ME
NU

Ruhsal sohbetler

Ruhsal sohbetler

“Tam bir bilgelikle birbirinize ö─čretin, ö─čüt verin” Kol 3,16

─░sa’n─▒n Havarilerinin bu ruhsal sohbetleri yapt─▒─č─▒n─▒ hayal ettim.

Asl─▒nda bunlar ─░sa’n─▒n ö─črencileri olan hepimizin iman yolunda ya┼čad─▒klar─▒m─▒z─▒n bir ifadesidir. Havarilerin adlar─▒n─▒ kulland─▒m; çünkü bu, dikkati çekmek için ve her zaman ve her durumda Rab ─░sa’ya yönelmi┼č olarak kalmak içindir.

P. Vigilio Covi

 

1. Herkesten farkl─▒

Matta, ─░sa’y─▒ gerçek anlam─▒yla sevebilmeyi o kadar çok istiyordu ki bunun için elinden gelen her┼čeyi yapmaya haz─▒rd─▒, ancak problem ne yapaca─č─▒n─▒ bilmemesiydi. ─░sa’y─▒ gerçekten sevmek acaba ne demekti?

Bu sorular─▒n pençesine kap─▒lm─▒┼č olan Matta sonunda kendince bir çözüm buldu ve: “─░sa için önem ta┼č─▒yan ki┼čileri taklit ederim olur biter!” diyerek karara vard─▒ ve böylece tek tek Mesih ─░sa’n─▒n havarileriyle olan ili┼čkilerini incelemeye ba┼člad─▒. Bir süre sonra ise Rabbin, Simun Petrus’a ne kadar da çok güvendi─čini sezinledi─činden, örnek al─▒nmas─▒ ve taklit edilmesi gereken havarinin o oldu─ču konusunda ┼čüphesi kalmam─▒┼čt─▒. Evet Matta, ─░sa’y─▒ sevmeyi Petrus’tan ö─črenmek istiyor; böylece kimseye fark ettirmeden bal─▒kç─▒ havari Petrus’u gözetlemeye ba┼člad─▒. Ancak k─▒sa bir süre sonra Tomas’─▒n kendisine yöneltti─či: “Matta ne kadar da otoriter davran─▒yorsun!” ele┼čtirisi üzerine Simun Petrus'u taklit etme karar─▒ndan hemen vazgeçiyor.

Matta, biraz daha dü┼čündükten sonra kendi kendine: “Belki de Yuhanna’n─▒n sevgisini taklit etmeliyim, hem zaten ─░sa onu çok seviyor. En iyisi onu seçmek” diyerek bu sefer de Yuhanna’y─▒ izlemeye ba┼čl─▒yor.

Seçimi ilgisiz kalmam─▒┼čt─▒. Bir hafta sonra Bartalmay, gülümseyerek yan─▒na yakla┼č─▒p: “Matta sana neler oluyor böyle? Son zamanlarda davran─▒┼člar─▒n ne kadar da de─či┼čti! Pek cilveli oldun!” demesi üzerine, havari, bu sözlerde seven bir insan─▒n ilgisini sezinleyerek sorununu ona aç─▒yor. Bartalmay, karde┼čli─čin ötesinde, bir baba gibi ona ┼ču nasihatte bulunuyor: “Matta, ─░sa’y─▒ kendi kalbinle sevip, onu kendi ad─▒mlar─▒nla izle. Kendini ba┼čkalar─▒yla k─▒yaslama, ba┼čkalar─▒n─▒ taklit etti─čin sürece Mesih ─░sa, senin taraf─▒ndan sevildi─čini nas─▒l anlayabilir? Senin Rabbi sevme tarz─▒n güzeldir çünkü özeldir, herkesinkinden farkl─▒ ve di─čerlerininkini tamamlar".

Matta bir anda rahatlad─▒─č─▒n─▒ hissetti, Bartalmay biraz daha geç kalsayd─▒, ─░sa’n─▒n mali i┼čleri teslim etti─či Yahuda ─░skaryot Matta’n─▒n yeni örne─či olacakt─▒!

2. Anahtarlar─▒ teslim ald─▒─č─▒ndan beri

Filipus, Matta’yla dertle┼čiyordu: “Bana neler oluyor bilmiyorum! Bu aralar Petrus’u hiç çekemez oldum! Eskiden bir ┼čeyler yapmak istedi─činde, bana da dan─▒┼č─▒r fikrimi sorard─▒, anahtarlar─▒ teslim ald─▒─č─▒ndan beri o kadar de─či┼čti ki... ┼čimdilerde fikir sormak yerine emirler ya─čd─▒rmakla me┼čgul. Onun bu otoriterli─čini bir türlü hazmedemiyorum.”

Matta, Filipus’un içini dökmesini anlay─▒┼čla kar┼č─▒lay─▒p, onu büyük bir dikkat ve sevgiyle dinledi. K─▒sa bir sessizlikten sonra ise ┼čöyle dedi: “Karde┼čimiz Petrus’un de─či┼čti─činin ben de fark─▒nday─▒m, fakat aç─▒kças─▒ fazla da üzülmüyorum, çünkü o bu ┼čekilde, Mesih ─░sa'ya itaat etmeye ve Mesih ─░sa’n─▒n O'nun kendisine emanet etti─či görevi tam anlam─▒yla yerine getirmeye çal─▒┼č─▒yor. Tabii ki emir almak benim de ho┼čuma gitmiyor, ancak ─░sa'n─▒n Peder'e daima itaatli oldu─ču gibi, bizim de itaatli olmay─▒ ö─črenebilmemiz için bu durumun bir vesile oldu─čuna inan─▒yorum. Bence Petrus da emir vermekte çok zorlan─▒yor ve her yapt─▒─č─▒nda insanlardan onay bekleme e─čilimine kar┼č─▒ çok sava┼č─▒yor. Elinden geldi─či kadar Mesih’e itaat etmeye çal─▒┼č─▒yor, do─črusu ben de Mesih'e itaat etmek istiyorum, dolay─▒s─▒yla da Petrus’un kendisine teslim edilen bu anahtarlar─▒ kendi yetene─čine göre çevirmesini kabul ediyorum. Petrus bu davran─▒┼č─▒yla Mesih’i seviyor!”

Filipus, Matta’y─▒ sessizce dinledi ve Mesih’e bakarak, yarg─▒ ve ele┼čtiriden uzak, karde┼člerindeki iyi yönleri ke┼čfetmenin mümkün oldu─čunu anl─▒yor.

3. Mucizenin Kutsal Emanetleri

─░sa d─▒┼č─▒nda herkes kay─▒ktad─▒r ve hepsi de bir hayalet gördüklerinden emindir, tabii ne kadar korktuklar─▒n─▒ belirtmeye gerek yok. Avazlar─▒ ç─▒kt─▒─č─▒ kadar ba─č─▒rmaya ba┼člad─▒klar─▒ s─▒rada hayaletin sesi onlar─▒nkini bast─▒r─▒r: “Benim, korkmay─▒n!”

Mesih mi? Bu mümkün mü? Mesih oldu─čunu söyleyen bir hayalete inan─▒l─▒r m─▒? Petrus tüm ┼čüphelerini yenip, cesaretini toplay─▒p, “E─čer gerçekten Mesih’sen, beni yan─▒na ça─č─▒r!” diye seslenir, cevap gecikmeden gelir: “Gel!”

Petrus çar─▒klar─▒n─▒ ç─▒kar─▒p aya─č─▒n─▒ kay─▒─č─▒n kenar─▒na sark─▒tt─▒ ve gariptir ki kendinden emin bir ┼čekilde suyun üzerinde yürümeye ba┼člad─▒. Herkes nefesini tutmu┼č olanlar─▒ izlemektedir, Yuhanna ise hemen bir mücize oldu─čunu ba─č─▒rmaya ba┼člar ve Petrus'un çar─▒klar─▒n─▒ kutsal emanetler gibi saklamak üzere arar. Fakat tam o s─▒rada bir rüzgar patlak verir ve Petrus’un, batarak, ─░sa’ya “Beni kurtar!” diye seslendi─čini duyar. ─░sa, Petrus’u kolundan yakalay─▒p sapasa─člam kay─▒─ča geri ta┼č─▒r.

Yuhanna çar─▒klar─▒ toplamaktan vazgeçip, dü┼č k─▒r─▒kl─▒─č─▒yla olan biteni seyretmekteydi, ─▒slanaca─č─▒n─▒ dü┼čündü─čü için de Petrus’a sar─▒lam─▒yordu. Tomas ise olay─▒ hemen yorumlamakta gecikmemi┼čti: “Çok erken sevindin Yuhanna, özel ruhsal arma─čanlar─▒n denenmelerden geçmesi s─▒nanmalar─▒ gerek!” Ak┼čam olmu┼čtu, böylece herkes sessizli─če bürünmü┼čtü.

4. Daha iyi nas─▒l dua edilir?

“Daha iyi dua etmek için ne yap─▒yorum biliyor musunuz?” diye soruyor Tomas, bir anda tüm havarilerin dikkati ona yöneliyor. Tomas duas─▒n─▒ daha etkili k─▒lmak için televizyonun verdi─či tüm haberleri izlemeye çal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ anlat─▒yor. "Böylece Rabbe: “Onlar─▒ görüyor musun Rab? Onlar─▒ sak─▒n unutma, bu zavall─▒lar─▒n ya┼čad─▒─č─▒ olaylardan haberin var m─▒? Onlar─▒n yard─▒m─▒na ko┼č!” diye yakarabilirim! Dua etmek için haberleri kullanmak gerçekten de çok mant─▒kl─▒! Bu ┼čekilde duam─▒n monotonla┼čmas─▒ da engellenmi┼č oluyor!" diye ilave ediyor. Tomas, herkesin bu fikirden çok etkilendi─činden emindir. Fakat sükut her zaman ikrardan kaynaklanmaz, ço─ču zaman ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒n da bir ifadesidir.

