaman, tüm insanl─▒─č─▒ uçuruma sürüklemi┼č olmas─▒ için, çok korkunç bir ┼čey oldu─čunu dü┼čünürdüm! Ve sonra bana, bir elman─▒n yenmi┼č olmas─▒ ile ilgili bir ┼čey oldu─čunu söyledikleri zaman... art─▒k hiçbir ┼čey anlayam─▒yordum. Nerede bunun korkunçlu─ču? Belki de Allah yan─▒lm─▒┼č m─▒yd─▒?

Bugün bu konu hakk─▒nda konu┼čma s─▒ras─▒ bende ve bunu sadece çocuklar için de─čil, olgun ki┼čiler için de yapmal─▒y─▒m, bu ki┼čiler belki de çocukken onlara çocukça ö─čretileni bir daha dü┼čünmediler.

Kutsal Kitab─▒n anlatt─▒─č─▒ gibi, Havva y─▒lanla tart─▒┼č─▒rken ve y─▒lan─▒n dedi─čini yapmak üzereyken, ne oldu? ─░ki bin y─▒llar─▒nda ya┼čayan insanlar─▒n buna benzer bir tecrübeleri var m─▒?

Kutsal Kitap a─čaçtan, meyveden, y─▒landan bahseder. Fakat “iyilik ve kötülü─čü bilme a─čac─▒” yaprakl─▒ ve çiçekli bir meyve a─čac─▒ de─čildir, konu┼čan bir y─▒lan da normal bir y─▒lan de─čildir. Kutsal Kitap gerçekten al─▒nm─▒┼č o sembollerle bize çok daha derin bir ┼čey söylemek ister, bunlar─▒ soyut kavramalarla anlatmak güçtü, ayr─▒ca ─░branice de bunlar─▒ anlatacak uygun kelimeler yoktu, ancak son zamanlarda bu uygun kelimeler filozoflar taraf─▒ndan icat edildi.

Kutsal Kitab─▒n bu bölümünün yaz─▒ld─▒─č─▒ zamanlarda, y─▒lan, ─░srail halk─▒n─▒ çevreleyen halklar taraf─▒ndan tap─▒lan bir tanr─▒ idi. O, putperestli─čin, Tanr─▒-kar┼č─▒t─▒n─▒n sembolüydü, ┼čöyle denebilir: y─▒lan, insan─▒n, ilahi Ruhun etkisinde kalabilmeye verdi─či dikkat ve ilahi hikmeti komik duruma dü┼čüren materyalizmin ki┼čile┼čtirilmesi idi.

Allah’─▒n insanlara meyvesini yemeyi yasaklad─▒─č─▒, iyili─či ve kötülü─čü bilme a─čac─▒, durumu iyi anlatan ba┼čka bir semboldür: insan hiç bir zaman ya┼čam─▒n─▒n çizgisini elinde tutamayacakt─▒r; insan bir yarat─▒kt─▒r, kendi kendinin Allah’─▒ de─čildir ve dolay─▒s─▒yla yarat─▒k olarak “insan” kalabilmek için daima Yarat─▒c─▒s─▒na ba─č─▒ml─▒ kalmal─▒d─▒r, Yarat─▒c─▒s─▒n─▒n bedenine ve yüre─čine koydu─ču kurallara boyun e─čecektir, yoksa cezas─▒ “gerçek insan” olmaktan ç─▒kmak olacak, yani cezas─▒ ölmek olacakt─▒r. ─░yili─či ve kötülü─čü bilme a─čac─▒ndan “yiyen” insan, yani kendisinin sahibi olmak isteyen, ya┼čam kurallar─▒n─▒ ve iyili─či ve kötülü─čü de kendisi belirlemek isteyen insan, sonuçta ölü insan olacakt─▒r: yani içinde art─▒k, Allah’─▒n akl─▒ndaki gibi, gerçek insan ya┼čamayacakt─▒r, Allah’a ait olan ya┼čam art─▒k onda var olamayacakt─▒r!

