ME
NU

Isa susuyordu

Isa susuyordu

«Bedenini de┼čtikleri adama bakacaklar»

(Yuh 19,37)

─░sa’n─▒n ac─▒l─▒ olaylar─▒, sevgisinin doruk noktas─▒n─▒ olu┼čturmakla kalmaz, ayn─▒ zamanda da O’nun kendini "kar┼č─▒ ç─▒k─▒lacak bir belirti" olarak gösterdi─či and─▒r!

O’nun Hayat─▒, özellikle de burada, insanlar─▒n hayatlar─▒ için ─▒┼č─▒kt─▒r.

Gölgelerimizin üzerlerine dü┼čen birkaç ─▒┼č─▒k huzmesi, bizi alçaltacak günahlar ve tad─▒n─▒ ç─▒karaca─č─▒m─▒z arma─čanlar görmemizi sa─člar!

Peder Vigilio Covi

 

Mat 26,5: «Bayramda olmas─▒n ki,
halk aras─▒nda karga┼čal─▒k ç─▒kmas─▒n» diyorlard─▒».

Halk─▒n iyili─čini dü┼čünüyorlard─▒. Herkes kalbinde bir karara varm─▒┼čt─▒: O’nun ölmesi gerekiyordu. Bunu, olabildi─čince temiz bir ┼čekilde halletmek gerekiyordu. Her ┼čey tekrar tart─▒┼čmaya aç─▒lamazd─▒: bu, a─č─▒r sonuçlar do─čurabilirdi, özellikle de herkesin kendi yüre─čini de─či┼čtirmesini gerektirebilirdi.

Nas─▒l bu kadar ileri gidiliyor? Peder Allah sorgulanmad─▒. Peder'in iste─či aranmad─▒. Bunu kimse dü┼čünmedi mi, yoksa kasten mi unutuldu.

Bu bilinen bir ┼čeydir, Peder herkesin iyili─čini dü┼čünür ve bu kendi arzular─▒m─▒za z─▒t olabilir. Bunun için O’nu “rahats─▒z etmeyelim” ve iste─čimiz yapal─▒m.

Allah’─▒ dinlemeye koyulmak, belki ba┼čka davran─▒┼člar veya sorunlara ba┼čka çözümler olabilece─čini kabul etmek olur: kendi cahilli─čimizi görmek ve kabul etmektir. ─░yinin ve kötünün nerede oldu─čunu ben biliyorum, veya yeteri kadar bildi─čimi san─▒yorum. Adam iyilik ve kötülük a─čac─▒n─▒n meyvelerinden yemedi mi? Bu yüzden o, Allah olmadan yapabilir. Kendi kendime yetebilirim!

Buna ikna oldu─čum için, insanlar buna ikna olduklar─▒ için, en büyük haks─▒zl─▒klar do─čar. ─░yiyi ve kötüyü tan─▒yan veya tan─▒d─▒klar─▒n─▒ sanan insanlar, kendi yollar─▒nda ilerlerler ve bu yolda kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒ karde┼člerine engeller koyarlar, hatta onlar─▒ çarm─▒ha germeye kadar ileri gidebilirler.

Ve bunu, kimsenin fark─▒na varmad─▒─č─▒ bir biçimde yaparlar.

Onlar, “iyi” olan─▒ yapt─▒klar─▒n─▒ dü┼čünürler.

Ama bu, Baba’ya itaat de─čildir. Herhangi bir Allah’─▒ de─čil, Baba’y─▒ aç─▒kça sorgulamad─▒ysan, her yapt─▒─č─▒n iyilik, bir hesap olabilir, üzeri örtülü bir bencillik olabilir, diplomasi olabilir.

Seni dinleyece─čim Baba, kurtarmay─▒ seven ve isteyen kalbine kulak misafiri olaca─č─▒m. Yeni eylemler ve yeni sözler bulaca─č─▒m, sana itaat ederek, halk için kal─▒c─▒ iyili─či bulaca─č─▒m.

 

Mat 26,12: Bu ho┼č kokulu ya─č─▒, beni gömülmeye haz─▒rlamak için bedenimin üzerine bo┼čaltt─▒.

─░sa, herkesin yanl─▒┼č yorumlad─▒─č─▒ bir olay─▒ do─čru yorumluyor. Bir kad─▒n, kaymakta┼č─▒ndan bir kap içinde çok de─čerli, ho┼č kokulu bir ya─č─▒, O'nun ba┼č─▒ndan a┼ča─č─▒ dökmü┼čtü. Di─čerleri, bunu savurganl─▒k olarak yorumlam─▒┼člard─▒. ─░sa ise, bunu peygambersel bir eylem olarak görmü┼čtü.

Ben ise hayret içerisindeyim: ben de bu ortak görü┼čün ve zihniyetin kuvvetini hissediyorum; para, yoksullara hizmette, yoksullu─ču azaltmada çok de─čerli! Fakat ayn─▒ anda, ─░sa a┼čk─▒ u─čruna, milyonlar─▒ esirgemeyen bu hareketin güzelli─čini ve anlam─▒n─▒ da görüyorum.

Paray─▒, yoksullar─▒ rahatlatmak ve zenginle┼čtirmek olarak de─čerlendirmek, insanlar─▒n kurtulu┼čunun yoksullukla mücadele etmekten geçti─čini dü┼čünme tehlikesini beraberinde getirir: o zaman aldanm─▒┼č olurum ve yoksullar─▒ aldatm─▒┼č olurum.

Yoksullar için de ─░sa’dan ba┼čka kurtulu┼č yoktur; onlar için de kurtulduklar─▒ ve kurtulacaklar─▒ tek isim, Allah’─▒n O─člu’nunkidir!

Bu yüzden, ─░sa için 'israf edilen' zenginliklere ho┼č bakar─▒m. Çünkü onlar bo┼ča harcanm─▒┼č de─čillerdir, insan için tek Gerçe─či ve tek Do─čruyu belirtmeye yararlar. O zaman onlar, yarat─▒lm─▒┼č olduklar─▒ nihai hedefe ula┼č─▒rlar: «O’nun için» der Aziz Yuhanna.

O zaman onlar nihayet özgürlü─če kavu┼čurlar: “Yarat─▒l─▒┼č─▒n, yozla┼čmaya olan köleli─činden kurtar─▒l─▒p Allah çocuklar─▒n─▒n yüce özgürlü─čüne kavu┼čturulmas─▒ ümidi vard─▒” (Rom 8,21). Meryem kokuyu, günah aleti olarak sat─▒n alm─▒┼čt─▒, onu evine erkekleri çekmek için, dikkatleri üzerine çekmek için ve arzulu gözleri üzerine çekmek için kullanacakt─▒,┼čimdi ise koku bu esaretten kurtuluyor. ┼×imdi bu kokuyu, ─░sa’n─▒n bedenine dökerek, O’nun tüm insanlar─▒ çekmesini sa─člayacakt─▒r. ┼×imdi ─░sa'n─▒n bedenine dökülmü┼č bu koku ─░sa'ya tüm insanlar─▒ çekecektir. Kokunun içinde bulundu─ču ┼či┼če k─▒r─▒ld─▒, tüm kokulu ya─č döküldü. Meryem bunu yaparak kesin karar─▒n─▒ aç─▒kl─▒yor: art─▒k dikkatleri üzerime çekmek istemiyorum, erkeklerin beni arzulamas─▒ için u─čra┼čmayaca─č─▒m. Art─▒k yüre─čimdeki sevgiyi günahkarlarla payla┼čmayaca─č─▒m. Sadece ─░sa’n─▒n yüre─činin temizli─či beni çekebilecek, sadece O’na bakaca─č─▒m. Kurtulu┼ča kavu┼čmak için herkes O'na bakmal─▒d─▒r. Fakirleri üç gün için doyurulmaktansa veya on be┼č gün için giydirmektense, ─░sa’ya yakla┼čmalar─▒ sa─član─▒rsa, onlara daha çok yard─▒m edilmi┼č olur. ─░sa ile yak─▒nla┼č─▒rlarsa, onlar─▒n yürekleri de aç─▒l─▒r ve ─░sa’n─▒n aff─▒ndan ve arkada┼čl─▒─č─▒ndan faydalanabilirler.

─░sa Meryem’in yapt─▒─č─▒ hareketin bir kehanet oldu─čunu anl─▒yor. Kendisinin daha önce söylemi┼č oldu─ču sözleri hat─▒rlat─▒yor: “Yükseltilece─čim zaman herkesi kendime çekece─čim”.

O koku insanlar─▒ çekmeye ba┼člad─▒ bile. Saat geldi, haç─▒n zaman─▒ geldi.

 

Mat 26,14: On ikilerden biri, ad─▒ Yahuda ─░skariyot olan─▒, ba┼č kâhinlere gitti.

O aray─▒┼čtad─▒r. ─░sa ona yetmemektedir. ─░sa’n─▒n arkada┼čl─▒─č─▒ ona yeterli gelmemektedir. ─░sa ise ona güvenmi┼čti, kendisine di─čer On biri ile ilgili bir görev emanet etmi┼čti: toplulu─čun mallar─▒n─▒ yönetmek.