Ak┼čam olunca Yakup, Tomas’a yakla┼č─▒p ┼čöyle f─▒s─▒ld─▒yor: “Bugün sonunda senin neden daima bu kadar mutsuz oldu─čunu ve yaln─▒zca ba┼čkas─▒n─▒ görünce gülümsedi─čini anlad─▒m. Her zaman dünyan─▒n haberlerini izleyerek dünyan─▒n aynas─▒ oluyorsun, dua ederken bile kendini dünyaya yöneltiyor, böyle yapt─▒kça da Rabbin ─▒┼č─▒─č─▒na ula┼čam─▒yorsun. Halbuki gerçek dua zaman─▒ Rabbin güzel çehresini hayranl─▒kla seyredece─čimiz, onun ─▒┼č─▒─č─▒yla ayd─▒nlanmaya teslim olaca─č─▒m─▒z, onda huzur bulaca─č─▒m─▒z zamanlar olmal─▒. Çünkü ancak bu ┼čekilde dünyaya Allah'─▒ yans─▒tan aynalara dönü┼čebiliriz. Rabbin dünyada olup bitenlerden haberdar olmas─▒na gerek yok, zira her┼čeyi O bizden çok daha iyi bilmektedir. Hatta senin de O’nunla beraber olabilmek için bunlara ihtiyac─▒n yok, çünkü O bizim her┼čeyimiz, tüm varl─▒─č─▒m─▒z, tüm sevincimizdir! Dünyan─▒n, Allah Baba’n─▒n sevgisini ve ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ görüp hissetmeye ihtiyac─▒ var. Kutsal Yaz─▒lar, ‘O’na bak─▒n, ─▒┼č─▒k saçacaks─▒n─▒z’ demektedir”.

Tomas, gösterilen samimiyete te┼čekkür edip bu konu hakk─▒nda tekrar dü┼čündü ve birçok ┼čeyi daha iyi anlad─▒. Bir hafta sonra tekrar ayn─▒ bahis aç─▒ld─▒─č─▒nda Yakup’la konu┼čma f─▒rsat─▒ buldu: “Söylediklerin hakk─▒nda dü┼čündüm ve anlad─▒m ki haberler Rabbin yeryüzünde yapt─▒klar─▒n─▒ bildirmezler; ayr─▒ca televizyon programlar─▒ndan, insanlara huzur ve iyilik yapma kudretini ba─č─▒┼člayan Kutsal Ruh’u alamayaca─č─▒m─▒n da fark─▒na varm─▒┼č oldum”.

Yakup karde┼činin bu konuyu gerekti─či gibi ay─▒rt etti─čini görünce mutlulukla Rabbe ┼čükretti. Tomas konu┼čmaya devam ediyor: “Tv Sözle┼čmemi bozdum. Rabbin benim üzerime dü┼čen görevi yerine getirebilmem için bilmem gereken tüm olaylar─▒ bana aktarma yolunu bulaca─č─▒ndan ku┼čkum yok. O’na güveniyorum!”. Yakup, Tomas’─▒n ak─▒nt─▒ya kar┼č─▒ kürek çekerek böyle bir karar verebildi─čini görünce Rabbi mezmurlarla övmeye ba┼člad─▒.

5. O’ndan çekinme

Alfay o─člu Yakup da olup biteni dikkatle izliyor, karde┼člerinin her kelimelerinden, her davran─▒┼člar─▒na, hatta yüz ifadelerine varana kadar her┼čeyi yak─▒ndan takip ediyordu.

Yakup'un sezgileri çok kuvvetliydi, karde┼člerinin yüre─činden geçen her ┼čeyi hemen anl─▒yor ve kendi ay─▒rt etme yetene─čini saklam─▒yordu... “Sen iyi konu┼čtun, ama dikkatli ol, çünkü sözlerin yanl─▒┼č anla┼č─▒labilir... Sen bu i┼či kendini göstermek için yapt─▒n...”. Onun gözünden hiçbir ┼čey kaçmazd─▒. Gerçekten de söyledikleri her zaman do─črudur, fakat sonuç olarak, herkes ondan çekinmeye ba┼člar. Etraftakiler onun odaya girmesiyle özgürlüklerinin k─▒s─▒tland─▒─č─▒n─▒ hissederlerdi. Bir gün uzun bir görev dolay─▒s─▒yla uzakta bulunan Andreas eve döndü─čünde, bir┼čeyler dikkatini çekti. Yakup’un yüzünde daima sert bir ifade vard─▒, Mesih’in yumu┼čak ve uysal gülümsemesini onda bulmak neredeyse imkans─▒zd─▒r. Andreas, onun birkaç kez karde┼člerinin hatalar─▒n─▒ düzeltmek üzere yapt─▒─č─▒ müdahaleleri gördü─čünde olan biteni anlad─▒ ve onu bir kenara çekip ┼čöyle der: “Sevgili Yakup, senin do─čruyu seçebilme gibi güzel bir yetene─čin var, karde┼člerimizin en gizli kusurlar─▒n─▒ dahi çözebiliyorsun, bu sana verilen bir lütuf, ancak bunu iyi kullanmal─▒s─▒n. Çünkü sürekli di─čerlerini tenkit etmeye devam edersen, yaln─▒z kötü olan─▒ gözlemleyecek ve Kötünün i┼čbirlikçisi olup, onun eserlerini vurgular hale geleceksin. Di─čerleri senin yan─▒nda kendilerini kötü hissediyorlar, sen de kendilerini yarg─▒layan bir hakim görüyorlar, onlar─▒ devaml─▒ suçlay─▒p, itham eden biri oluyorsun. Karde┼člerinin kötü yönlerini gördü─čünde, kötü taraflar─▒n─▒ etrafa yaymak yerine, onlar─▒ kutsa ve onlar için dua et. Onlar─▒n iyi taraflar─▒na bak ve do─čru yapt─▒klar─▒ için Allah'a ┼čükret, çünkü yaln─▒z O, ─▒┼č─▒─ča ç─▒kar─▒lmaya ve tüm kalplerin sahibi olmaya lay─▒kt─▒r.”

Acaba neden ┼čimdiye kadar biri ç─▒k─▒p da Yakup’a bunlar─▒ söylememi┼čti? Yakup, Andreas’a te┼čekkür edip, tavsiyelerini uygulamaya ba┼člad─▒. Üç hafta içinde arkada┼člar─▒na bak─▒┼č aç─▒s─▒ tamamen de─či┼čmi┼č olur. Onlar─▒ ele┼čtirmek yerine do─čru olana te┼čvik etmeye, onlardaki, az olsa da, iyili─če de─čer vermeye ba┼člar.

Karde┼člerin toplulu─čunda hava düzelir, herkes ─░sa’n─▒n yolunda birbirine destek olarak ya┼čamaktan çok daha mutlu ve çok daha istekli olurlar.

6. Cesareti k─▒r─▒lm─▒┼č bir umutsuz

Petrus, Kenan’l─▒ Simun’a endi┼čeyle: “Neyin var?” diye sorar, o kadar umutsuz ve cesareti k─▒r─▒lm─▒┼č görünüyordu ki, üzüntüsünün fark─▒na varmamak neredeyse imkans─▒zd─▒r.

“Moralim çok bozuk, cesaretimi de iyice kaybettim, senelerdir Rabbin yolunday─▒m ve hala O’na iman etti─čim ilk günkü kadar günahkar─▒m.” “Simun, senin bu cesaretsizli─čin bizler için günah─▒ndan on kez daha a─č─▒r bir yüktür, günah─▒n─▒n bu meyveyi vermesine f─▒rsat verme... bu, birlikte ya┼čamam─▒z─▒ iyice zorla┼čt─▒r─▒r. ┼×ayet cesaretini kaybedersen, ─░sa’n─▒n varl─▒─č─▒ndan çok, kendi günah─▒na önem verdi─čini ispatlam─▒┼č olursun, unutma ki Rab, sen kendini günahkar hissetti─činde de aram─▒zdad─▒r. Sen onun aram─▒zda var oldu─čunu hat─▒rlamal─▒s─▒n, bununla mutlu ol! O’na kar┼č─▒ hissetti─čin bu sevinç senin zay─▒fl─▒klar─▒ndan ve günahlar─▒ndan gelen kederi örtüp a┼čmal─▒d─▒r!” Simun çaresizlikle: “Bunu nas─▒l yapabilirim bilmiyorum!” deyince, Andreas cevap vermek üzere Petrus’un yard─▒m─▒na ko┼čtu: “Dikkatle dinle Simun. Bence böyle hissetti─čin anlarda benim yapt─▒─č─▒m gibi yapmak do─čru olacakt─▒r. Ne zaman günah i┼čledi─čimin fark─▒na varsam, hemen Rabbe hitap ediyorum: ‘Rab ─░sa, beni affet. Bana merhamet edip, beni kurtar. Sen beni kurtarmasayd─▒n çoktan cehennemlik olurdum. Rab, ben her ne kadar günahkarsam da sen ne┼čemle ve huzurumla sana tan─▒kl─▒k etmeme lay─▒ks─▒n. Günahkar olan benim, sen de─čilsin! Sen benim sevincimi hakkediyorsun, çünkü beni affetmeye ve ümit vermeye her zaman haz─▒rs─▒n. Senden çok memnunum.’ Böyle dedikten sonra da içtenlikle Rabbe ve herkese gülümsüyorum, çünkü ben O’na aittim ve onurunu yüksek tutmak istiyorum! Sen de benim gibi yap!” Petrus “Do─čru, böyle davranmal─▒s─▒n!” deyip sonuca ba─člar.

─░ki gün sonra Simun’a rastlayan Bartalmay, onun memnunlukla gülümsedi─čini görünce dayanamay─▒p sordu: “Neler oluyor Simun?” ve ┼ču ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ cevapla kar┼č─▒la┼čt─▒: “Hiçbir ┼čey, yaln─▒zca bir günah i┼čledim”; bu cevap Bartalmay’─▒ haz─▒rl─▒ks─▒z yakalam─▒┼čt─▒. Ondaki bu davran─▒┼č─▒n sebebini Andreas’─▒n, Simun’la birkaç gün önce yapt─▒─č─▒ konu┼čman─▒n bir sonucu oldu─čunu olay kendisine anlat─▒l─▒nca anlad─▒!