Y─▒lan gerçekten de insan─▒ Allah’a olan ba─čl─▒l─▒─č─▒ndan uzakla┼čt─▒rmak ister. Havva ile bunu becermeyi ba┼čard─▒. Modern bir taktik kulland─▒: yalanc─▒l─▒kla ba┼čtan ç─▒karan soruyu sordu, Allah’─▒n dü┼čüncesini kötü göstermeye çal─▒┼čt─▒, Havva’ya Yarat─▒c─▒s─▒n─▒ ele┼čtiren bir ruh yerle┼čtirmeye çal─▒┼čt─▒: "Allah gerçekten, 'Bahçedeki a─čaçlar─▒n hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" Soru, “hiçbirinin”, kullan─▒lmas─▒ ile zaten bir yalan oldu─ču bellidir. Kad─▒n Allah’─▒ korumaya çal─▒┼č─▒r ve tart─▒┼čmaya ba┼člar. Dolay─▒s─▒yla da negatif ruhtan, Allah’a güvensizlik, itaatsizlik, ele┼čtiri ruhundan kendini korumay─▒ unutur.

Allah’─▒n, bizim taraf─▒m─▒zdan korunmaya ihtiyac─▒ yoktur.

Bizim, O’nun taraf─▒ndan korunmaya ihtiyac─▒m─▒z var ve bunun için bize ya┼čam kurallar─▒ verir. O’na kar┼č─▒ gözü kapal─▒ da olsa, güvenimizi sarsmazsak ve O’na itaat edersek, ne mutlu bizlere: daha sonra da bu kurallarda var olan hikmet ve kurtulu┼čun fark─▒na varaca─č─▒z.

9. Yoldan ç─▒km─▒┼č: ebediyen mi?

Öyleyse Havva, Allah ile güven ili┼čkisini kopard─▒, ve kendini O’ndan ba─č─▒ms─▒z k─▒ld─▒: iyili─či ve kötülü─čü bilme a─čac─▒ndan yedi. Kutsal Kitap elmadan bahsetmez! Belki kendi tecrübelerine dayanarak, baz─▒lar─▒n─▒n ima ettikleri gibi, cinsel günahtan da bahsetmez. Gerçekten do─črudur ki, ço─ču insan, cinsel günahlar i┼čleyerek, Allah ile ili┼čkilerini koparmaya ba┼člarlar ve böylece ruhlar─▒ ölüme do─čru ilerler. Fakat, h─▒rs─▒zl─▒k da, öç almak da, veya yalan söylemek de ayn─▒ etkiyi yapabilir. Günah─▒n, her günah─▒n kökeni, o a─čaçtan yemi┼č olmakt─▒r, yani kendini Allah’tan ba─č─▒ms─▒z k─▒lma arzusudur.

Asli günah, günahlar─▒n kökenidir, ayr─▒kotu gibi bir köktür, türlü tomurcuklar verir. Allah’tan ba─č─▒ms─▒z olmakla, birbirlerine destek veren bir sürü davran─▒┼č ve hareket meydana gelir: cimrilik, k─▒skançl─▒k, ahlaks─▒zl─▒k, terbiyesizlik, h─▒rs─▒zl─▒k, yalan, dengesizlik, vs...Bunlar sadece asli günah─▒n kökünden gelen meyvelerdir (bunun için ‘as─▒l’ günah diyoruz: her günah ondan gelir).

Adem, erkek olup kendini güçlü ve ba─č─▒ms─▒z zanneden insan, kad─▒n─▒n iste─čine boyun e─čiyor: o zaman aynen bugünkü gibi!

Adem, y─▒lan─▒n sesini, e┼činin a─čz─▒ndan i┼čitiyor, ve boyun e─čiyor: e┼čiyle dayan─▒┼čmaya girmesi, Allah ile olan dostlu─čuna a─č─▒r bas─▒yor. Fakat Allah ile olan dostlu─čunu kaybetme pahas─▒na olan bu arkada┼čl─▒k, hemen sahte bir arkada┼čl─▒─ča dönü┼čür. Adem ile Havva’n─▒n hemen birbirlerinden saklanmas─▒ gerekir ve hesap verme saati geldi─či zaman, birbirlerini suçlarlar: “Havva yapt─▒”. Kötüye destek olmak, ancak kötülük do─čurabilir. Bu bizim de tecrübemizdir.