─░nsanlar da bu ┼čekilde davran─▒rlar. Memnun olmayan birini gördüklerinde, ona güvenirler, ona türlü görevler verirler, yerini de─či┼čtirirler, onu tatmin etmeye çal─▒┼č─▒rlar. Fakat memnuniyetsizli─či azalmaz. Memnuniyetsizlik bir kalp hastal─▒─č─▒d─▒r. Hiçbir zaman memnun olmayan bir kalp, bencillik gösteren bir kalptir. Kendisi için arar, fakat hiçbir ┼čey onu tatmin etmez, hiçbir ┼čey onu dolduramaz. Onu hiçbir ┼čey doyurmayacakt─▒r. Bencil kalbinin dibi yoktur.

─░nsan─▒ doyurabilen tek ┼čey, kendini sunmakt─▒r. Kendini, zaman─▒n─▒ ve eme─čini sunan, kalbinden ne┼če f─▒┼čk─▒rd─▒─č─▒n─▒ görecektir. Fakat insan, kendisi için aramaya meyillidir. Ve bu, ─░sa’y─▒ bulsa dahi, ondan bir ┼čeyler alabilmek için onu takip eder. Onun taraf─▒ndan teselli edilmek, heyecanlanmak, kendini gösterme f─▒rsat─▒ bulmak, ne┼čeye ve rahata kavu┼čmak ister ve - neden olmas─▒n? - onurland─▒r─▒lmak ister. ─░nsanlar─▒n, ─░sa’ya de─čer verdikleri gibi kendisine de de─čer vermelerini istiyor, fakat reddedilmeyi ya┼čamak istemiyor. Ve bu ─░sa’y─▒ takip etme biçiminde bunlar─▒ bulamazsa... ─░sa’y─▒, ve ┼čakirtlerini suçluyor. Olanlar─▒ yay─▒yor, kötü konu┼čuyor, ve homurdan─▒yor. Görevlilere ba┼čvuruyor, aramaya gidiyor. Çehresinin hüznünü ve ben merkezci tan─▒kl─▒─č─▒n─▒ her yere ta┼č─▒yor. Neredeyse Yahuda gibi. O kendisi için tasalan─▒yordu: “bana ne kadar vermek istiyorsunuz... ?”.

─░sa’y─▒ takip ederek, kendisine ölmemi┼č, kendi hayat─▒ndan vazgeçmemi┼č, onu kaybetmeye haz─▒rlanmam─▒┼č, meyve vermeye haz─▒r bir tohumun yere dü┼čtü─čü gibi onu dü┼čmeye b─▒rakmam─▒┼čt─▒r. ─░sa’y─▒, onun insanlar─▒n kurtulu┼ču için hayat─▒n─▒ Peder’in sevgisine sunma görevini payla┼čmak için takip etmemi┼čti. ─░sa’y─▒ takip edipte, O’ndan ve sadece O’ndan memnun olmayanlar, ─░sa’ya ihanet edenler olacaklard─▒r. ─░sa, sana yetmiyorsa, ve O’nu, görevinde O’na yard─▒m etmek için aram─▒yorsan, yaln─▒zca bo┼č bir yüre─čin tan─▒kl─▒─č─▒n─▒ sunacak ve hayat─▒n, insanlar─▒n meydanlar─▒nda an─▒tlar hak edecek büyük ┼čeyler yapm─▒┼č olsan da, Allah’─▒n hükümdarl─▒─č─▒nda k─▒s─▒r say─▒lacakt─▒r.

 

Mat 26,27: Hepiniz bundan için, çünkü bu benim kan─▒md─▒r, günahlar─▒n ba─č─▒┼članmas─▒ için birçoklar─▒ u─čruna ak─▒t─▒lan antla┼čma kan─▒d─▒r.

Ahit, hayattaki yükümlülükleri hat─▒rlatan bir sözcüktür.

Müttefiklerin var m─▒? Ve müttefiklerin güçlü mü? O zaman ┼čanl─▒s─▒n çünkü dü┼čmanlar─▒n, yaln─▒z senin gücünü de─čil, onlar─▒n da güçlerini göz önünde bulundurmal─▒d─▒rlar. Fakat, sen de, müttefiklerinin zay─▒f noktalar─▒n─▒ ve ihtiyaçlar─▒n─▒ göz önünde bulundurmal─▒s─▒n. Hayatlar─▒n─▒z─▒n kaderi ortakt─▒r. Senin ile onlar aras─▒nda, tek bir kan gibi, bir hayat ortakl─▒─č─▒ vard─▒r. Müttefikim Allah oldu─ču zaman, bütün f─▒rsatlar benimdir. Hiçbir dü┼čman beni yenemeyecektir: güçlü bir müttefikim vard─▒r, her ┼čeye haz─▒r ve bilgedir. O’na her zaman güvenebilirim.

O, yarat─▒klar─▒ için tasalan─▒r. Ben ise, O’nun ho┼čuna gitmeyen i┼člere bula┼čmamak için dikkat etmeliyim, aksi halde, yaln─▒zca kendi güçlerimle kal─▒r─▒m.

O herkesin müttefikidir, bu yüzden hiç kimseye kar┼č─▒ ç─▒kamam: onun deste─činden yoksun kal─▒r─▒m. O’nun birçok dü┼čman─▒ vard─▒r, fakat hiçbiri O’na dokunamaz, bu yüzden bana sald─▒r─▒rlar, ve ben O’ndan uzak durursam, zaferlerini ilan ederler. O, benden hiçbir ┼čey beklemez: benim O’nun müttefiki olmam, O’nun i┼čine yaramaz. Bu yüzden ittifak─▒ sonland─▒rmak için, benden hiç bir ┼čey istemez. Bu anla┼čmay─▒ imzalamak için kullan─▒lan kan, kendi O─člu’nun kan─▒d─▒r!

Ben her zaman kazan─▒r─▒m, fakat bu zaferi kendi hakk─▒mla elde etmem. ─░radeyi, an─▒lar─▒, sevgileri yaralayan, en büyük dü┼čmanlar─▒m günahlar─▒m bile müttefikim Allah taraf─▒ndan uzakla┼čt─▒r─▒l─▒p yenilirler. Onlar─▒ ─░sa’n─▒n kan─▒ ile yener. Benim için O’nu içmek yeterlidir. ─░çime gelmesi yeterlidir. O’nun kan─▒ antla┼čman─▒n kan─▒d─▒r: içimde ya┼čam olur. ─░çimdeki o kan, geçerli olan tek ┼čeydir, baki olan tek gerçektir, hayat─▒m─▒n tek kayna─č─▒d─▒r. ─░çimdeki o kan, Allah’─▒n bak─▒┼člar─▒n─▒ üzerime çeker, ve Allah’─▒n zenginliklerini hayat─▒ma soktu─ču kap─▒d─▒r: çünkü Allah müttefiklerinin bo┼č ve sefil olmalar─▒n─▒ istemez... bu yüzden beni zenginlikleri ile, sonsuz sevgisi ile, Ruh’u ile, kurtulu┼č arzusu ile, tüm insanlara ve tüm yarat─▒klara olan sempatisi ile doldurur. “Hepiniz içiniz!”. Ben de her gün bu kandan içece─čim.

 

Mat 26,43: ┼×akirtlerinin yan─▒na döndü─čünde onlar─▒ uyumu┼č buldu.

─░sa uykuya kar┼č─▒ de─čildir, dünya y─▒k─▒l─▒yor gibi gözükürken de sakin uykuya kar┼č─▒ de─čildir. Kay─▒kta iken batma tehlikesi ile kar┼č─▒ kar┼č─▒ya geldiklerinde o uyumuyor muydu? Ancak ya┼čam─▒n baz─▒ anlar─▒nda birilerinin uyumas─▒ insan─▒n yaln─▒zl─▒k hissini daha da art─▒rmaktad─▒r. ─░sa birçok kere yaln─▒z kalmay─▒ arzulam─▒┼čt─▒: Peder ile özel ┼čeyler payla┼čmak için yaln─▒z kalmak istiyordu. Ama ele verildi─či gece arkada┼čl─▒k ar─▒yor: onu anlayacak veya teselli edecek bir arkada┼čl─▒k de─čil, duas─▒na yard─▒m edecek birilerini ar─▒yor. Aynen, zaman─▒nda, Ye┼čua sava┼č─▒rken, Musa kollar─▒n─▒ havada tutabilmek için yard─▒m istedi─či gibi.

Onunkiler uyuyorlar. Gece esnas─▒nda meydana gelenlerin yükünü ─░sa tek ba┼č─▒na ta┼č─▒yor. Böylece gecenin karanl─▒─č─▒ ─░sa’n─▒n ruhunu kaplad─▒ ve karanl─▒k tüm dü┼čüncelerini ve ┼čefkatini karartt─▒. Sadece ruhu sevginin ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ muhafaza ediyor.

─░sa’n─▒n gece ya┼čad─▒─č─▒ yaln─▒zl─▒k, dünyadaki görevine kat─▒lma arma─čan─▒na sahip, ona ait olanlar─▒n miras ald─▒klar─▒ bir durumdur.

Arkada┼člar buldun, onlar daima yan─▒ndalar ve sana de─čer veriyorlar. Ancak gece denenmesi kap─▒n─▒ çal─▒nca insanlardan yard─▒m bekleme, en sad─▒k ve iyi olanlardan bile yard─▒m bekleme. Uyurlar: senin karanl─▒─č─▒n─▒ fark edemezler. Onlar için gece kemiklerini dinlendirecek bir lütuf zaman─▒d─▒r. ─░sa’n─▒n ö─črencileri, ya┼čamlar─▒n─▒n baz─▒ dönemlerinde sadece, görmedikleri I┼č─▒─ča, hissetmedikleri Güce ve duymad─▒klar─▒ Sevgiye güvenmelidirler.