7. Kendimce dua ediyorum

Tomas tüm karde┼člerini: “Ben yaln─▒z hissetti─čim anlarda dua ediyorum” aç─▒klamas─▒n─▒ yaparak ┼ča┼č─▒rt─▒r. O, üst düzeyde bir özgürlük elde etti─či ve duay─▒ hür bir i┼čleme dönü┼čtürdü─čünü zannederek oldukça rahatt─▒r. “Kendimi dua etmeye haz─▒rl─▒kl─▒ hissetmiyorsam dua ne i┼če yarar ki?”. “O halde sen yaln─▒zca hissetti─čin an dua ediyorsun öyle mi küçük bey? Sen kime itaat ediyorsun? Rabbe mi? yoksa kendine mi? Rabbe itaat etmekten vazgeçtin mi? O’na ‘Rabbimiz’ dedi─čin halde art─▒k O'na itaat etmiyorsun!”. Filipus’un sözleri oldukça aç─▒k oldu─ču halde, Taday eklemeden duramad─▒: “O zaman sen Rabbe de─čil, kendi duygular─▒na itaat ediyorsun. Senin bu özgürlü─čün ba─č─▒nt─▒l─▒, basitle┼čtirilmi┼č bir esaretten ba┼čka bir ┼čey de─čil anla┼č─▒lan!”. Söylediklerinden sonra herkesin onay─▒n─▒ bekleyen Tomas bu tepkiler üzerine üzüntüye kap─▒ld─▒ ve endi┼čeyle ekledi: “Hay─▒r, hay─▒r ben ─░sa’ya itaat etmek istiyorum”. “O halde sen de kendi istedi─činde de─čil, O senden istedi─či zaman dua et!”. Gururu k─▒r─▒lan Tomas: “Hakl─▒s─▒n─▒z fakat hiç olmazsa b─▒rak─▒n da içimden geldi─či gibi dua edeyim, çünkü siz içimden geldi─či gibi do─čall─▒kla, ellerimi havaya kald─▒rarak dua etmeye kalk─▒┼čt─▒─č─▒m her seferinde elime ya bir mezmur ya da önceden haz─▒rlanm─▒┼č bir duay─▒ s─▒k─▒┼čt─▒r─▒yorsunuz ve tam bir mezmur okumaya haz─▒rland─▒─č─▒m anda da, spontane bir duay─▒ organize ediyorsunuz!” Andreas “Oh, zavall─▒ Tomas” dedi “beni dinle: en iyi dua bizim ho┼čumuza giden de─čil, Rabbin ho┼čuna giden duad─▒r! Dualar─▒m─▒zla O ┼čan elde etmelidir!”. Tomas ikna olmu┼čtu. Simun’un abisi konuyu tekrar ele ald─▒: “O halde? En güzel dua bizim ho┼čumuza giden de─čil, itaatle yap─▒lan duad─▒r. ─░sa, senin itaat etti─čini görünce, kendisine benzemekte oldu─čunu görür, senin onunla birlik oldu─čunu hisseder. Sana önerilen dua türünü sükunet içinde kabul et. Senin ho┼čuna gitmese de üstlendi─čin sevgi dolu itaatkarl─▒k kesinlikle Rabbin ho┼čuna gidecektir.” Tomas suskunlu─ča büründü. Karde┼člerine müte┼čekkirdi, itaatin de─čerini anlam─▒┼č ve bunu yaln─▒zca dua konusunda uygulamaya geçirmekle kalmay─▒p, günlük hayat─▒ dolduran her türlü i┼č ve görev alan─▒nda da kullan─▒r olmu┼čtu. “Rabbin ho┼čuna giden i┼čler, iyi sonuca ula┼čanlar, ya da amaçlanan meyveyi verenler de─čil, sevgi dolu bir itaat duygusuyla yap─▒lanlard─▒r”. Rabbin yaralar─▒na parma─č─▒yla dokunan havari kendini i┼čte böyle ifade etmektedir. Tomas art─▒k istedi─čini ve sevdi─čini yapmak de─čil, yaln─▒zca itaat etmek istemektedir ve e─čer itaat etmek ölmek demekse, o ┼čimdiden dirili┼čin mutlulu─čunu ya┼čamaktad─▒r.

8. Bilinçsiz bir benmerkezcilik

Bartalmay co┼čkular─▒n adam─▒yd─▒. Güzel bir ┼čey gördü─čü an kendinden geçerdi. Hele bir de kendisine emanet edilen havarilik görevinde ba┼čar─▒ elde edip, vaazlar─▒n─▒ dinleyenlerin Rab’be döndüklerini görünce keyfine diyecek olmazd─▒. Sevinçlerini o kadar yüksek sesle dile getirirdi ki, kim var kim yok herkes dönüp ona bakard─▒. Hatta baz─▒lar─▒ etraf─▒ monotonluktan kurtarmak için onun bu davran─▒┼člar─▒n─▒ arar bile olmaktayd─▒.

Böylece aylar geçer. E─čer hiç özel bir ┼čey olmam─▒┼čsa, Bartalmay, s─▒radanl─▒─č─▒n içinde ola─čanüstüyü görmeye yeltenir, çünkü herkesin onun co┼čku dolu tepkilerini bekledi─čini bilir.

Ancak Bartalmay Yuhanna’n─▒n fark ettiklerinin henüz fark─▒na varmam─▒┼čt─▒.

Sade ve uysal havari Yuhanna, Rab taraf─▒ndan daima sevildi─činin bilincinde olarak, hep Rab’de kalmak istiyordu. Bartalmay’─▒n co┼čkulu ç─▒k─▒┼člar─▒ onun da ho┼čuna gidiyordu, fakat uzun vadede zihninde birçok soru i┼čareti belirmi┼čti. Bu hayk─▒r─▒┼č ve gülü┼čler, havarilerin bak─▒┼člar─▒n─▒ ─░sa’da tutaca─č─▒na, dikkatleri da─č─▒t─▒p O’ndan uzakla┼čt─▒r─▒yordu. Bu yüzden Yuhanna tatl─▒l─▒kla müdahale etmeyi yerinde bularak, zeytinliklerde birlikte dola┼č─▒rken konu┼čmaya ba┼člad─▒:

- “Bartalmay ┼čayet kabul edersen bir uyar─▒da bulunmak istiyorum!”

- “Tabii ki! Senin bilgeli─čini dinlemek benim için büyük bir mutluluktur!”

- “Rabbi sevdi─činden eminim! Nitekim O’nun bir mucizesinden bahsedildi─čini her duydu─čunda ne┼čeye bo─čuluyorsun, fakat senin bu sevinme ┼čeklin oldukça d─▒┼ča dönük, seni gören ya da duyan herkes sana bakma gereksinimi duyuyor ve ruhu Rab’den uzakla┼č─▒yor, böylece arzu edilenin tersi bir durum gerçekle┼čmi┼č oluyor. Ta┼čk─▒n co┼čkunluk bunal─▒m gibidir, çünkü ba┼čkalar─▒n─▒n dikkatini senin üstüne çekiyor.”

- “Yani sence bu bir tür bilinçsiz benmerkezcilik mi?”

- “Bir aç─▒dan öyle, öte yandan en önemlisi Rabbe olan dikkati da─č─▒t─▒yor. Ruhsal hayata bilinçsizce zarar veren bu davran─▒┼č, Rab’le huzurlu ve derin bir ili┼čki kurmam─▒z─▒ engelliyor”.

Bartalmay anlam─▒┼čt─▒. Te┼čekkür ederek sessizce yoluna devam eder... sevgi dolu bir sessizlikte. O andan itibaren di─čerlerini görünce co┼čku dolu hareketlerde bulunmay─▒p ne┼česini d─▒┼ča vurmadan ve ┼čaka yapmadan ilerliyor ve herkes çok ┼ča┼č─▒r─▒yordu. Di─čerlerinin tepkilerinin fark─▒nda olan Bartalmay ┼ču ┼čekilde aç─▒klama yap─▒yordu:

- “Karde┼člerim, sizden af diliyorum. Co┼čkulu hareketlerimle Rabbi gölgede b─▒rakt─▒m. Dü┼čünmeden sebep oldu─čum her ta┼čk─▒nl─▒kta O’nun önüne ben geçiyordum. Sizler de O’nun yerine beni görmek zorunda kal─▒yordunuz. O, gizli bir kö┼čede kal─▒yordu. Sizlerden af diliyorum ve bu zay─▒f taraf─▒ma tekrar dü┼čece─čimden neredeyse emin oldu─čumdan yard─▒m─▒n─▒z─▒ bekliyorum.”

Yuhanna gülümsüyor. Petrus Rabbe ┼čükrediyordu. Baz─▒lar─▒n─▒n gözü falta┼č─▒ gibi aç─▒l─▒yordu çünkü a┼č─▒r─▒ co┼čkunun dikkat da─č─▒tmak anlam─▒na geldi─čini hiç dü┼čünmüyorlard─▒.

Yakup, mütevaz─▒ bir sesle:

- “Bartalmay, seni ─░sa ad─▒na affediyoruz. Yumu┼čak huylu ve mütevaz─▒ olan Rabbin kendisi de seni affediyor.”

O günden sonra da Bartalmay Allah’─▒n eserlerinden sevinç duymaya devam eder, fakat sessizce mutlulu─ča bürünür. Garip olan ┼čudur ki, daha çok Rabbin eserlerini görmeye ba┼člar! Ve her görü┼čünde kendi kendine, “Rabbim senin bu müdahalen çok güzel. Ancak senin varl─▒─č─▒n benim için tüm eserlerinden daha büyük bir mutluluk kayna─č─▒d─▒r!”