Adem ile Havva’n─▒n günah hikayesi, iyi dü┼čünürsek, benim, senin, ve hepimizin günah hikayesinden ba┼čka bir ┼čey de─čildir. Kutsal Kitap bunu çok gerçekçi ve çok evrensel bir dille anlatm─▒┼čt─▒r!

Ve nas─▒l olur da tek birinin günah─▒ tüm insanl─▒─č─▒n miras─▒ haline gelmi┼čtir? Allah’─▒n kötülü─čü veya öç almak istemesi mi? Baz─▒lar─▒ Allah’─▒ buna benzer ┼čeylerle suçlar, fakat bu da y─▒lan─▒n k─▒┼čk─▒rtmas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildir: Allah ise kurtulu┼ču ister, nitekim Adem’i de dostlu─čunu tekrar kazanabilece─či bir duruma getirmi┼čtir.

“Ne çocuklar, ne de ben, Adem’in günah─▒ndan sorumlu de─čiliz”: do─čru. Fakat “günah” kelimesi her ┼čeyden önce, “suç” anlam─▒na gelmez: “sapma”, “yolu ┼ča┼č─▒rm─▒┼č olma” anlam─▒na gelir. Adem ile Havva’n─▒n evlatlar─▒ olarak bizler, “yoldan ç─▒km─▒┼č” olarak do─čduk, yanl─▒┼č bir yolda! Adem ile Havva, y─▒lana kulak vererek Allah’la olan dostluklar─▒n─▒n nimetlerini kaybettiler ve onlar─▒n evlatlar─▒ olan bizler, do─čdu─čumuz zaman bu nimetleri miras olarak alamay─▒z. Onlar─▒ elde etmemiz gerekir! Nas─▒l m─▒? Allah bunu, O─člu ─░sa arac─▒l─▒─č─▒ ile gerçekle┼čtirmeyi dü┼čünmü┼čtür. Miras olarak alamad─▒─č─▒m─▒z─▒, - istersek ve kabul edersek – arma─čan olarak al─▒r─▒z. Ayak izlerine basarak ─░sa’y─▒ takip etmek istersek, O, bizi tekrar do─čru yola sokar.

Yoldan ç─▒km─▒┼č, Allah’─▒n dostlu─čundan mahrum, ba┼čka bir deyi┼čle, asli günah ile, devaml─▒ olarak türlü günahlara girme tehlikesi alt─▒nday─▒zd─▒r! ─░sa bizi do─čru yola sokar, Allah’la olan dostlu─čumuzu geri verir, böylece kurtuluruz: olabilir ki yine günah devreye girecektir, çünkü hepimiz Adem ve Havva gibi, y─▒lan─▒n ayartmalar─▒na kar┼č─▒ hassas─▒z, fakat Allah’─▒n lütfü, önce pi┼čmanl─▒kla ve sonra da afla bizi takip eder.

Ve böylece, Allah’─▒n iyili─čini ve sevgisini tecrübe ederiz. Bu tecrübe, O’na olan sevgi cevab─▒m─▒z─▒ uyand─▒rmak ve onu artt─▒rmak için bizi dürter. ─░sa günahkar kad─▒n hakk─▒nda, “Çok affedilen ki┼či, çok seviyor” demi┼čtir.

Vaftiz ile gücü yok edilen asli günah, Allah’─▒n bize olan sevgisi ve bizim Mesih ─░sa’da, O’na olan sevgimiz sayesinde, içimizde devaml─▒ yenilmi┼č ve silinmi┼č olur.

10. Allah’s─▒z ya┼čamak sa─čl─▒ks─▒zd─▒r!

Günahtan ve Allah’─▒n, Adem’de pi┼čmanl─▒k uyand─▒rmak isteyen bo┼č gayretinin ard─▒ndan, i┼čte ceza. Veya “ceza” dan çok, “sonuçlar─▒ndan” bahsetmek gerekir.