Bu durumlarda çöl tecrübesi ┼čart olmaktad─▒r. Yani Allah ile ba┼č ba┼ča kalmaya ve meyvelerini almaya al─▒┼čm─▒┼č oldu─čunda, O’nun varl─▒─č─▒ndan mutlu olmakla yetinirsin. Böylece de O’nun varl─▒─č─▒n─▒ hissetmedi─činde yine de uzakta olmad─▒─č─▒n─▒ bilirsin.

Ac─▒ ve a─člay─▒┼č zamanlar─▒ bu yaln─▒zl─▒kta seni olgunla┼čt─▒r─▒r. Arkada┼člara güvenmemeyi ve onlara dayanmamay─▒ ö─črenirsin. Dü┼čman güçlerle sava┼č─▒rken, onlar─▒ uykuda b─▒rakacaks─▒n ve onlar için de dü┼čman─▒ yeneceksin.

 

Mat 26,52: K─▒l─▒c─▒n─▒ yerine koy.

Kendi davran─▒┼člar─▒n sonuçlar─▒n─▒ önceden dü┼čünmelisin. Özellikle de uzun vadeli ve ruhani sonuçlar─▒n─▒ dü┼čünmelisin. Genelde k─▒sa vadeli ve bedenimizi etkileyen sonuçlara bakar─▒z.

Petrus korumak ve korunmak istiyordu. Bu kimseye yasaklanamaz, hatta kendi ya┼čam─▒n─▒ korumak herkesin çok kutsal vazifesidir!

O zaman niçin k─▒l─▒c─▒n─▒ k─▒l─▒f─▒na koy, emri gelmektedir?

─░sa, Petrus’un halen göremedi─čini görüyor. ─░sa, Petrus’un yan─▒na ruhani dü┼čmanlar─▒n yakla┼čt─▒─č─▒n─▒ görmektedir, bu dü┼čmanlar o kadar güçlüdür ki k─▒l─▒çla yenilemezler, hatta k─▒l─▒ç onlar─▒ çekmektedir. Sonra, ─░sa bu davran─▒┼č─▒n gelecekte ve yüzy─▒llar boyunca yarataca─č─▒ sonuçlar─▒ da görmektedir. ─░sa yeni Ö─čretmendir, ve ba┼čka hiç bir ö─čretmenin ö─čretmeyi hayal etmeyece─či bir ┼čey ö─čretmektedir: dü┼čmanlar─▒ sevmeyi ö─črenmek, onlar─▒ sevmek! Sevginin ilk i┼čareti onlarla silahs─▒z kar┼č─▒la┼čmakt─▒r. Kazanmaktan veya kaybetmekten önce, k─▒l─▒f─▒na dönen o k─▒l─▒ç, H─▒ristiyanlar─▒n kaybetmedikleri ve kaybetmeyecekleri, bir derstir.

Korunmak m─▒? Niçin? E─čer ─░sa için sevginin en büyük denenmesinin zaman─▒ geldi ise onlar için de bu saat gelecektir. Mesih ─░sa’n─▒n bedeninin canl─▒ bir üyesi oldu─čunu unuttu─čum zamanlar, korunuyorum. ─░sa’n─▒n bedeni eziliyor ve çehresi kayboluyor, çünkü O, kötülü─čün zincirini k─▒rmak istiyor, kötülü─čü iyilikle yenmek istiyor. Bunu unuttu─čum zaman, kendimi korumak istiyorum: o zaman da dü┼čmanl─▒─č─▒ artt─▒ran kap─▒ aç─▒l─▒yor, tehlike art─▒yor, çünkü bu durum kalbi sarsar ve Sevgi olan Allah’a olan benzerli─čini yok eder.

Kendimi korumakla Baba’ya olan güvenim azal─▒r. ─░sterse, O beni koruyabilir. Birçok melek ordusu O'na itaat etmek için haz─▒r beklemektedir. Kendimi korumakla, yarg─▒lama ve mahkum etme, belki de kin ruhuna az veya çok yer b─▒rak─▒r─▒m, bazen de dü┼čman olarak gördü─čüme kar┼č─▒ intikam alma iste─čim de do─čabilir. Kendimi korumakla insanlar─▒ dü┼čman─▒m olarak görürüm, ve insan─▒n tek dü┼čman─▒n─▒n onu Baba’n─▒n kalbinden ay─▒rmaya çal─▒┼čan─▒n oldu─čunu unuturum. K─▒l─▒c─▒n bu dü┼čmana kar┼č─▒ gücü yoktur, tek gücü olan sevgidir. Sevginin en büyük gücü de bedende veya onurumda yaraland─▒─č─▒m zaman ortaya ç─▒kabilir. K─▒l─▒c─▒ tekrar k─▒l─▒f─▒na koy, çünkü k─▒l─▒ç yüreklerin kap─▒s─▒n─▒ kapat─▒r ve o zaman art─▒k o─čul olamazs─▒n, sevmeni engeller. Aziz Pavlus’un dedi─či gibi, gerekiyorsa Ruh’un k─▒l─▒c─▒n─▒ al, o da Allah’─▒n Sözüdür: etraf─▒nda kin hüküm sürerken, o seni sevgide kalmak için ayd─▒nlatacakt─▒r.

 

Mat 26,63: ─░sa susmaya devam etti.

Söz arma─čan─▒na sahibim. Yani kendimi birçok yolla anlatabiliyorum. Dil hareket ediyor, ve hareket ederek ya┼čamdan birçok hareketler ç─▒kar─▒yor, bunlar konu┼čmay─▒ canl─▒ ve sanatsal k─▒l─▒yor, öyle ki geçmi┼čin birçok tecrübesini, korkusunu ve umudunu tekrar ya┼čat─▒yor. Sözlerle beraber bak─▒┼člar─▒ ve dikkatleri üzerine çeken korkular ve yarg─▒lar, k─▒zg─▒nl─▒k ve hayretler, iyilik ve merhamet, ┼čüphe ve ┼čakalar, iman ve imans─▒zl─▒klar, kin ve ho┼čgörü ç─▒kar. Söz arma─čan─▒na sahibim. Ama bu hür bir arma─čan de─čildir: iyi ve kötü birçok ruha ba─čl─▒d─▒r ve kalbin içersinde ba┼čkalar─▒na geçmek için beklemektedirler. Sözlerin ç─▒kmas─▒n─▒ beklemektedirler. Biri, dilin, k─▒l─▒çtan fazla öldürdü─čünü bo┼čuna yazmam─▒┼čt─▒. Aziz Yakup da dilin öldürücü bir zehir oldu─čunu halen günümüzde de hat─▒rlatmaktad─▒r. ─░sa ise her sözün bir ödül veya bir ceza ald─▒─č─▒n─▒ söyler.

Söz arma─čan─▒na sahibim. Bunun hür bir arma─čan olmas─▒n─▒ isterdim, sadece hürriyeti belirten ve onu alana hürriyet veren bir arma─čan olmas─▒n─▒ isterdim. Bu hiç gerçekle┼čebilecek mi? Allah için hiç bir ┼čey imkans─▒z de─čildir.

─░sa konu┼čmay─▒ biliyor. O, Sözdür. O, etkiyle söylenen tek Sözdür, Baba’n─▒n dünyada söyledi─či ve Baba’ya hürce dönen tek Sözdür. ─░sa Sözdür.

Ama ─░sa susuyordu! ─░sa’n─▒n söyledi─či sözler Baba’n─▒n yüre─čine koydu─ču sevgi duygusunu d─▒┼čar─▒ ç─▒karan, merhamet ve af, sab─▒r ve alçakgönüllülük araçlard─▒r. Ama önünde onlar─▒ kabul eden bir yürek yoksa, ─░sa susar. Sözler ne i┼če yarar? E─čer Kayafa’n─▒n yüre─či duygularla dolu ise, ve bunlardan vazgeçmek istemiyorsa, ─░sa’n─▒n Sözleri, Allah’─▒n arma─čan─▒n─▒ bo┼ča kullanmak olacakt─▒r, yola dökülen bir su veya ta┼člar ve dikenler üzerine dikilen tohumlar gibi olacakt─▒r. ─░sa susuyordu. Ama O’nun sessizli─či Allah’─▒n sessizli─či de─čildi! O, o anda da, susarak da, sevgi, uysall─▒k ve güç sözü olmaya devam etmektedir. Bu güç bencilli─či yener, öç alma duygusunu reddeder, ayn─▒ zamanda bu güç yürekte Baba’n─▒n insanlara kar┼č─▒ olan sevgisini, tüm güçler kar┼č─▒ geldi─či zaman bile, muhafaza eder.

Söz arma─čan─▒na sahibim. Sessiz olaca─č─▒m ve susaca─č─▒m: ─░sa, Sen konu┼čmam─▒ isteyece─čin zaman, Senin söylemek istedi─čini söyleyece─čim.

Sessizlik içersindeyim, öyle ki Sen içime duygular─▒n─▒ ve huzurunu dökebilesin. Dudaklar─▒mdan dökülen kelimeler yaln─▒z Seni belirteceklerdir.

 

Mat 26,72: O adam─▒ tan─▒m─▒yorum.

Gerçekten de do─čru idi, Petrus o adam─▒ tan─▒m─▒yordu.