9. Filipus, 'h─▒zl─▒' bir ad

Filipus 'h─▒zl─▒' bir add─▒r: "atlar─▒n dostu" demektir. Nitekim her zaman acelesi vard─▒. Özellikle de çal─▒┼čmalar─▒n─▒n sonuçlar─▒n─▒ elde etmekte aceleciydi. Vaaz vermeye mi gidiyor? Ertesi gün döndü─čünde birkaç ki┼činin tövbe edip iman etti─čini bilmek isterdi. Çocuklarla din dersi yapar yapmaz hepsinin hemen bir anda uslu melekler olmas─▒n─▒, imans─▒zlar aras─▒nda müjdeyi ilan etti─činde ise hemen içlerinden birinin “te┼čekkürler, çok iyi konu┼čtun” diyerek onaylamas─▒n─▒ beklerdi.

Bir gün Filipus, Petrus'tan bir köye gitme izni diliyor, çünkü bir gece önce orada vaaz vermi┼čti. “Bir ┼čeylerin do─čup do─čmad─▒─č─▒n─▒, birilerinin tövbe edip etmedi─čini kontrol etmek istiyorum” diye aç─▒klamada bulunuyor.

Petrus bir süre sessiz kald─▒ktan sonra Filipus’a garip bir soru yöneltir: “Filipus marul ektin mi?” Filipus saf saf cevap verir: “Evet geçen dolunayda”. “Peki, kök sal─▒p salmad─▒klar─▒n─▒ kontrol ettin mi?”. “Bu da ne biçim soru böyle, tohumlar ┼čimdiden kontrol edilir mi? Yaparsam her ┼čey mahvolur! Vakti geldi─činde yaprak ç─▒kacak ki!”. Petrus: “Dün ekti─čin Allah'─▒n Sözünün tohumlar─▒ için de ayn─▒d─▒r! Git sakince dinlen. O söz e─čer Allah'─▒n Sözü ise, ya┼čamaktad─▒r, köklerini sal─▒p vakti geldi─činde meyvelerini verecektir. Hemen gidip bakmak, sonucu sab─▒rs─▒zl─▒kla beklemek Ruhun i┼čini zorla┼čt─▒r─▒r. Rabbe, O’nun Sözünü duyurarak, hizmet etmi┼č oldu─čun için memnun ol, tek endi┼čen Rabbe O’nun istedi─či gibi hizmet etmeye devam etmek olsun. Senin taraf─▒ndan ekilen Söz, hala O’nundur ve ku┼čkusuz sulamak ve biçmek için birini gönderecektir. Senin kalbin yaln─▒zca O’nun için dikkatli olsun!”

Filipus itaat etti ve Rabbe olan sevgisini yeniledi.

Yapt─▒klar─▒n─▒n sonucunu görme endi┼česi kendine olan sevgisinden, ödüllendirilme ve a┼č─▒r─▒ h─▒rstan kaynaklan─▒yordu. Petrus nezaketinden dolay─▒ bunlar─▒ söylememi┼čti. Fakat Filipus, itaat ettikten sonra, kalbi bu aç─▒dan da ayd─▒nlanmaya ba┼člad─▒.

10. Yap─▒lmas─▒ gereken iyilik

Andreas, güçlü ve olgun adam anlam─▒na gelen isminden destek al─▒yordu. Ona göre olgun olmak kimseye ba─č─▒ml─▒ olmadan hareket etmek demekti. Bu yüzden hiçbir ┼čey için kimseye dan─▒┼čmadan, kendi zaman─▒n─▒ ve enerjisini kendi kendine organize ediyordu. Durum böyle olunca da toplant─▒lara s─▒k s─▒k geç kalmaya, sonunda ise hiç kat─▒lmamaya ba┼člad─▒. Ona göre bu toplant─▒lar yap─▒lacak bir sürü güzel ┼čey varken, zaman kayb─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildi, çünkü onun yapmas─▒ gereken daha iyi ┼čeyler vard─▒. Bu aç─▒klamas─▒yla Andreas, Yahuda ve Matiyas’─▒n çehresinde beliren soru i┼čaretine kendince en uygun cevab─▒ vermi┼č oluyor. Sonunda karde┼či Petrus onu kap─▒n─▒n önünde durdurup bu yeni ya┼čam tarz─▒ hakk─▒nda makul sebepler ar─▒yor. Andreas tereddütte kap─▒lmadan cevap veriyor: “Kendimce iyilik yapman─▒n yollar─▒n─▒ buldum. ─░yilik yapma f─▒rsat─▒ buldu─čum her seferinde o iyili─či yapmaktan kendimi al─▒koyamam.” Bu cevapla, Petrus’un merak─▒ giderilmi┼č, Andreas’─▒n ise olgunlu─ču kan─▒tlanm─▒┼č olur.

Ancak Petrus ald─▒─č─▒ cevapla huzur bulamad─▒. Zira tüm bu olanlarda iyi gitmeyen bir┼čey vard─▒, bir ┼čeyler onun sakin olmas─▒na izin vermemekteydi. Karde┼činin söyledi─či anahtar kelime “kendimce iyilik yapmak” özellikle bu cümle Petrus’un ruhunu ve zihnini me┼čgul etmekteydi. Bu, Rabbin a─čz─▒ndan hiç duyulmam─▒┼č bir sözdür, acaba nereden ortaya ç─▒km─▒┼čt─▒? Sonunda Petrus bunun ne oldu─čunu anlad─▒. Bu içinde aldatmacalar ta┼č─▒yan, eski bir cümleydi, Adem ile Havva’y─▒ kand─▒ran y─▒lan─▒n konu┼čmas─▒na kadar uzanmaktayd─▒; insan─▒ itaat etmek yerine kendince ak─▒l yürütmeye ikna eden bir bak─▒┼č aç─▒s─▒yd─▒.

─░nsan ak─▒l yürütmeye ba┼člad─▒─č─▒nda, itaat etmemek için, yani, istediklerini yapmak için bin bir sebep bulur. Rab, dünyaya kendini, yap─▒lmas─▒ gereken iyilik hakk─▒nda ak─▒l yürüten biri olarak de─čil, Peder’e itaat eden bir o─čul gibi sunmu┼čtur. Petrus, Andreas’─▒n sarf etti─či cümleler sayesinde ayd─▒nl─▒─ča kavu┼čmu┼čtu. En büyük ayd─▒nlanma ise gece, karde┼činin tak─▒nd─▒─č─▒ büyüklük tav─▒rlar─▒n─▒n sebep oldu─ču uykusuzluk, saatlerinde geldi. Olgun olan adam, ─░sa'd─▒r! Gerçekten olgun olan, Allah'─▒n O─člu'dur! O, Baba’n─▒n o─člu olmaktan ve öyle kalmaktan utanç duymad─▒, bunun için Baba'ya itaat edip ba─čl─▒ kalmaya devam etti. Ruhen olgun insan, Baba Allah’la olgun ili┼čkileri olan insan, o─čul olarak evlatl─▒kta ve ba─čl─▒l─▒kta ya┼čayan insand─▒r.

Rab ─░sa, bir o─čul olarak, Baba’n─▒n arzusunu tam anlam─▒yla yerine getirebilmek için, Meryem ve Yusuf’a boyun e─čmeyi seçti. Böylece hem boyda hem de bilgelik ve lütufta geli┼čti. Ve bizler de '─░sa’n─▒n boyuna' do─čru ilerlemekteyiz!

Petrus, anlad─▒klar─▒n─▒ Andreas’a anlatman─▒n ve uygun ko┼čullar─▒ yakalaman─▒n zor oldu─čunu biliyordu. Fakat Yuhanna'dan ve di─čer karde┼člerden bu durum için diledi─či dua onu cesaretlendiriyor ve Andreas’la konu┼čmas─▒na yard─▒mc─▒ oluyordu.

Art─▒k Andreas, karde┼člerine itaat ederek daha büyük bir iyilik gerçekle┼čtirdi─čini anlam─▒┼čt─▒. Kendince iyilik yapmak, benli─čini inkar etmeyip, onu tatmin etmekti. ─░taat ise, aralar─▒nda somut bir birlik gerçekle┼čtirir ve bundan dolay─▒, ─░sa söz verdi─či gibi, aralar─▒nda O'nun varolmas─▒n─▒ sa─člar. ─░nsan─▒ kurtaran yapt─▒─č─▒m─▒z iyilikler de─čil, Rab ─░sa'd─▒r. Andreas ┼čimdi, her ne pahas─▒na olursa olsun, itaat edip birlik içinde ya┼čamaya gayret ediyor. Sonuç olarak kendisini, yeni bir ┼čekilde olgun hissediyor: gerçek kutsal olgunluk, itaat eden ─░sa'n─▒n olgunlu─čudur.

Andreas gerçekten anlam─▒┼čt─▒ ve toplant─▒lara art─▒k geç kalmamaya ba┼člam─▒┼čt─▒.

11. Bir hastal─▒k

Yakup, çok kuruntuludur. Kimseyle bunu payla┼čmamas─▒na ra─čmen herkes durumun fark─▒ndad─▒r. Sonunda bir gün hepsi masa ba┼č─▒ndayken ruhsal hastal─▒klar hakk─▒nda bir konu┼čma ba┼člad─▒. Bartalmay sorusunu herkese yöneltti, hepsi s─▒k─▒ bir sessizli─če gömüldü, hepsi de Yakup’un kendini hakarete u─čram─▒┼č hissetmesinden ya da verecekleri cevaptan sonra incinece─či duygusuna kap─▒lmas─▒ndan endi┼čeliydi.