Erke─čin ─▒st─▒raplar─▒ ve kad─▒n─▒n ac─▒lar─▒ Allah’─▒n cezalar─▒ de─čildir, çünkü Allah kimsenin kötülü─čünü istemez! ─░nsan─▒n “cennet bahçesi”nden ç─▒kmas─▒, Allah’a olan güvensizli─činin bir sonucudur. Allah’la dostluk yolundan sapan insan, kendi i┼čini bir kutsama olarak görmez, kendini mahkum edilmi┼č olarak görür: nesnelerle, dünyayla ve hayattaki olaylarla olan ili┼čkisi de─či┼čmi┼čtir: “Toprak sana diken ve çal─▒ verecek”: kendini Allah’tan ba─č─▒ms─▒z hissetmek istiyordu böylece nesnelerin ve kendi vücudunun kölesi oldu. Sadece Allah’la ve insanlarla olan ili┼čkisini de─čil, maddi gerçeklerle de olan ili┼čkisini zedeledi.

Ve erke─či “meyve”ye ortak ederek ondan destek bekleyen kad─▒n, ┼čimdi kendini erkek taraf─▒ndan hükmedilmi┼č olarak hisseder, o zaman aynen bugünkü gibi: feministler geçmi┼č yüzy─▒llarda ba┼čaramad─▒klar─▒ gibi, gelecekte de erkekle olan dostluklar─▒n─▒ tekrar kuramayacaklard─▒r. “O sana hükmedecek”. Ancak Allah taraf─▒ndan ─░sa’da çizilmi┼č olan do─čru yola döndükleri takdirde, erkek ve kad─▒n, birbirlerini sevebilecek ve birbirlerine hizmet edebileceklerdir; cinsel ve psikolojik farl─▒l─▒klar─▒n─▒, ne┼če içinde sunulup al─▒nan sevgi arma─čanlar─▒ için f─▒rsat sayacaklard─▒r.

Bu zafer, “mahkum” edilmeden önce belirtilmi┼č ve yaz─▒lm─▒┼čt─▒. Kad─▒n─▒n soyu, kurdu─ču tuzaklara ra─čmen y─▒lan─▒n ba┼č─▒n─▒ ezecektir! Y─▒lan zehrini kaybetmeyecek, fakat kötülük etme yetene─či olmayacakt─▒r: bunu kim yapacak? Biz bunu ┼čimdiden biliyoruz: Mesih ─░sa, kad─▒n Havva’n─▒n soyundan gelen Meryem’in o─člu.

Bizim, her bizimizin ve tüm insanl─▒─č─▒n “hikayesi”, o basit ve derin resimlerle belirtilmi┼č ve tasvir edilmi┼čtir. Onlarda Allah, bir insan olarak tan─▒t─▒lm─▒┼čt─▒r, insani duygulara ve hareketlere sahip olan biri olarak, bunlar bizi ┼ča┼č─▒rtabilir veya bütün bunlar─▒n dayana─č─▒ olmayan bir masal oldu─čunu dü┼čünebiliriz.

Belki bu sayfalarla, Allah’─▒n Sözünün bu bölümlerine daha fazla de─čer vermene yard─▒m etmi┼č oldum ve belki ┼čimdi can─▒n bu bölümleri tekrar okumak istiyor, fakat bu defa kendi tecrübeni de göz önünde tutarak da: senin günah i┼člemenin ilk tecrübesini, senin içinde, ruhunda ve can─▒nda neler olup bitti─čini, senin için Allah’la dostluk içinde olmak veya olmamak ne anlama geliyor, tüm bunlar─▒ göz önünde tutarak okuyacaks─▒n.

Zaten Kutsal Kitap, insanl─▒─č─▒n ilk atalar─▒n─▒n bu “olaylar─▒n─▒” anlatt─▒ktan sonra, bu tür “hikayenin”, her gün, günümüzde de, hem ki┼čisel hem de toplumsal alanlarda devaml─▒ tekrarland─▒─č─▒n─▒ anlamam─▒z─▒ sa─člar. Kayin’in günah─▒, Adem ile Havva’n─▒n yoldan sapmas─▒n─▒n ilk meyvesidir ve ayn─▒ evreleri tekrarlar: her ┼čeyden önce Kayin, bencil veya sihirli bir amaçla, kendi i┼člerinin iyi gitmesi için Allah’─▒n gözüne girmeye çal─▒┼čarak, sevgisiz bir kurban sunar: böylece Allah ile olan ili┼čkisini bozar. Allah ile ili┼čkisi bozulunca da – asli günaha yer verince diyebiliriz – k─▒skançl─▒─č─▒n pençesine dü┼čmek ve karde┼činin iyili─čini yok etme hareketine geçmek kolayd─▒r.