Yalan söyleyerek Petrus, büyük bir gerçe─či söylemi┼č oldu. O henüz ─░sa’y─▒ tan─▒m─▒yordu. Evet, yüzeysel olarak tan─▒yordu, onu görmü┼č ve ona dokunmu┼čtu, onu dinlemi┼č ve onu sevmi┼čti. Fakat henüz, kalbine girmemi┼čti. Petrus, d─▒┼čar─▒da kalm─▒┼č, kendini be─čenip kendi kaderi için tasalanm─▒┼čt─▒: bu yüzden, böylece konu┼čmas─▒ gerekiyordu; söyledikleri uygundu. Petrus ─░sa’y─▒ tan─▒m─▒yordu.

─░sa’y─▒ tan─▒yabilmek için, ba┼čka gözlerle bakmas─▒, Baba’n─▒n gözleri ile bakmas─▒ gerekiyordu. O hala, etten gözlerle bak─▒yor, sadece savunmak için, insanlar taraf─▒ndan yüceltilmek için, ac─▒lardan uzak kalmak için gerekenleri görebiliyordu. Bu yüzden, ─░sa’y─▒ çok az tan─▒yordu, hatta hiç tan─▒m─▒yordu. Onu henüz, Allah’─▒n O─člu olarak görmemi┼čti. Onu bu ┼čekilde görmü┼č olsayd─▒, kaderini payla┼čmaktan korkmayacakt─▒, aynen sa─č─▒nda çarm─▒ha gerilmi┼č olan haydudun korkmad─▒─č─▒ gibi. Petrus, onu Allah’─▒n O─člu olarak görmü┼č olsayd─▒, ayak izlerini takip etmek, onun yolunda ilerlemek, ve O’nun ile ayn─▒ tecrübelere ortak olmak isteyecekti.

─░sa’y─▒ tan─▒mak, kendi varl─▒─č─▒m─▒z─▒n, kendi hayat─▒m─▒z─▒n de─či┼čmesidir. Yüre─činin, yüre─čimize i┼člemesine izin vermektir, Baba ile olan itaat ili┼čkisini ya┼čamakt─▒r, kendi davam─▒z─▒ “adilce yarg─▒layana” emanet etmektir, kendimizi, bir çoban─▒n kuzular─▒ gibi O’nun rehberli─čine b─▒rakmam─▒zd─▒r. Petrus bunlar─▒ ö─črenmi┼č ve H─▒ristiyanlara yazm─▒┼čt─▒r. O korkunç gece o, ─░sa’y─▒ tan─▒m─▒yordu. Henüz O’na ait de─čildi: kendini kendi hayat─▒n─▒n sahibi say─▒yordu, henüz hayat─▒n─▒ Baba'n─▒n bekçili─čine ve bilgeli─čine b─▒rakmam─▒┼čt─▒. Hala kendine güveniyor ve böylece “O─člu” tan─▒m─▒yordu. Onu tan─▒mak, ayn─▒ göreve ortak olmakla, ayn─▒ itaati payla┼čmakla gelir.

Ayn─▒ Peder’in o─člu olmaya karar verdi─čim zaman, O─člu tan─▒maya ba┼člayabilirim! O zamana kadar, O’nu tan─▒mad─▒─č─▒m─▒ söylemem gerekir. Söylediklerini ve yapt─▒klar─▒n─▒ bilmem, ne de, O'nun beni sevip yan─▒nda tuttu─ču ve görevlendirdi─či için, O'na de─čer vermem ve O'nu sevmem yeterli de─čildir. O'nun gibi, yaln─▒zl─▒k ac─▒s─▒ çekti─čim zaman, günahkarlar için kurtulu┼č arzusunu payla┼čt─▒─č─▒m zaman, Peder’e: “benim de─čil, senin iste─čin olsun” dedi─čim zaman, ac─▒ ┼čarap kupas─▒ndan bir ┼čey içti─čim zaman, O’nu tan─▒maya ba┼člar─▒m ve o zaman bunu kimseye söylemekten çekinmem: hatta, art─▒k bunu söylememe gerek kalmaz, çünkü herkes bunu, bir tepeye kurulmu┼č olan bir ┼čehir kadar iyi görecektir. Saklanmas─▒ mümkün de─čildir, dü┼čman sald─▒r─▒lar─▒n─▒n ┼čiddetinden bile saklanamaz.

 

Mat 27,11: Sen Yahudilerin Kral─▒ m─▒s─▒n?

Kim bilir, Pilatus, ─░sa’n─▒n muhtemel bir cevab─▒ kar┼č─▒s─▒nda ne yapacakt─▒. ─░sa’n─▒n ona evet veya hay─▒r demesi, ne ─░sa’n─▒n kaderinde ne de valinin yüre─činde bir ┼čey de─či┼čtirmeyecekti. Fakat bu soru, ─░sa’n─▒n zihninde birçok hat─▒ray─▒ canland─▒rabilir. Bir gün, Yahudiler onu kral ilan etmek için ar─▒yorlard─▒. O ise bunu istemiyordu... Bir gün bir kad─▒n, sa─č─▒nda ve solunda, o─čullar─▒ için bir yer istemi┼čti. Bir ba┼čka gün, biri ona yeryüzünün tüm hükümdarl─▒klar─▒n─▒ sunmu┼čtu. ─░sa’n─▒n kulaklar─▒, “Kral” sözcü─čünü, ba┼čka zaman da i┼čitmi┼člerdi, fakat bu sözcük hep, üstünlük, himaye, ┼čeytana tapma, ┼čiddet ve güç kullanma gibi anlamlar ta┼č─▒yordu. Bunlar O─čul’a, herkesin Peder’inin O─člu olarak kalmak isteyene uygun yakla┼č─▒mlar de─čildiler.

Bu anlamlar─▒ ile bu sözcük, korku, k─▒yas ifade ediyor, asilerin kanlar─▒n─▒n ve diz çöken yalakalar─▒n dünyadan teneffüs edecekleri tozun kokusunu ça─čr─▒┼čt─▒r─▒yordu. ─░sa, insan─▒ hiçbir zaman esir k─▒lmak istemedi, ona özgürlü─čünü vermek için geldi.

Hiçbir zaman kral olmaya çal─▒┼čmad─▒. Fakat, hiçbir zaman da birinin, O’nun bilgeli─či do─črultusunda ya┼čamas─▒na kar┼č─▒ ç─▒kmad─▒, kimseyi O’na kral imi┼č gibi itaat etmekten uzakla┼čt─▒rmad─▒!

─░sa, kendini kral olarak zorla kabul ettirmez, fakat insan O’nu, kendi kral─▒ olarak seçebilir, O'na hizmet etmeyi seçebilir.

Bu yüzden ─░sa, Pilatus’a basitçe ┼čöyle cevap verdi: “Söyledi─čin gibidir” (yada "Bunu sen söyledin"). ─░sa’n─▒n kraliyet mertebesini Pilatus kendi veriyordu. Pilatus’un a─čz─▒ndan ç─▒kan kelime, kalbinden gelse idi, gerçek olacakt─▒, ve o zaman, vali ve devlet adam─▒ olan o, O’na itaat edecekti.

Ba┼čka kelimeler de, bu kelime ile ayn─▒ kaderi payla┼č─▒rlar. Baz─▒ H─▒ristiyanlar, hatta, ┼čahsen ben, ┼čöyle derim: Sen benim çoban─▒ms─▒n! O zaman, yorucu yollardan beni geçirirse, neden ┼čikayet ediyorum? Diyorum ki: Sen benim ekme─čimsin. O halde, neden, insanlar─▒n sözleri ile de beslenmeyi ar─▒yorum? Diyorum ki: ─░sa kurtar─▒c─▒d─▒r. O zaman nas─▒l oluyor da savunmaya çal─▒┼č─▒yorum? Diyorum ki: Sen nursun. O halde nas─▒l oluyor da olaylar─▒ Kendi taraf─▒ndan nas─▒l gördü─čünü yaln─▒z O’na sormuyorum? Diyorum ki: Sen sevgisin. Nas─▒l oluyor da o zaman bana ac─▒ çektiren birine kar┼č─▒ ┼čiddet kullanmak istiyorum? Diyorum ki: Sen yolumsun. O zaman neden kenarda kal─▒p, özlemle etraf─▒ma ve geriye bak─▒yorum?

Ve diyorum ki: sen kral─▒m─▒zs─▒n. Bunu söyleyen benim. Isa yaln─▒z, hizmetkar─▒m ve dostum oldu─čunu söylüyor. O'nun kral─▒m oldu─čunu söyleyen benim. O zaman: sana itaat etmek istiyorum, senin emirlerini aramak istiyorum. Eserin için bana güvenebilirsin. Sen krals─▒n: bunu ben söylüyorum.

 

Mat 27,17: Sizin için kimi sal─▒vereyim istersiniz, Barabas'─▒ m─▒, Mesih denilen ─░sa'y─▒ m─▒?

┼×üphelerimiz oldu─ču zaman sorular sorar─▒z! ─░yi, bu alçakgönüllülük i┼čaretidir. Ancak yanl─▒┼č ki┼čileri sorgulamak da ak─▒ls─▒zl─▒k i┼čaretidir. Onlar bizleri kendi arzular─▒n─▒ gerçekle┼čtirmeye çal─▒┼čacaklard─▒r ve bunun hikmetli olmad─▒─č─▒n─▒ biliyoruz. Pilatus’un ba┼č─▒na gelenler, günümüzde de oluyor ve olay─▒n kahramanlar─▒ bizleriz!