“Kuruntulu olma ne zaman bir hastal─▒─ča dönü┼čür?” soru havada as─▒l─▒ kalm─▒┼č gibiydi ve birinin cevaplamas─▒n─▒ bekliyordu. Bu soruyu cevaplayabilecek en uygun ki┼či kim acaba? Petrus’un akl─▒na ilk olarak Yuhanna geldi, çünkü o da bir dönem ayn─▒ ac─▒y─▒ çekmi┼čti. “Bana öyle geliyor ki, kuruntulu olmak bir hastal─▒ktan çok, bir hastal─▒k belirtisidir; gizli olan gerçek hastal─▒k iman yetersizli─čidir. Kuruntulu insan kendi hareketlerine çok fazla dikkat eder; özellikle de davran─▒┼člar─▒n─▒n ruha yönelik etkilerine önem verir, yapt─▒klar─▒n─▒n devam─▒nda gelen dü┼čünceler, gerçek ve hayal ürünü olanlar─▒n tümü onu endi┼čelendirir. Kuruntulu insan her an günah i┼čleme endi┼česi içindedir, ya da i┼člemi┼č oldu─čunu dü┼čünür, Allah’─▒n lütfundan yoksun oldu─ču, Allah’─▒n kendisinden sevgisini esirgeyece─či fikri onu yiyip bitirir. Hiç huzuru yoktur, sürekli olarak yapt─▒─č─▒n─▒, söyledi─čini, belki de yan─▒lm─▒┼č oldu─čunu dü┼čünür, a─čz─▒ndan do─čru olmayan fazladan bir kelimeyi kaç─▒raca─č─▒ndan korkarak, inatla konu┼čmamakta direnir. Ac─▒ çeker ve zay─▒flar. Zira kendisinde odaklanan tüm bu dü┼čünceler karma┼čas─▒nda, ate┼čkese yer yoktur, Baba’n─▒n sevgisine tam olarak güvenmez, kendi kendinin kurtar─▒c─▒s─▒, içindeki bendir adeta.”

Yakup huzurlu bir ifade tak─▒narak bu tan─▒m─▒n kendisi ile bir ilgisi olmad─▒─č─▒n─▒ ispata çal─▒┼č─▒r. Yuhanna devam eder: “Kuruntulu olan─▒n dikkati kendi üzerinde o kadar çok yo─čunla┼čm─▒┼čt─▒r ki, haddinden fazla al─▒ngan hale gelmi┼čtir. Her zaman kendini savunmaya ya da suçsuzlu─čunu kan─▒tlama çabas─▒ndad─▒r. Bu tarz bir davran─▒┼č─▒n temelinde yatan bariz iman eksikli─či ortadad─▒r. Kuruntulu insan her┼čeyin kendinden kaynakland─▒─č─▒ inanc─▒ndad─▒r: i┼čledi─či günah─▒n korkusu, do─čru bir ┼čekilde o günah─▒ itiraf etmedi─či için i┼čledi─či günaha bir yenisini eklemi┼č olman─▒n endi┼česi Ba─č─▒┼člay─▒c─▒ Baba’n─▒n kalbinde iman yetersizli─či de─čil midir? Bu davran─▒┼č ┼čekli insan─▒n kurtulu┼ča kendi öz erdemleriyle ve hatas─▒zl─▒─č─▒yla ula┼čt─▒─č─▒ varsay─▒m─▒n─▒ kabullenmek de─čil de nedir? Halbuki Kurtulu┼č, ─░sa'n─▒n feda etti─či ya┼čam sayesinde Baba’n─▒n bize sundu─ču bir lütüftür. Sonuçta kuruntulu insan kusursuz olmay─▒ istemekte, hiçbir zaman affa muhtaç olmamak arzusu ta┼č─▒maktad─▒r, asla borçlu kalmak istememektedir. Bu kibirdir. Kuruntulu ki┼či, Allah’tan korunmak istemektedir. Onu Peder olarak de─čil ac─▒mas─▒z bir hakim olarak görmektedir. Bu yüzden de O’ndan korkmaktad─▒r.”

Herkes sessizce dinliyordu. Yakup kusurlar─▒n─▒n birbir su yüzüne ç─▒kt─▒─č─▒n─▒ hissetti. “Kuruntululuk merhametle geçmez, ya da bu bir günah de─čildir deyip kendini teskinle bitmez. En iyi yard─▒m yolu onu imana götürmektir. Bizleri her zaman seven bir Babam─▒z oldu─čuna ikna etmektir. Baba kusursuzlu─čumuz yüzünden de─čil de, ancak ve ancak Mesih ─░sa'n─▒n kan─▒ sayesinde bizi sevip kurtar─▒r. Babam─▒z olan Allah’a güvenmek, kendi kendimizle biraz alay etmek ve hareketlerimiz sonucu elde etti─čimiz cehennemi, cenneti ise bir hediye olarak kabullenmek en do─črusudur. Hatta kuruntulu birine k─▒r─▒c─▒ olmayan basit baz─▒ davran─▒┼č kurallar─▒na kasten uymamay─▒ önermek gerekir, böylece bizleri sevene tam bir güven duymay─▒ ö─črenebilir. Nitekim, biz ciddi, disiplinli ya da mükemmel oldu─čumuzdan de─čil, O iyi oldu─čundan kurtulduk!”

Petrus, Yuhanna’ya: “San─▒r─▒m bu kadar aç─▒klama yeterli” dedikten sonra, Bartalmay “Konunun bu kadar ciddi oldu─čunu bilmiyordum” diye ekler. Matta: “─░sa’n─▒n ö─črencilerinin içinde böyle bir hastal─▒─č─▒n olmas─▒ üzücü, çünkü bu, kurtulu┼čun Rabbimizden geldi─čine tan─▒kl─▒k edilmesini engeller”. Yakup: “Affeddin beni” der. Herkes ┼ča┼čk─▒nl─▒kla kulak kesilmi┼čtir. “Sizden Rab ad─▒na beni affetmenizi rica ediyorum. Ben ku┼čkuyu içimde adeta bir hazineymi┼čçesine saklad─▒m. ─░natla günahkar oldu─čumu kabul etmemenin direnmesinin, Rabbin günahkarlara sundu─ču kurtulu┼čtan daha büyük bir kurtulu┼č yolu oldu─čunu san─▒yordum. Bu dü┼čüncenin ne kadar aldat─▒c─▒ oldu─čunu gördüm. Kand─▒m ve sizleri de kand─▒rd─▒m. Kendimi Peder’in kollar─▒na teslim edip, günahlar─▒m─▒ ve hatalar─▒m─▒ Rabbin kan─▒na emanet ediyorum. Yöneltti─čin soru için te┼čekkürler Bartalmay, sana da, verdi─čin cevap için te┼čekkürler Yuhanna”. Herkes bir anda rahatlam─▒┼čt─▒. Petrus kalk─▒p Yakup’a sar─▒lmak istedi, çünkü onun gururun dökmesine izin vermedi─či gözya┼člar─▒n─▒ frenleyemedi─činin fark─▒na varm─▒┼čt─▒.

12. Her zaman dönmedolapta

Yahuda Taday, hiçbir zaman tatmin olmuyordu. Karde┼čleri maddi ya da manevi konularda tart─▒┼čt─▒─č─▒nda o hep: “iyi ama...” diyerek müdahale ederdi. Onun bu müdahaleleri k─▒saca ┼čöyle özetlenebilir: “Evet ruhani düzeyde do─čru gibi gözüküyor, ancak insanc─▒l düzeyde incelersek, ┼čöyle cevaplamam─▒z gerek...”.

Günlerden bir gün bir düzeyden di─čerine geçen Yahuda’y─▒ izlemekten yorulan Filipus, dayanamay─▒p komik bir ┼čekilde patlad─▒ “Karde┼čim, hiçbir zaman nerede oldu─čun belli de─čil. Sanki bir dönmedolaptas─▒n sürekli bir düzeyden öbürüne inip ç─▒k─▒yorsun, ayaklar─▒n yorulmu┼č olmal─▒! Bir kereli─čine duruver!”. “Ben ┼čahs─▒m ad─▒na ┼čunu söyleyebilirim, her zaman iman─▒n düzeyindeyim, sürekli olarak göz önünde evlatlar─▒n─▒n yiyecek ve giysilerini bile dü┼čünen Baban─▒n eserini tutuyorum. Bana göre art─▒k iman düzeyi tüm insanc─▒l düzeyi kapsad─▒!”

Yakup karde┼činin ö─čreti┼čini tamamlad─▒. “Bana öyle geliyor ki, insanl─▒k düzeyinde en yo─čun olarak çal─▒┼čan dünya prensidir, yani ┼čeytand─▒r. O, yaln─▒zca insanc─▒l duygu ve tepkileri döküp kötü olanlar─▒n da hakl─▒l─▒─č─▒n─▒ gösteriyor. Fakat iman düzeyine ayak basamaz. Baba’ya güven veren davran─▒┼člarda ise Kutsal Ruh etkendir! Ben daima bu kapsamda yürüttü─čüm mant─▒kla ve ay─▒rdetme yetene─čimle kalmak istiyorum.” Yahuda için bu aç─▒klamalar inand─▒r─▒c─▒d─▒r. Art─▒k iki düzeyi birbirine kar─▒┼čt─▒rmad─▒ ve Petrus onu önemli bir ekonomik karar için arad─▒─č─▒nda onu, tüm e┼čyalar─▒yla ta┼č─▒nm─▒┼č oldu─ču iman düzeyinde buluyor.

13. Kimlik bunal─▒m─▒

Andreas ciddi bir kimlik bunal─▒m─▒ içindeydi. Bugün bu güncel terimle tan─▒mlansa bile asl─▒nda çok eskilere dayanan bir sorundu.

Bir gün Andreas i┼činden döner dönmez ┼ču aç─▒klamada bulundu: “Art─▒k bir H─▒ristiyan─▒n yeryüzündeki i┼člevini çözemez hale geldim. Biz h─▒ristiyanlar dünyada ne yap─▒yoruz? Büyük zorluklarla kendimi hastaneye sa─čl─▒k görevlisi olarak kabul ettirdim. Böyle bir hizmeti ancak bir h─▒ristiyan─▒n en iyi ┼čekilde verebilece─čini san─▒yordum. Bir insan─▒n varl─▒─č─▒na bir h─▒ristiyandan ba┼čka en çok önemi kim verebilir ki? Fakat ┼čöyle ki... benden daha iyi çal─▒┼čan hastabak─▒c─▒lar gördüm. Ben baz─▒ zamanlar, hastalar─▒n fuzuli taleplerine sab─▒rla katlanam─▒yor, ya da herhangi bir doktorun devams─▒zl─▒k durumunu kabullenemiyordum. Öte yandan benim uzun çabalar sonucu elde etti─čim, uzmanl─▒k alan─▒n─▒ a┼čan bir durumda çal─▒┼čan ve benimkinden çok daha iyi bir kalbe sahip h─▒ristiyan olmayan birçok meslekta┼č─▒m─▒ tan─▒d─▒m.