Sonra da büyük tufan ile, ba┼čka bir olay sonlan─▒r, insanl─▒k tarihinin bir bölümü kapan─▒r. ─░nsanl─▒k – tek bir istisna ile – Allah’tan uzakla┼čt─▒ ve kendini her türlü kötü al─▒┼čkanl─▒─ča adad─▒. ─░nsanl─▒─č─▒n kurtulu┼čunu arzulayan Allah, ço─čumuzun bugün isteyebilece─či bir ┼čey yap─▒yor: “evrensel tufan” ile kötüleri yok ediyor.

Fakat, bu yöntem hemen ba┼čar─▒s─▒z oluyor, çünkü gemi ile kurtulan Nuh’un o─čullar─▒ndan biri, yeniden y─▒lana meydan b─▒rak─▒yor. Kötülerin yok edilmesi tekrarlanmayacakt─▒r ve bu da onu bugün isteyenler için bir derstir: gökku┼ča─č─▒, Allah güne┼čin alt─▒nda ya┼čayan her insani korumak ister anlam─▒n─▒ üstleniyor.

Asli günah toplumsal alanda da sonuçlar do─čurur. Halk kendisi için bir an─▒t, yani Babil Kulesi’ni yapmak ister. Fakat o kuleyi dü┼čünmemiz gerekmez, güncel tecrübelerimizi dü┼čünmemiz yeterlidir: bir halk, bir imparatorluk kurmak istiyor, Allah’─▒n bilgeli─či olmadan hareket etmek istiyor, kendi ulusal onuru ile, di─čer halklar─▒ ezme pahas─▒na olsa da, geli┼čme ile ayakta kalmak istiyor. Sonuçlar─▒ m─▒? Babil kulesindeki dil karma┼čas─▒ndan daha büyük felaketler.

Allah olmadan hayat sa─čl─▒ks─▒zd─▒r, insanlarla ili┼čkiler insani de─čildir, art─▒k toprak, ana de─čildir.

Kutsal Kitap’─▒n ilk bölümlerini okursan, Yarat─▒c─▒n ile olan ili┼čkini tekrar kurman veya sa─člamla┼čt─▒rman diye/için, O’nun emirlerini, kendin için, ailen için ve toplumun için uygun bir yasa olarak kabul etmen diye/için güçlü bir davet ile kar┼č─▒la┼čacaks─▒n.

Kutsal Kitap’─▒n ilk bölümlerini okursan, Yarat─▒c─▒n ile olan ili┼čkini tekrar kurmaya veya sa─člamla┼čt─▒rmaya, O’nun emirlerini, kendin için, ailen için ve toplumun için uygun bir yasa olarak kabul etmeye seni ça─č─▒ran güçlü bir davet ile kar┼č─▒la┼čacaks─▒n.

“Kendi iradenizle ilk önce Allah’tan uzakla┼čt─▒─č─▒n─▒z gibi,

┼čimdi de geri dönün;

O’nu bulmak için on misli çaba sarf edin;

çünkü O, bu felaketleri ba┼č─▒n─▒za getirdi─či gibi,

sizi kurtaracak,

size sonsuza dek sevinç verecektir”.

(Baruk Peygamber 4,28-29)

─░çindekiler

1. Okumak ve anlamak

2. Kutsal Tarih, kimin tarihi?

3. ─░nsan soruyor, Allah cevap veriyor

4. Alt─▒ art─▒ bir gün

5. Allah dinleniyor

6. Her ┼čey iyidir, insan dahil

7. Bir kaburga kemi─či

8. A─čaç, meyve, y─▒lan

9. Yoldan ç─▒km─▒┼č: ebediyen mi?

10. Allah’s─▒z ya┼čamak sa─čl─▒ks─▒zd─▒r!

(Peder Lorenzo Zani, Trento, ve Peder Nicola M. Los’a, Roma, en derin sayg─▒lar─▒mla, bu sayfalar için k─▒ymetli yard─▒mlar─▒n─▒ esirgemedikleri, elyazmalar─▒n─▒ ve çal─▒┼čmalar─▒n─▒ kullan─▒m─▒ma sunduklar─▒ için...)