Pilatus ne yapt─▒? ─░sa’y─▒ kendisine getirmelerinin sebebinin k─▒skançl─▒k oldu─čunu biliyordu. K─▒skançl─▒k bir yüre─čin sahibiyse, bilinir, o yürek körle┼čmi┼čtir. O yüre─či sorgularsam, cevaplayan k─▒skançl─▒kt─▒r. Pilatus, k─▒skanç yürekleri sorgulama hatas─▒n─▒ yapt─▒, bu yürekler muhakemede adaletli ve sa─č duyuda hikmetli de─čildiler. K─▒skançl─▒─č─▒n cevab─▒nda da hürriyete yer yoktur: zorlama ve ┼čantaja dönü┼čür. Pilatus, sorguland─▒─č─▒nda kendini önemli gören k─▒skançl─▒─č─▒n büyük gücüne boyun e─čmek durumunda kald─▒.

Pilatus’un ak─▒ls─▒zl─▒─č─▒n─▒n, maalesef halen günümüzde de kurbanlar─▒ vard─▒r. Ben bile, rahip olarak, k─▒sa zaman öncesine kadar fazla ciddi say─▒lamayacak baz─▒ gazetelerin veya mecmualar─▒n röportajlar─▒na önem veriyordum. Röportajlar sokaktaki insanlara ay─▒r─▒m yap─▒lmadan yap─▒l─▒yordu ve ┼čöyle soruluyordu: Rahibin nas─▒l olmas─▒n─▒ istersiniz? Ne yapmas─▒n─▒ istersiniz? Baz─▒ ki┼čiler Rabbin sesini dinleyerek cevap veriyorlard─▒, ço─ču ise... sadece kendi bencilli─čine ve arzular─▒na göre cevap veriyorlard─▒. Sonuçlar O’ndan çok uza─ča götürüyordu. Benim rahip olarak yapt─▒─č─▒m hatalar, birçok H─▒ristiyan’a da yans─▒r, ve davran─▒┼člar─▒ için halk─▒n fikrini sorarlar, politik partilerin ve ekonomistlerin fikirlerinden ve ideolojilerinden etkilenirler, mecmua ve televizyonu elinde tutanlar─▒n fikirlerine kulak asarlar, paraya veya ba┼čka putlara tapanlara dan─▒┼č─▒rlar. Böyle davranan H─▒ristiyanlar, k─▒sa bir müddet sonra kendilerini Allah’─▒n hikmetinden uzak bulurlar ve sesleri “Barabas” diye ba─č─▒ran halk─▒n sesine kar─▒┼č─▒r.

Bu hatalar yüzünden, birçok gençlik gruplar─▒, diskolar─▒, gençlik toplant─▒lar─▒na tercih etmektedirler, mahalli sinemalarda, film salonlar─▒na ┼čiddet ve cinsiyet içeren filimler girdi, Kiliselerde ayinler a┼č─▒r─▒ k─▒salt─▒ld─▒, vaazlar yüzeysel olmaya ba┼člad─▒, H─▒ristiyanlar─▒n evlerinde her çe┼čit ateist televizyon kanal─▒ ve dergiler girdi, Allah’─▒n o─čullar─▒na yak─▒┼čmayan, sosyal ya┼čamda vergi kaçakç─▒l─▒─č─▒, tatillerde abart─▒l─▒ harcamalar göze çarp─▒yor, i┼č yerlerinde korkunç bir aç gözlülük, ve pazar günlerinde Baba’dan uzakla┼čt─▒ran e─členceler görüyoruz. Art─▒k kalabal─▒─č─▒ de─čil de yukar─▒dan gelen Ruh’u sorgulama vakti geldi. O zaman sesimiz berrakl─▒─č─▒yla ayr─▒cal─▒k kazanacak ve ─░sa’n─▒n ─▒┼č─▒─č─▒na sahip olacakt─▒r.

 

Mat 27,24: Ellerini y─▒kad─▒.

Ba┼čka bir ç─▒k─▒┼č yolu görmüyordu. Pilatus, kendini kurtarmak istiyorsa halk─▒n iste─čine boyun e─čmesi gerekiyor. Ellerini y─▒k─▒yor. Ondan bekledikleri de buydu: ─░sa’ya istediklerini yapabilmek, herkesin gözünde O’nu i─črenç k─▒lmak, O’nu yok edilecek insanlar─▒n aras─▒na koymak.

Ellerini y─▒kad─▒. Sanki, siz yap─▒n, sizin yapt─▒─č─▒n─▒zla benim ilgim yok, dermi┼č gibi, yapt─▒: sadece beni rahat b─▒rak─▒n, diyormu┼č gibi. Pilatus, ─░sa’n─▒n ne ölümü ne de k─▒rbaçlanmay─▒ hak etmedi─čini biliyordu. Bunu biliyordu ve ─░sa’n─▒n ba┼čka ┼čeyler hak etti─činden de emindi. Ellerini su ile y─▒kad─▒, ama yine de kana bulanm─▒┼č buldu. Elbette, o ba─č─▒ran halk─▒n kötülü─čünden o sorumlu de─čildi, ancak o kötülü─čün ─░sa’ya sahip olmas─▒ndan sorumlu.

Günümüzün Pilatus’lar─▒ ellerini y─▒kamaya devam ediyorlar. Ama y─▒kad─▒ktan sonra da elleri temiz de─čiller! Pilatus’un ruhu ba┼čkalar─▒n─▒n üzerinde sorumluluk ta┼č─▒yan ki┼čileri denemeye devam etmektedir. Sadece devlet yönetiminde olanlar─▒ de─čil, küçük veya büyük bürokrasi dairelerinde, i┼č yerlerinde, otel odalar─▒nda, okullarda, hastanelerde, yollarda: her yerde ellerini y─▒kayan insanlar vard─▒r. Bu, kirli ellere sahip olduklar─▒n─▒ göstermektedir!

Hatta bu yöntem ailelerde de yerle┼čmeye ba┼člad─▒: baz─▒ ebeveynler çocuklar─▒n─▒n kendilerini mahvetmelerine göz yummaktad─▒rlar, yani ellerini y─▒kamaktalar.

Herkes ellerini y─▒kad─▒─č─▒na göre temiz bir dünyada m─▒ ya┼č─▒yoruz? Sorumluluklar─▒m─▒z─▒, görevlerimizi gerçekle┼čtirmemiz gerekti─čine inan─▒yorum. Ya┼čam─▒m─▒z, bo┼č bir zaman de─čildir. Allah’─▒n her birimize emanet etti─či görevi gerçekle┼čtirmek için kullanmam─▒z gereken bir zamand─▒r. E─čer insanlar─▒n önünde ellerimizi y─▒karsak, bunu elbette Allah’─▒n önünde yapamay─▒z: O bana kendi Sevgisi ile sevmek, kendi O─čluna itaat etmek, hikmetli ya┼čayarak karanl─▒klarda dü┼čen karde┼čleri ayd─▒nlatmak görevini verdi.

Peder Allah’─▒n bana verdi─či çe┼čitli görevlerin hesab─▒n─▒ sadece O’na verece─čim ve o beni mükafatland─▒racakt─▒r. Hareketli kalabal─▒─č─▒n sesleri dikkatimi da─č─▒tmayacakt─▒r. ─░sa’y─▒ kurtarmak istiyorum: birçok ki┼či sadece imanla ya┼čanamayaca─č─▒n─▒, ayaklar─▒n yere basmas─▒ gerekti─čini, ─░ncil’e, onlar─▒n yorumlar─▒na göre abart─▒lm─▒┼č ve fazla talep edici oldu─ču için itaat edilemeyece─čini söylerlerse de, bunlardan etkilenip ─░sa’y─▒ hayat─▒mdan uzakla┼čt─▒rmak istemiyorum. ─░sa’y─▒ kurtarmak istiyorum. Bana kar┼č─▒ ba─č─▒racaklar, ama önemli de─čil!

Gerçek Hayat ölemez!

 

Mat 27,29: Dikenlerden bir taç örüp ba┼č─▒na koydular, sa─č eline de bir kam─▒┼č tutturdular.

Art─▒k ─░sa, dalga konusu olmu┼čtur. Askerler emirleri yerine getirmek için para al─▒yorlard─▒. Al─▒┼čkanl─▒─č─▒n s─▒k─▒c─▒l─▒─č─▒ ne┼če ile yenilir, ve ne┼če ölmesi gerekenin, öç almayacak olan─▒n, art─▒k kimsenin yard─▒m etmeyece─či ki┼činin s─▒rt─▒ndan elde edilebilir. Ve böylece hayal gücü ┼čekillenir. Krall─▒k tac─▒ ve asas─▒: hükümdarl─▒k i┼čaretleri: batan bir taç, vuran bir kam─▒┼č, ac─▒ veren i┼čaretler. Fakat her türlü sorumlulu─čunu satm─▒┼č olan insan, e─členir.