─░lkokul ö─čretmeni oldum. Bu kez, böyle bir meslekte bir h─▒ristiyana kimsenin eri┼čemeyece─čini dü┼čünüyordum, fakat k─▒sa sürede bu meslekte benden daha iyi olan birçok ö─čretmen gördüm. Ve sonunda akl─▒mda ┼ču soru belirdi: Bu dünyada bir h─▒ristiyan─▒n i┼člevi ne?”. Petrus, ┼ču cümlelerle müdahale etti: “Belediye çöpçüsü olmay─▒ dü┼čünmedin mi? Bu meslekte seni geride b─▒rakacak birinin ç─▒kaca─č─▒ kesindi. Rabbimiz ve Ögretmenimiz bize hiçbir zaman di─čerlerinden daha iyi olmam─▒z gerekti─čini söylemedi. O, bizi dünyaya, iyi çal─▒┼čanlar, ba┼čar─▒l─▒ politikac─▒lar, iyi doktorlar─▒n eksikli─čini gördü─čü için yollamad─▒. Rab bir┼čeyleri düzeltmemiz için göndermedi. O bizi onun Ad─▒n─▒ ve Ruhunu dünyaya yaymam─▒z için etraf─▒nda toplay─▒p çevreye yayd─▒.”

Andreas yava┼č yava┼č huzur bulan yüzüyle a─čbisine bakt─▒. “Görevimiz iyile┼čtirmek de─čil, yenilemek; bunu da, sadece içimizde yeni ya┼čam─▒, yani Kutsal Ruh'u ta┼č─▒yorsak, yapabiliriz. Sen H─▒ristiyan olarak, hastane revirinde yaln─▒zca bir hastabak─▒c─▒ uzmanl─▒─č─▒ göstermeyip, burada dua ederken ve bizlerle Efkaristiya duas─▒nda hissetti─čin ve karde┼člerinle payla┼čt─▒─č─▒n Kutsal Ruhu yaymal─▒s─▒n. Hademeleri, ö─čretmenleri ve ö─črencileri Kutsal Ruh’a ancak onlar─▒n h─▒ristiyan bir meslekta┼č─▒ yak─▒nla┼čt─▒rabilir. Bu bizim gerçek kimli─čimizdir karde┼čim!”

Yüz ifadesinden sorunun a┼č─▒lmakta oldu─ču hissediliyor, zira o, zaman geçtikçe h─▒ristiyan kimli─činin asl─▒nda Ruhun kimli─či oldu─ču ve Kutsal Ya─čla takdisinden sonra h─▒ristiyan ad─▒n─▒ ald─▒─č─▒ kesin, zira h─▒ristiyan, ─░sa’n─▒n kutsand─▒─č─▒ ┼čekilde kutsanm─▒┼č olan ki┼čidir. Konu┼čmay─▒ izleyen Yakup ┼ču sözlerle tamamlad─▒: “Kutsal Ruh bizleri h─▒ristiyan yapar, bizlerden Allah’─▒ Baba olarak tan─▒mlayabilen bir toplum yarat─▒r! H─▒ristiyan’in kimli─či, ortak ya┼čam, kilisede ya┼čad─▒─č─▒ karde┼člikle bütünle┼čir bu sayede orada lütufa ve yüksekten gelen sunuya ula┼č─▒r!”

Andreas, Petrus’a te┼čekkür etti ve Yakup'la beraber kendilerini mutluluk ve parlak ─▒┼č─▒─ča kavu┼čturan Kutsal Ayine haz─▒rland─▒.

14. Kazanmaya yetkin

Rab, kendine ça─č─▒r─▒rken Simun Zelot’un bu kadar dü┼čünmeden davranan bir karakter ta┼č─▒d─▒─č─▒n─▒ biliyor muydu acaba?

Simun’un dilinde kemik yok: “Ben aç─▒ksözlü ve dürüstüm, söyleyecek bir ┼čeyim varsa hemen söylerim. Hiçbir ┼čeyi içimde tutmam, her ┼čeyi d─▒┼ča vururum. ┼×ayet beni k─▒zd─▒r─▒rlarsa, hemen söylerim, herkes hak etti─čini bulur...”.

Evet do─čruydu, Simun karde┼člerinin her olumsuz hareketine ┼čiddete varan ani tepkilerle cevap verirdi. Onun bu kat─▒ tutumu yüzünden hiç kimse onunla sorunlar─▒ hakk─▒nda konu┼čma cesaretini bulamazd─▒, genelde yaln─▒zd─▒. Rabbe ula┼čt─▒ran kurtulu┼č adeta onun arac─▒l─▒─č─▒yla ifade bulamama riski ta┼č─▒yordu art─▒k. Simun gibi ┼čahsen dü┼čünmeden tepki gösterme konusunda tecrübeleri olan Petrus ona yard─▒m etmek istedi. Bu f─▒rsat eline tam da karde┼či kendi “aç─▒ksözlülü─čüyle” övünürken geçti. “Ben muzaffer olmay─▒ tercih ederim” dedi Petrus. Bu cümle Simun’u çok etkiledi ve irkilerek: “Muzaffer olmak ne demek?” diye sordu. “Ben bir ayartma olarak dü┼čünmeden tepki göstermeyi ya┼č─▒yorum, bu ayartma benim Kutsal Ruh’u di─čer ruhlardan ay─▒rt etmemi engelliyor ve beni bir k─▒zg─▒nl─▒klar denizine dü┼čürüyor, acele kan─▒lar edinmeme hatta ┼čiddet duymama sebep oluyor. Dü┼čünmeden tepki gösterme Ruhun meyvesi olan kendime hakim olma yetene─čime yer vermiyor ve pe┼či s─▒ra yumu┼čak huylulu─ču ve sab─▒r olarak tan─▒mlanan olgular─▒ engelliyor. Bence, senin böbürlenerek tan─▒mlad─▒─č─▒n aç─▒ksözlülük asl─▒nda kendini ayartmaya teslim etmek gibi bir ┼čey ve bu bir zafer de─čil. Sevgi sab─▒rl─▒d─▒r, beklemesini bilir, ac─▒ çekmeye haz─▒rd─▒r ve katlanmas─▒n─▒ bilir. Senin dedi─čin aç─▒ksözlülük sevgiyi d─▒┼čl─▒yor, Kutsal Ruh’u eylem d─▒┼č─▒ b─▒rak─▒yor, bu yüzden birli─če olanak tan─▒m─▒yor. Simun, istersen seninle birlikte dua edelim, sana muzaffer olmay─▒ sa─člamas─▒ için Rabbin Kutsal ad─▒n─▒ içtenlikle hayk─▒ral─▒m, böylece bizlere senin davran─▒┼člar─▒nda Allah’─▒n sevgisinin ve sabr─▒n─▒n ─▒┼č─▒lt─▒lar─▒n─▒ bariz olarak görebiliriz!”

Simun at─▒ld─▒: “─░┼čte haz─▒r─▒m! Dediklerin çok do─čru te┼čekkür ederim! Dua edelim çünkü dilemem gereken arma─čan büyük ve bunu Rab’den almazsam hiçbir zaman muzaffer olamayaca─č─▒m!”

15. ─░tiraf etmekte kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒m zorluklar

Konu┼čmalar─▒ son bulmak üzereydi. Herkes huzurluydu, hepsi Rabbin kendi özel hayatlar─▒nda ve çevrelerinde gördü─čü i┼člevi anlatmaktan mutludur. Ortam o kadar ailevi bir havaya bürünmü┼čtü ki, herkes istekle kal─▒yor ve Simun Petrus, kalbini karde┼člere açma cesareti buluyordu.

“Günah ç─▒karmak çok zoruma gidiyor. O an yakla┼č─▒nca beni bu lütuftan uzakla┼čt─▒racak binlerce fikir geliyor akl─▒ma; neden bir ba┼čka insana günahlar─▒m─▒ anlatmam gerekiyor sorusu beynimin içinde durmadan yank─▒lanmaya ba┼čl─▒yor. Belki de günahlar─▒m─▒ itiraf etti─čim ki┼činin durumu benden daha vahimdir... Beni tan─▒yan birine nas─▒l itiraf edebilirim? Baz─▒ günahlar─▒m beni dinleyen karde┼čimi ┼ča┼č─▒rt─▒p, utanmas─▒na sebep olabilir! Zaten do─črusu ço─ču zaman her ┼čeyi oldu─ču gibi anlatmaktan utan─▒yorum. K─▒sacas─▒ bu çok zor!”