Kalbimizde, i┼čkence çektirilen, itip kak─▒lan, alay konusu olan bu Adam’a kar┼č─▒ merhamet duygular─▒ belirir. Fakat O hala en uyan─▒k ve en varoland─▒r. O hala, etraf─▒n─▒ sarm─▒┼č olan yüreklere kar┼č─▒ hassast─▒r. Barbarca davranan bu adamlara dahi ac─▒yor. Onlarda bir zerre insanl─▒k dahi kalmam─▒┼čt─▒. ─░çsel bo┼čluklar─▒ gözlerinden belli oluyordu. Onlar, imparatora sadece güçlerini satmam─▒┼člard─▒, ayn─▒ zamanda kalplerinin kap─▒lar─▒n─▒ da her türlü ruha kar┼č─▒ savunmas─▒z b─▒rakm─▒┼člard─▒. ┼×imdi e─členmeye ve alay etmeye te┼čvik eden ruh mu var? Öyleyse e─členip alay edelim. ┼×imdi dalga geçmeye çeken bir ruh mu var? Öyleyse dalga geçelim, gülelim. ┼×imdi sertlik ruhu mu var? O halde sert olal─▒m! ┼×imdi cinsel ahlaks─▒zl─▒k i┼člemeye sürükleyen bir ruh mu var? Ona göre davranal─▒m! Bayraklar, rüzgar─▒n yönüne göre hareket ederler; ayn─▒ ┼čekilde insanlar ruhlar─▒n yönlerine göre hareket ederler. Hür ve güçlü olan, onlar─▒ yenen ve onlardan etkilenmeyen tek adam ─░sa’d─▒r.

Ona bakarak gerçek özgürlü─čü görürüm. Kalbi Baba'ya yönelmi┼č ve sevmek için özgür olarak kal─▒r, öyle ki onun için a─člayanlara ┼čöyle diyecektir: benim için de─čil, kendiniz için a─člay─▒n! ─░nsan, canl─▒ ve sa─čl─▒kl─▒ olmas─▒na kar┼č─▒n, ra─čmen, e─čer kalbi tüm ruhlara aç─▒k olursa, ac─▒nacak zavall─▒ bir adamd─▒r, e─čer kalbinde Hayat canl─▒ de─čilse, bir ölü gibidir.

─░nsan içinde, Hayat’a sahipse, hiçbir ┼čeyden etkilenmez. Hatta, halk─▒n alay konusu olabilir, onunla dalga geçilebilir, ölünceye kadar dövülebilir, kötü diller taraf─▒ndan alçalt─▒labilir: buna ra─čmen o, dü┼čmanlar─▒ olarak davranan insanlar─▒ zavall─▒, muhtaç, büyük bir sevgiye aç olarak görür. Onlar─▒ sorumsuz k─▒lan ilgisizlikten, bo┼čluktan, her dolanan ruhun etkisinde kalan ve en çok ba─č─▒ran─▒n kölesi olmaktan uyand─▒racak büyük bir sevgiye ihtiyaçlar─▒ vard─▒r.

─░sa’n─▒n Hayat─▒’na sahip olanlar, hiçbir ┼čeyden korkmazlar, çünkü onlara, alay etmek için dikenli taçta ta tak─▒lsa, onlar ruhsal durumlar─▒na hakim olabilirler.

 

Mat 27,26: ... ─░sa'y─▒ kamç─▒latt─▒ktan sonra ...

Böyle kazara söylenmi┼č gibi sözler ile, Matta bize, Pilatus’un karar─▒n─▒, baz─▒ askerlerin yorgunlu─čunu, ─░sa’n─▒n bir saat boyunca çekti─či korkunç ac─▒lar─▒ iletir. Çocuklar─▒ ok┼čam─▒┼č olan, do─ču┼čtan kör olan─▒n gözlerini tutmu┼č olan, Yair’in k─▒z─▒n─▒ tekrar aya─ča kald─▒ran, kalabal─▒─ča ekmek da─č─▒tm─▒┼č olan o eller, ┼čimdi ba─čl─▒d─▒r. Baba'n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ ve gücünü ta┼č─▒m─▒┼č olan vücudu ç─▒plakt─▒r: askerler onu görebilmekte ve ellerinden geçen di─čer vücutlar gibi istedikleri gibi tutabilmektedirler. Di─čerleri gibi, m─▒zrak darbeleri yüzünden kanamaktad─▒r.

─░sa’n─▒n yüre─či: biz ─░sa’n─▒n yüre─čini görmek istiyoruz. Her bir m─▒zrak darbesi, yüre─činde yank─▒lanmaktad─▒r. Derisini ve etini y─▒rtan her bir darbe, baz─▒ insanlar─▒n ve onun hakk─▒nda hiç bir ┼čey bilmeyen askerlerin ┼čiddetli gücünden kaynaklanmaktad─▒r: tek bildikleri, ölüme mahkum edildi─či idi.

─░sa, iki k─▒rbaç darbesi aras─▒ndaki birkaç saniye içinde, kapal─▒ gözler ile, yaln─▒zca peygamberlerin söylemi┼č oldu─ču sözleri hat─▒rlayabilmektedir: “cezaland─▒r─▒lm─▒┼č, Allah taraf─▒ndan vurulmu┼č ve alçalt─▒lm─▒┼č”. “Senin ellerin Baba, insanlar taraf─▒ndan ödenmi┼č olan bu adamlar─▒n nefret dolu ve vicdans─▒z ellerinden yararlan─▒rlar. Bu darbeleri ben, onlardan al─▒r─▒m, fakat onlar─▒ Sen’den geliyorlarm─▒┼č gibi kar┼č─▒lar─▒m. Bu darbeler, vücudumu cezaland─▒r─▒rlar: kötü bir ┼čey yapmad─▒, sadece günahkarlar─▒n vücutlar─▒na dokundu, onlar─▒n kendisine dokunmas─▒na izin verdi; bu k─▒rbaç darbeleri, ruhu alçalt─▒rlar: Sen’den asla ayr─▒lmad─▒, fakat zina i┼čleyen kad─▒na ve hayduda kar┼č─▒ ┼čefkat hissetti, Samiriyelilere ve paganlara gülümsedi ve onlara ┼čefkat da─č─▒tt─▒. Bu ve bir sonraki darbeyi, ve bir sonrakini, senden geliyorlarm─▒┼č gibi kar┼č─▒lamak istiyorum. Baba, Sen nedenini biliyorsun! Sen hangi iyili─či görmen gerekti─čini, bu askerler ve ba┼čka evlatlar─▒n için hangi kurtulu┼čun kayna─č─▒ oldu─čunu iyi bilirsin. Sen bilirsin. Senin ┼čimdiden her ┼čeyi bildi─čini biliyorum. Kendimi Sana emanet ediyorum. Sana güvenenler hayal k─▒r─▒kl─▒─č─▒na u─čramaz. Senin ─░ste─čini kabul etti─čimde ve bu ac─▒ kupadan içti─čimde, Sana güveniyorum”.

─░sa’y─▒ k─▒rbaçlad─▒ktan sonra... Pilatus ne oldu─čunu bilmiyordu. ─░sa’n─▒n kalbinde ne oldu─čunu kimse bilmiyordu. ─░nsanlar taraf─▒ndan alçalt─▒lm─▒┼č olan─▒n kalbinde neler oldu─čunu kimse bilemez. ─░nsanlar─▒n batan k─▒rbaçlar─▒ndan savunmay─▒ bilmeyen ve istemeyenin kalbinde neler oldu─čunu kim bilebilir? Hangi yüksek mertebedeki, alçak mertebedekinin alçalt─▒lm─▒┼č, anla┼č─▒lmam─▒┼č ve dinlenmemi┼č kalbinde neler oldu─čunu tahmin edebilir?

Pilatus bilmiyor. Sen Peder, biliyorsun. Senden hiçbir ┼čey kaçmaz.

 

Mat 27,32: Simun ad─▒nda Kireneli bir adama rastlad─▒lar, ve ─░sa'n─▒n çarm─▒h─▒n─▒ ona zorla ta┼č─▒tt─▒lar.

┼×ikayet etmeden kendi hac─▒n─▒ ta┼č─▒mak büyük bir zahmettir ve kalbin sahip olabilece─či tüm iman─▒ gerektirir. Ba┼čkas─▒n─▒n hac─▒n─▒ ta┼č─▒mak, daha zordur. Bunun için bunu yapmaya “zorlanm─▒┼čt─▒”. Kireneli Simun için zor olmu┼č olmal─▒. Mahkum edilmi┼či yapmak. Mahkum, kendi istemi┼č olsayd─▒... fakat hay─▒r, yaln─▒zca tarlada çal─▒┼čt─▒ktan sonra oradan geçti─či için, askerler taraf─▒ndan zorlanm─▒┼čt─▒.

Simun birkaç gün sonra sevinecekti, ve Dirilmi┼č olan─▒n hac─▒n─▒ ta┼č─▒d─▒─č─▒ ve Allah’─▒n O─člu’na yard─▒m etti─či için gurur duyacakt─▒. Fakat ┼čimdi öfkeli, ve bir an evvel kaçmak istiyor.

Bu benim ba┼č─▒ma da geldi. Herkesin ba┼č─▒na da gelebilir. Herkes yapmak istemedi─či zor ve a─č─▒r bir görevi yapmaya zorlanabilir. Sonucunun ┼čanl─▒, ve bir ne┼če kayna─č─▒ olaca─č─▒n─▒ bilmezsin, ve bu yüzden, bir gün, bir hafta, mümkün ise daha da fazla isyan edersin. Aynen silahl─▒ bir askerin eli gibi, so─čuk ve adaletsiz bir zorban─▒n eline benzeyen bir el, seni zorlar, ve reddedemezsin. Sonra, belki de çok zaman sonra, o elin bir bilgelik ve daha büyük olamayacak bir Sevgi taraf─▒ndan yönlendirilmi┼č oldu─čunu ö─čreneceksin. Aynen ba─čc─▒ elinin keskin bir makas ile ba─č─▒n dalar─▒n─▒ budad─▒─č─▒ gibi. Meyve verdi─či zaman, nedeni anla┼č─▒lacak, ve ba─čc─▒n─▒n yetene─či ve kararlar─▒ övülecektir. Zalim say─▒lma tehlikesine ra─čmen, sevgisini bu ┼čekilde göstermi┼čtir.

Kim bilir, Kireneli Simun, nas─▒l davranm─▒┼čt─▒, kim bilir o mahkumun dirildi─čini ö─črendi─činde kalbinde neler hissetmi┼čti! Bilmiyoruz. Fakat buna benzer durumlar ya┼čad─▒─č─▒m zaman, kalbimde neler oldu─čunu biliyorum. Ve de biliyorum ki – ┼čimdi – art─▒k hiç bir ┼čeye isyan etmek istemiyorum: çünkü beni kurtulu┼ča götürebilecek bir “mecburiyete” kar┼č─▒ isyan edebilirim. Kendimi mecbur hissetti─čim durumlar─▒, imanla ve huzur ile ya┼čayabilirim: sonra, üç gün sonra, bu, ┼čan nedeni olacakt─▒r. Bu yüzden, Aziz Pavlus’un da ö─čretti─či gibi, önceden biliyorum ki “her ┼čey Allah’─▒ sevenlerin yarar─▒na olabilir”.

Engellerden kaynaklanan, en s─▒radan, küçük mecburiyetler, insanlar─▒n kötülü─čünden kaynaklanan, büyük mecburiyetler, Baba'n─▒n bilgeli─čine ve sevgisine kendimi emanet etmemem için bana yard─▒m ederler. Baba, Simun için ┼čan öngörmü┼čtü: bu yüzden, ona, ─░sa’n─▒n hac─▒n─▒ ta┼č─▒may─▒ bah┼četmi┼čti.

 

Mat 27,38: ─░sa'yla birlikte, biri sa─č─▒nda öbürü solunda olmak üzere iki haydut da haça gerildi.

Onlar Yakup’un ve Yuhanna’n─▒n yerinde idiler, daha do─črusu, onlar─▒n olmak istedikleri yerde. Ama bunun için onlara izin verilmedi. ─░sa’n─▒n sa─č─▒nda ve solunda ise iki h─▒rs─▒z vard─▒r.

Kimse ┼čansl─▒ olduklar─▒n─▒ söylemiyor, halbuki onlar, Allah’─▒n O─člu ile ayn─▒ kaderi payla┼č─▒yorlar. Belki onlar buna lay─▒k de─čillerdi, çünkü onlar ölümü hak ediyorlard─▒. Onlar gerçekten de günahkard─▒lar. Hayduttular. Kimse onlar─▒n ölümü için üzülmüyor, kimse onlar─▒ kurtarmak istemiyor. ─░kisinin de vicdanlar─▒nda büyük yükleri var, onlar─▒ ay─▒ran bir ┼čey yok. Halbuki aralar─▒nda ne büyük bir fark vard─▒r! ─░kisi de kötü, ikisi de korkulacak bir geçmi┼če sahip, ikisi de ölmek üzere: oysa, bir ┼čey onlar─▒ tamamen ay─▒rmakta. Bu nedir? Üçüncüye kar┼č─▒, yani ─░sa’ya kar┼č─▒ olan bak─▒┼č ac─▒lar─▒d─▒r. ─░sa’ya bak─▒┼č aç─▒lar─▒ onlar─▒ o kadar farkl─▒ k─▒lar ki, tan─▒namaz duruma gelirler. Biri ─░sa’ya alay ve öfke ile bakar: bu alçalt─▒c─▒ bak─▒┼č─▒ kar┼č─▒s─▒nda, kanl─▒ geçmi┼či bile bir tüy kadar hafif kalmaktad─▒r. Di─čeri ise ─░sa’ya hayranl─▒kla, sevgi ile bakmaktad─▒r. Bu bak─▒┼č─▒, çehresini ayd─▒nlatmaktad─▒r. Kanl─▒ geçmi┼či, kar─▒n güne┼čte eridi─či gibi kaybolmaktad─▒r.

Onlar insanl─▒─č─▒n en kötü adamlar─▒ndan, sadece ikisi, fakat tümünü temsil etmektedirler.

Kötülük ve günah, her insan─▒n az veya çok ta┼č─▒d─▒─č─▒, a─č─▒r yüklerdir, bunlar görünür veya görünmez. Onlar─▒ ay─▒ran bir ┼čey yoktur. Sonuçta farkl─▒ bir ┼čeye sahip de─čillerdir. Onlar─▒ iki z─▒t dünyaya ait k─▒lan, gözleridir. ─░sa’ya sevgi ile bakan, kendini ─░sa’ya sevgi ile bakan di─čer insanlarla birlik içerisinde bulur, ─░sa’ya olan sevgisinden, yeni bir karde┼čli─čin, bütün kötülüklerini ve günahlar─▒n─▒ örtüp iptal eden içsel bir aklanman─▒n do─čmakta oldu─čunu hisseder.

─░sa’ya alay ve nefret ile bakan kendini umutsuz bir ┼čekilde bulur, içsel olarak ─▒st─▒rap çeker, ya┼čayamaz ve yak─▒nlar─▒na sevgi sunamaz olur, dostluk sözcü─čünü, ─░sa’ya ve ona ait olanlara kar┼č─▒ olan ortak nefreti belirtmek için kullanmaya ba┼člar. Dünyalar iki tanedir. ─░sa haçta da olsa O’ndan ho┼članan dünya: bu, Baba'n─▒n dünyas─▒d─▒r. Di─čerleri gibi günahkar olan birçok insan, orada ikamet eder, herkesle ayn─▒ ac─▒lar─▒ çeker, fakat sevgi ve itaat dolu bak─▒┼člarla ─░sa’ya bakarlar.

Ac─▒ya kar┼č─▒ isyan edenler, günahla elde edilmi┼č kendi ─▒st─▒raplar─▒ reddedenler, i┼čte bu dünya, ─░sa ile alay edip, O’nu hor görür.

Golgota tepesinde bu iki dünya mevcuttur. Orada, hangi dünyaya ait olmak istedi─čimizi seçebiliriz.

 

Mat 27,45: Bütün ülkenin üzerine karanl─▒k çöktü.

Ayd─▒nl─▒k yok olmu┼čtur. “Dünyan─▒n gerçek ─▒┼č─▒─č─▒” ölmekte iken, “gölgesi” de yok olmal─▒d─▒r. I┼č─▒k gibi yarat─▒lm─▒┼č gerçekler, tek gerçe─čin gölgesidirler. Bu tek gerçek de, Aziz Pavlus’un ö─čretti─či gibi, Mesih’tir.

Gerçek yok oldu─čunda gölge de yok olur. Aynen art─▒k Rabbe do─čru bakmamaya karar veren insan─▒n gözünden, ─▒┼č─▒k ve ne┼čenin kayboldu─ču gibi.

Karanl─▒k olur.

─░nsanl─▒k tarihinin, Allah sevgisi tarihinin en önemli an─▒d─▒r. Sevginin yeryüzünde en güçlü ve en yo─čun oldu─ču and─▒r. Sevgi olan Allah’─▒n, nefret edilen ve ölüme mahkum edilmi┼č olan bir insan─▒n kalbinde en var oldu─ču and─▒r.

Fakat Allah yeryüzüne gelip, harekete geçti─či zaman, insan göremez, bu yüzden “karanl─▒k” olur.

Allah gece vakti harekete geçer.

Allah saklanmak istemez. Fakat insan O’nu ancak geçtikten sonra görebilir, aynen tepede Horev da─č─▒nda ─░lyas’a belirtilmi┼č oldu─ču gibi.

Allah hareket halinde oldu─ču zaman, insan hiçbir ┼čey görmez: gözleri sadece geçici ┼čeylere, bedensel gerçeklere, yüzeysel olan─▒ görmeye al─▒┼č─▒kt─▒r. Allah’─▒n eylemleri ve varl─▒─č─▒ insanlar─▒n gözlerini, güne┼č gibi kör eder.

Bu yüzden Allah, insanlar─▒n gecesinde hareket eder: onun ile rüyada bulu┼čur, karanl─▒kta mücadele eder, insanlar uyurken, vücut al─▒p, insan olarak dünyaya gelir.

Allah, insanlar─▒n görmedikleri ve duymad─▒klar─▒ zaman hareket eder, insanlar hareket etmedikleri zaman: O’nun eylemleri ┼čüphe kald─▒rmamal─▒, insanlar─▒nkilerle kar─▒┼čmamal─▒d─▒r. Bu yüzden O, gece harekete geçer. Gece, Allah’─▒n eylemlerine ve Varl─▒─č─▒na refakat etmeye al─▒┼č─▒kt─▒r. Bu yüzden, Baba'n─▒n Sevgisi ve O─čul’un itaati bir araya geldi─činde, ç─▒kagelir.

Gece, Allah’─▒n s─▒rlar─▒n─▒, harikalar─▒n─▒n gerçekle┼čmesini insanlardan saklar. ─░nsan, gerçekle┼čmesini görmedi─činden, onlarla kar┼č─▒la┼č─▒nca ┼ča┼č─▒racakt─▒r! ─░nsan, Allah’─▒n harikalar─▒n─▒ gerçekle┼čmi┼č olarak bulacakt─▒r, aynen kad─▒nlar─▒n mezar─▒n giri┼čindeki ta┼č─▒ kald─▒r─▒lm─▒┼č olarak bulduklar─▒ gibi.

Ve böyle meydana gelmeye devam edecektir. Arada bir, Allah’─▒n o─člu için karanl─▒k olur. Bazen onun için karanl─▒k uygun görülür.