Odadakiler de iç çekmeye ba┼člad─▒klar─▒nda, konunun ortak bir sorun oldu─ču anla┼č─▒ld─▒. Sessizlik Yuhanna taraf─▒ndan bozuldu: “Ben de uzun bir süre bu zorlu─ču çektim. Sonra akl─▒ma, Rabbin kendi sevgisi için her ┼čeyi yapmam─▒z─▒ önerdi─či geldi! Zaman zaman kendi kendime sordum, “Acaba sen sevgi için mi yoksa yaln─▒zca bencil bir dürtü oldu─ču için mi günah ç─▒kar─▒yorsun?” böylece ┼ču sonuca varm─▒┼č oldum: Günah ç─▒karma iste─čim, kendimi iyi hissetme, vicdan azab─▒ duymama ve kalbimde bir yük ta┼č─▒mamak beklentisinden kaynaklan─▒yordu. Rabbin sevgisinden de─čil, kendimi sevdi─čimden itiraf ediyordum”. Yahuda saf saf: “E ne olmu┼č yani? Çok do─čal çünkü ben, beni günah ç─▒karmaya yöneltecek ba┼čka bir sebep bulam─▒yorum”. Yuhanna devam etti: “Bu tarz davran─▒┼č─▒m─▒ ‘kalbinde ta┼č─▒d─▒─č─▒n günahlarla Rabbin kurtulu┼čunun iyi bir tan─▒─č─▒ olamazs─▒n’ dü┼čüncesiyle de─či┼čtirdim. Günah, ruhun mutlulu─čunu frenleyip, karde┼člerimize kar┼č─▒ duydu─čumuz ruhsal cömertli─či engeller. Sonuç olarak da Rabbin Krall─▒─č─▒nda, O’nun elinin alt─▒nda tuttu─ču uygun bir alet olmaktan ç─▒kars─▒n! Böylece ─░sa’ya yönelip: “Rab senin sevgin için sana geliyor ve ba─č─▒┼člaman─▒ bekliyorum. Bar─▒┼čma Kutsal S─▒rr─▒ için te┼čekkürler, sen görevlendirdi─čin rahip sesi ve eli arac─▒l─▒─č─▒yla beni yeniden kald─▒r─▒p, içimde Kutsal Ruhunun ─▒┼č─▒─č─▒ ve gücünü yeniliyorsun. Beni ba─č─▒┼člad─▒─č─▒nda senin mabedinde hizmet veren yararl─▒ bir kula dönü┼čürüm, tekrar kurtulu┼čunun tan─▒─č─▒ olur, karde┼člerime kar┼č─▒ aç─▒k ve cömert bir ┼čekilde davran─▒r hale gelirim.’ Bu dualarla beni etkisi alt─▒na alan utanma duygusundan kurtulup, ba─č─▒┼člayan Rab'le kar┼č─▒la┼čmama engel olan her türlü mant─▒k zincirini yendim!” “Te┼čekkürler Yuhanna” dedi Petrus, hayat─▒n─▒n en de─čerli ve ┼×eytan taraf─▒ndan en çok engel olunan anlar─▒ndan birini ayd─▒nlatan bu ─▒┼č─▒─ča. Matta “Ben de te┼čekkür ederim” diyerek hayk─▒rd─▒. Matta günahkarlarla çevrelenmi┼č çal─▒┼čt─▒─č─▒nda, ─░sa taraf─▒ndan ça─č─▒r─▒lm─▒┼čt─▒. Fakat sonra Rabbin sevgisinin her zaman affeden oldu─čunu, yaln─▒zca sürekli affa ihtiyac─▒ olan günahkar insanlar─▒ kucaklayan bir sevgi oldu─čunu unutmu┼čtu. O, ─░sa'n─▒n ö─črenci olduktan sonra art─▒k günah i┼členmeyece─čini dü┼čünmü┼čtü, böylece bir gurur içinde ya┼č─▒yor, dolay─▒s─▒yla da hiç itiraf etmiyordu. ┼×imdi ise, Yuhanna’n─▒n Petrus’a verdi─či cevab─▒n ─▒┼č─▒─č─▒nda her ┼čeyi yeni ba┼čtan gözden geçirme dürtüsü onu harekete geçirmi┼č, alçakgönüllü bir halde kendi yetersizliklerini görme yetene─čiyle ku┼čatm─▒┼čt─▒. Hemen Petrus’u arad─▒ ve toplumdan uzakla┼č─▒p bir kö┼čeye çekildi─činde, itiraf ettikten sonra, yeniden do─čdu─čunu hissetti.

Rab ─░sa, ö─črencileri de dahil, herkesin daima kurtar─▒c─▒s─▒d─▒r ve kurtar─▒c─▒s─▒ olmaya da devam ediyor!

16. Dua s─▒ras─▒ndaki dalg─▒nl─▒klar

“Karde┼člerim tap─▒nmaya art─▒k gelmeyece─čim!” böylesine sert bir karar─▒ kim alm─▒┼č olabilirdi? Hiç beklenmeyen bir anda gelen Matta’n─▒n bu haberi, herkesi bir aç─▒klama bekler hale sokmu┼čtu. “Hiç ┼ča┼č─▒rmay─▒n. Duaya ve tap─▒nmaya büyük sayg─▒m var ve özellikle de bu sebepten dolay─▒ böyle bir karar─▒ ald─▒m. Dua saati benim için bir i┼čkenceye dönü┼čtü, Peder’e tap─▒nmak istiyorum ama bir türlü dikkatimi toplay─▒p duada yo─čunla┼čam─▒yorum, akl─▒m hep ba┼čka yerlerde. Ne sizleri aldatmak ne de kendimi kand─▒rmak istiyorum.”

Bartalmay, Yuhanna’ya bakt─▒. Yakup ve Andreas endi┼čeli olmaya ba┼čl─▒yorlard─▒. Simun dalg─▒nd─▒, di─čer Yakup ise ak┼čam duas─▒n─▒ haz─▒rlamak üzere Mezmurlar Kitab─▒n─▒ çevirmeye ba┼člam─▒┼čt─▒. Taday dü┼čüncesiz gibi gözükse de, böyle de─čildir: “Bu soruna baksam, hiçbir zaman dua etmezdim! Bir zamanlar ben de bu dü┼čüncelerle bo─ču┼čuyordum, ancak bir süre sonra içinde bulundu─čum durum benim için bir lütuf sebebi haline geldi.” Herkes merakla ona bak─▒yordu. Taday sakin bir ┼čekilde konu┼čmas─▒n─▒ sürdürdü: “Evet dikkatim her da─č─▒ld─▒─č─▒nda ben Rabbe yönelen yeni bir eylem buldum. Beni duadan al─▒koyan bir dü┼čünce gelir gelmez önceden sezinliyor o an hemen Rabbe yönelip ┼čöyle dua ediyorum: ‘┼×imdi sana dönüyorum!’ bu, ona giden bir sevgi ad─▒m─▒! Bana göre bir saatlik dua süresince elli kez dikkatim da─č─▒labilir, fakat bunlar elli sevgi eylemine dönü┼čür. ┼×ayet hiç dikkatim da─č─▒lmazsa tek bir sevgi eylemi olur!”. Önceleri endi┼čeli bir yüz ifadesi tak─▒nan Petrus sakinle┼čti.

“Sevgili Matta cesur olmal─▒s─▒n! Biraz mütevaz─▒l─▒k ve gururdan ar─▒nmak gerek! Rab senin dalg─▒nl─▒klar─▒n─▒n üstesinden gelmek için sarf etti─čin her çabay─▒ takdir eder, hatta gururumuzun yapmak istedi─či büyük hareketlerden daha çok takdir eder! Çünkü gururumuz kendimizi, böbürlendirmek ve Allah'tan uzakla┼čt─▒rmak için, büyük eylemleri ve duay─▒ bile kullan─▒r!”.

Matta bir sessizlik an─▒ndan sonra, hala dikkatini Mezmur Kitab─▒nda odaklayan Yakup’a sordu: “Ne zaman ba┼čl─▒yoruz?”

17. Bir karde┼čim benden af diledi─činde

Bir keresinde Filipus, Taday’─▒n Bartalmay’a: “Yok can─▒m, ne diyorsun önemli de─čil zaten fark─▒na bile varmad─▒m!” dedi─čini duydu. Filipus ne oldu─čunu bilmiyordu, fakat o sözlerin do─čru olmad─▒klar─▒n─▒ hissediyor ve her┼čeyi daha iyi anlamak iste─čiyle durup dikkatle ikisine bakt─▒. Bartalmay adeta onu memnun edercesine aç─▒klamada bulundu: “Taday’dan beni affetmesini rica ettim, zira onun nezdinde bir kabal─▒k i┼čledim”. Bu arada Taday ekledi: “Bense onun neden benden özür diledi─čini kavrayamad─▒m, bir┼čeyler oldu─čunun fark─▒nda bile de─čildim”.

Filipus ciddi bir suskunlu─ča büründü: “Filipus bir ┼čey mi var? Yolunda gitmeyen ne?”. “┼×ayet bir karde┼čim özür dilerse benim onu ciddiyetle dinlemem gerekir. Ben fark etmemi┼č olsam bile bu, onun günah i┼člemedi─činin kan─▒t─▒ de─čildir. E─čer onu affetmezsem, günah kal─▒p, kusursuz birlikteli─či ve mutlulu─čun co┼čkusunu engelliyor. O halde Taday sen, Bartalmay’─▒, senden hangi sebepten dolay─▒ özür diliyorsa, onun için affetmelisin, senin fark─▒na vard─▒─č─▒n olay için de─čil. Ayr─▒ca affetti─čimizde Rab ─░sa ad─▒na affetti─čimizi de unutmamal─▒y─▒z. O, tüm günahlar─▒m─▒z─▒ yüklenmi┼č olan, Allah’─▒n yegane kuzusudur. Ba┼čka hiçbir ┼čekilde gerçek affa eri┼čilmez. Bu durumda sen Taday karde┼čini: ‘Seni yürekten Rab ─░sa ad─▒na affediyorum!’ diyerek affetmelisin. Bu ┼čekilde aran─▒zda ─░sa'n─▒n Kutsal Ad─▒'n─▒n lütfü ve ─▒┼č─▒─č─▒ kal─▒r ve onun Ruhunda birlikteli─činiz peki┼čir!”