Kabul etmek mi? Mücadele etmek mi? Allah’─▒n hareket etme zaman─▒d─▒r.

Bütün bunlara hayranl─▒kla bakmak, iman tecrübesinin bize tavsiye etti─čidir. Görmeyen imanl─▒ yürek, güvenle bekler, çünkü Sevgi olan Allah’─▒n hareket etme biçimlerini bilir: iman─▒n güveni ve etin ─▒st─▒rab─▒, umudun içinde kar─▒┼č─▒rlar.

 

Mat 27,46: Eli, Eli, lemà sabactàni?

Ö─čleden sonra gelen beklenmeyen gece karanl─▒─č─▒ sadece gerçeklerin rengini yok etmekle kalm─▒yor ─░sa’n─▒n ruhuna da giriyor. O art─▒k Baba’y─▒ görememektedir. Dua gecelerinde O’na bakmaya al─▒┼čm─▒┼čt─▒, normal günlerde i┼čaretlerini izlerdi, harika yarat─▒┼č─▒n eylemlerini hayranl─▒kla izlerdi, ve sadece ku┼člara bakarak insanlara olan somut ve sad─▒k sevgisini görebiliyordu. Yüre─činin gözleri Baba’ya kar┼č─▒ dikkatli idi, ama ┼čimdi gece idi: art─▒k O’nu görememektedir. Böylece, Allah ile ya┼čamaya al─▒┼čk─▒n bir çok insan─▒n içsel sava┼č─▒n─▒ anlatan mezmur yazar─▒n─▒n ba─č─▒rmas─▒n─▒ anl─▒yor, bu insanlar ya┼čam─▒ ilahi varl─▒─č─▒n i┼čareti olarak görmeye al─▒┼č─▒kt─▒rlar ve aniden ya┼čam─▒n yok oldu─čunu fark ediyorlar, yapt─▒klar─▒ iyiliklerin ve katland─▒klar─▒ yorgunluklar─▒n bekledikleri meyveyi vermedi─čini fark ediyorlar. ─░sa bu ba─čr─▒┼čmay─▒ anl─▒yor, içinde ta┼č─▒yor: Allah’─▒m, Allah’─▒m, niçin? Niçin art─▒k yoksun? Niçin Sana ait olan benim için gücünü kullanm─▒yorsun? Bana sald─▒ran kötülük güçleri taraf─▒ndan niye yeniliyorsun?

─░sa herkesin dememek için, birçok ki┼činin tecrübe etti─či, ümitsizli─čin en ┼čiddetlisini ya┼čamaktad─▒r. Evet, ya┼čam─▒m─▒n birçok an─▒nda ben de bu kelimeleri kulland─▒m: Allah art─▒k benim için bir ┼čey yapm─▒yordu. Sanki bana kar┼č─▒ hareket ediyordu. Art─▒k O’nu göremiyordum.

Ama ─░sa, görmedi─či o Allah’a sesleniyor. O’nu görmese ve dinlemese de O’na ba─č─▒r─▒yor. Evet, Baba ─░sa’y─▒ görmeye ve dinlemeye devam ediyor.

Hatta, ─░sa’ya birkaç saat önce kendisinin söylediklerini hat─▒rlatabiliriz: Ben ve Baba tek bir ┼čeyiz! ─░sa, sen Baba’y─▒ göremiyorsun, çünkü O’nun ile tek bir ┼čeysin. Sen O’nun ile o kadar birlik içindesin ki, O’nun içine o kadar dalm─▒┼č vaziyettesin ki, O’nu göremiyorsun. Sen ┼čimdi Sevgi oldun, Sen ┼čimdi Baba’n─▒n dünya için Sevgisisin. Sen O’nu, uzakla┼čt─▒─č─▒ için de─čil, Sen O’nun ile Sevgi birli─činin dolulu─čuna ula┼čt─▒─č─▒n için, göremiyorsun. ┼×imdi senin itaatin, Ruhunu O’nunkiyle birle┼čtirmeye kadar vard─▒, ve art─▒k iki sevgi, Seninki ve Baban─▒nki yok, art─▒k tek bir Sevgi var.

Ke┼čke Allah’─▒n arzusunu gerçekle┼čtirdikten sonra, “Allah taraf─▒ndan terk edildi─čini” hisseden herkese, bunu söyleyebilseydim! Teselli ve ─▒┼č─▒k göremedi─čimiz en zor itaat zamanlar─▒nda Allah’─▒n içimize gelerek, bizi, ödül beklemeyen saf sevgiye dönü┼čtürerek kendisine benzer k─▒ld─▒─č─▒n─▒ bilmek büyük bir teselli kayna─č─▒d─▒r.

Baba, ruhumu senin ellerine teslim ediyorum.

 

Mat 27, 54: ─░sa'y─▒ bekleyen yüzba┼č─▒ ve beraberindeki askerler, «Bu gerçekten Allah’─▒n O─čluydu!» dediler.

─░nsanlar, art─▒k geç oldu─čunu dü┼čünüyorlar! Art─▒k geç! Ama elbette ─░sa’n─▒n haç─▒n─▒n yans─▒tt─▒─č─▒ ya┼čam─▒n bu de─čildir. O bunun için geldi, insanlar─▒n, günahkarlar─▒n Allah’─▒n varl─▒─č─▒n─▒, sevgisini fark etmeleri, ve O’na bakarak ayd─▒nlanmalar─▒ için geldi. ─░sa, O─čul olarak sevgisini tamamlamadan önce, ─░sa, O─čul sevgisini bu dereceye kadar ya┼čamadan önce insanlar bunun ancak bir bölümünü fark edebilirlerdi. Sadece ┼čimdi ise iman─▒n mükemmelli─čine ula┼čabilirler, ┼čimdi ki O, ya┼čam─▒n─▒ verdi, ┼čimdi ki O, ya┼čam─▒n─▒ tamam─▒yla Baba’ya emanet etti.

Yüzba┼č─▒ ve ondan önce sadece haydut, nefret taraf─▒ndan öldürülmü┼č ─░sa’ya bakarak Allah’─▒ ilk fark edendir.

─░sa’ya bakarak, ba─čr─▒┼čma ve gürültüler, karanl─▒k ve kin taraf─▒ndan saklanm─▒┼č tek bir sevginin Varl─▒─č─▒n─▒ yüzba┼č─▒ fark eder. ─░nsan dalgalar─▒n─▒n eline teslim olarak, kendisini Baba’ya sunan O─čul sevgisidir. Ya┼čam─▒n içlerinde olmad─▒─č─▒n─▒, yüreklerinin bo┼č oldu─čunu fark etmeleri ve gerçek sevginin nerede oldu─čunu görebilmeleri ve aramalar─▒ için insanlar─▒n ellerine yok etme becerisini b─▒rakan Baba sevgisidir. ─░sa’n─▒n cesedine bakan yüzba┼č─▒ hayretle a─čz─▒n─▒ açar ve tek bir kelimeyle hem hatas─▒n─▒, yanl─▒┼čl─▒─č─▒n─▒ itiraf eder hem de Allah'─▒n Gerçekli─čini söyler.

Tohum yeni ölmü┼čtür ve biz hemen meyvelerini görüyoruz. Askerlerin kendileri, yüreklerinde yeni bir hayat bulurlar: O─člun hayat─▒. “O─čla sahip olan hayata sahip olur”.

Onlar O’nu tan─▒yorlar, ve kendi geçmi┼člerinden, henüz yapm─▒┼č olduklar─▒ eylemden, ┼čimdiye kadar hikmet olarak sayd─▒klar─▒ kendi hatalar─▒ndan, kendi imans─▒zl─▒klar─▒ndan kopuyorlar.

Geç mi? Hay─▒r: ┼čimdi tam zaman─▒ gelmi┼čtir. I┼č─▒─č─▒n, gerçe─čin, iman─▒n, kurtulu┼čun zaman─▒, sadece ─░sa’n─▒n ölümü ile gelmi┼čtir.

Yüzba┼č─▒n─▒n geç fark─▒na vard─▒─č─▒n─▒ söylemek, Allah’─▒n planlar─▒n─▒ iyi tan─▒mamak olur, ─░sa’n─▒n kurban edilmesini faydas─▒z yada gereksiz saymak olur. Aksine: te┼čekkürler, dememiz gerekir! ─░sa’ya öldü─čü için te┼čekkür etmemiz gerekir: insanlara hayat ondan gelir, lütuf bize ölümü sayesinde ula┼č─▒r!

┼×öyle dememiz gerekir: Nihayet ─░sa öldü! Böylece Ruh’u içimize akabilir, Peder’e olan evlat sevgisi gözlerimizi de─či┼čtirebilir ve ellerimizi karde┼člere sevgiye do─čru yönlendirebilir.

─░sa, ölümün için sana te┼čekkür ederiz: ┼čimdi sevebilmem için, Peder’in mutlulu─čunu tadabilmem için, içlerimize Ruh’unu katarak ya┼čamak için kalbimizi ve vücudumuzu yönetebilirsin!

Gerçekten de Allah’─▒n O─člu Sen’sin! ┼×imdi yenilgilerimi, ölümümü kullanabilirsin, öyle ki ba┼čkalar─▒ da Peder’in varl─▒─č─▒n─▒ fark─▒na varabilsinler ve Sen’in ile dostluk içinde yeni bir hayata kavu┼čsunlar!

Nihil obstat: Mons. Ruggero Franceschini archiep., ─░zmir, 2 Mart 2007