Taday bu sözlerden mutluluk duyarak, kendini güvende hissetti ve Bartalmay’a yönelip, onu affetmek üzereydi ki, Filipus ba┼čka bir gözlemde bulunmaya ba┼člad─▒. “Bartalmay gördü─čüm kadar─▒yla sen i┼čledi─čin günah için 'özür' diledin. Bunun bile Rab ─░sa'n─▒n ö─črencilerinin sözlü─čünde yer ald─▒─č─▒n─▒ sanm─▒yorum. 'Özür' dilemenin, 'af' dilemekle e┼čde─čer oldu─ču görü┼čünde de─čilim. Bilinçsizce bir ki┼činin onurunu k─▒rd─▒─č─▒n─▒ varsayan ki┼či, daha do─črusu di─čerinin haks─▒z yere al─▒nd─▒─č─▒n─▒ dü┼čünen ki┼či özür diler; yani, suç i┼člemedi─čini sanan ki┼či özür diler. Biz gururumuzu yenmeyi ve alçakgönüllü olmay─▒ ö─črendik, af dilemeyi ve affedilmeyi beklemeyi ö─črendik. ─░sa’n─▒n kendisi de günahs─▒z oldu─ču halde Ürdün nehrinde günahkarlar aras─▒na koyulmad─▒ m─▒?” Bartalmay sessizce dinledi, sonra belirgin bir mutlulukla Filipus’a te┼čekkür etti: “Tek ba┼č─▒ma tüm bu dediklerini dü┼čünemeyecektim. Ruhani hayat san─▒ld─▒─č─▒ndan daha derin, her┼čeyi ayd─▒nlat─▒p, birlik içinde payla┼čmam─▒za her alanda yenilikler getiriyor. Do─čru ça─čr─▒y─▒ iyi duyabilmemiz için günah─▒m─▒z─▒ bile olumlu bir f─▒rsata dönü┼čtüren ve her zaman kurtar─▒c─▒ olan Rabbe ┼čükürler olsun!” dedi. Üçü de kaba bir davran─▒┼č─▒n sebep oldu─ču bu tesadüfi kar┼č─▒la┼čmalar─▒n─▒, hep beraber yüksek sesle Allah’a okunan ┼čükran dualar─▒na dönü┼čtürdüler.

Ayr─▒lmadan önce Bartalmay, Taday’ya yönelip: “─░sa’dan ve senden af diliyorum, zira sab─▒rs─▒z ve kaba davrand─▒m” dedi. Taday ise “─░sa ad─▒na yürekten seni affediyorum cünkü O da seni affediyor karde┼čim!” diyerek cevap verdi.

Filipus, ─░sa’n─▒n ad─▒ndaki huzurun, kalpleri yeniden alevlendirdi─čine tan─▒k oldu─čundan gülümsüyordu.

18. De─čerleri duyurmak

Tomas ve Yakup, Müjde’yi ilan etmek üzere ç─▒kt─▒klar─▒ bir yolculu─čun sonunda edindikleri izlenim ve tecrübeleri tart─▒┼čmak üzere bir araya geldiler. Gittikleri her yerde farkl─▒ kültür ve uygarl─▒klarda ya┼čayan insanlarla kar┼č─▒la┼čm─▒┼člard─▒. “Bu toplumlarla kar┼č─▒la┼čmalarda beni en çok etkileyen ┼čey, var olan sayg─▒yd─▒. Hayata kar┼č─▒ duyulan sevgiyi, temizli─če özeni, do─čaya sayg─▒y─▒, insanlar─▒n özgürlü─čüne duyulan sayg─▒y─▒ gözlemledim. Ayr─▒ca kutsall─▒─ča varan misafirperverlikleri beni çok etkiledi. Bazen, onlara verebilece─čim ┼čeylerin ne kadar k─▒s─▒tl─▒, onlardan ö─črenebilecekleriminse bir o kadar s─▒n─▒rs─▒z oldu─čunu görüyordum!”

“Ne kadar güzel! Tabii ki bu, Yaradan’─▒n sahip oldu─ču Ruhun, Hayat Kelam'─▒ olan Rab ─░sa'y─▒ kabul etmeye haz─▒rlayan hayat filizini her yerde ekti─činin kan─▒t─▒d─▒r!”. Tomas’─▒n payla┼č─▒m─▒na Yakup’un getirdi─či yorum buydu... O da kendini rahatlam─▒┼č hissederek devam etti: “Evet karanl─▒kta kaybolmamak için çok zorland─▒─č─▒m─▒ ve bu ─▒┼č─▒─ča s─▒k s─▒k─▒ya sar─▒ld─▒─č─▒m─▒ itiraf etmeliyim!”

“Gerçekten de, o toplumlarda ilk günden beri var olan ya da as─▒rlar boyu verilen kuvvetli e─čitimlerin sonucu ortaya ç─▒kan o de─čerleri en iyisi olarak görme ayartmas─▒ çok kuvvetliydi. ‘Kutsal kitab─▒n─▒z ─░ncil, e┼čitli─či ve adaleti, hayat ve bar─▒┼ča duyulan sayg─▒y─▒ ö─čretmiyor mu?’ diye soruyordu biri. ‘Özgürlük olgusunu içermiyor mu? Bizler zaten bu de─čerleri ya┼č─▒yoruz.’ diye ekliyordu. ┼×ayet içimde ─░sa’n─▒n canl─▒ varl─▒─č─▒n─▒ hissetmeseydim gerileyebilirdim. Yüre─čimde Rabbin sesi ─▒srarla adeta bir ┼čeyi tekrarl─▒yordu: ‘Sen de─čerleri duyurmak için de─čil, ─░sa’y─▒ tan─▒tmak için seçildin. Baba, O─člunu de─čerleri vaaz etmesi için de─čil, bizler için ölmesi amac─▒yla, günahlar─▒m─▒z─▒ temizleme ve hayat ekme─čini sunma hedefiyle gönderdi!’ Kutsal Ruh sayesinde ─░sa’da sabit olarak kal─▒yordum. ─░sa'n─▒n varl─▒─č─▒ dünya için bir elzem, O olmadan insan günaha hapsolur ve Kutsal Ruh’un birli─čini tan─▒yamaz. O halkta, o güzel ve canl─▒ kültürde, de─čerlerin nas─▒l birer tuza─ča dönü┼čebildi─čini gördüm; onlar, gerçek Kuzunun insanlar taraf─▒ndan tan─▒nmamas─▒ için, kuzu postuna bürünmü┼č ┼×eytan─▒n aldatmas─▒na dönü┼čebildiklerini gördüm!”. Tomas, Yakup’un onay─▒n─▒ kazand─▒.

Sohbetleri devam ettikçe ikisi de huzur içinde ahenk buldular. Onlar hem o halklarda var olan kültürün ve uygarl─▒─č─▒n de─čerlerinin, Baba’n─▒n sevgi ve lütfünün arma─čanlar─▒ olduklar─▒n─▒ anl─▒yorlar, hem de, ─░sa'n─▒n "Gidin!" emrinin gerekçesini gösteren, her halk─▒n gerçe─če, ─▒┼č─▒─ča ve sevgiye olan susuzlu─čunu de anl─▒yorlar.

Yakup, Tomas’─▒ dikkatle dinledikten sonra ekledi: “Rab, ‘de─čerlerden yoksun olanlara gidin’ demedi, aksine ‘tüm dünyaya gidin’ dedi, ‘tüm uluslar─▒ ö─črencilerim olarak yeti┼čtirin. Onlar─▒ Baba, O─čul ve Kutsal Ruh'un ad─▒yla vaftiz edin’; çünkü yaln─▒zca ─░sa sayesinde, sadece O'nu kabul ederek, kurtulu┼ču tadabiliriz. Büyük de─čerler yaln─▒zca kendileriyle yetinildi─činde putlara dönü┼čebilir, insan─▒ kölele┼čtirip, Allah’─▒n evlad─▒ olman─▒n sevincini tatmaktan uzakla┼čt─▒r─▒rlar. ─░sa, kuzu postuna bürünmü┼č olan kurda dikkat etmemizi te┼čvik etti. Kuzu postu güzel, yumu┼čak, s─▒cakt─▒r, kendi 'iyili─či' ile bizi çekiyor; fakat e─čer bir kuzu üzerinde de─čilse, aldatmaca ve tuzaktan ba┼čka bir ┼čey de─čildir. De─čerler de böyledir!

Gerçekten de, çok H─▒ristiyan karde┼člerimiz 'iyi' ve güzel ┼čeylerden aldat─▒l─▒r ve yava┼č yava┼č Allah'tan uzak ya┼čayan dünyaya göre ya┼čamaya ba┼čl─▒yor ve böylece imans─▒z kal─▒rlar. Karde┼čin Yuhanna da s─▒k s─▒k belirgin bir ┼čekilde bundan söz eder. Kuzunun kurttan fark─▒ giydikleri de─čil, yedikleridir. ─░nsano─člu'nun Bedenini yemeyen, insan─▒ yutmak durumuyla kar┼č─▒ kar┼č─▒ kal─▒r".

19. Ruhsal babal─▒k görevi

Sevgili okur, konu┼čmalar─▒m─▒ burada bitiriyorum. Matta'n─▒n, ruhsal babal─▒k görevi hakk─▒nda Petrus'la konu┼čmas─▒n─▒ da, anlatmak istiyordum, fakat ┼čimdi gerek kalmad─▒─č─▒n─▒ dü┼čünüyorum. Zaten bu noktaya var─▒nca, ─░sa’n─▒n ö─črencisinin ─▒┼č─▒k bulmak için, güç almak için, say─▒s─▒z ayartmalardan kurtulmak için bir ba┼čka ö─črenciye ihtiyac─▒ var oldu─ču belli oldu. Rabbe sad─▒k kalmak isteyene kar┼č─▒ tuzak kuran ayartmalar, duygular ve dü┼čünceler gerçekten de türlü türlü ve say─▒s─▒zd─▒r. Bunun için ─░sa'n─▒n ö─črencisinin bunlar─▒n çekicili─činden kurtulma kuvveti bulmas─▒ ve Rabbe sad─▒k kalmas─▒ için bir ba┼čkas─▒n─▒n yard─▒m─▒na ihtiyac─▒ vard─▒r.

Allah, bizlere hayat─▒n─▒ sunmak için ö─črencilerinin dudaklar─▒na kendi söz ve kuvvetini yerle┼čtirir. Allah daima, hayat veren Baba’d─▒r ve bana O'nun sözlerini ileten ö─črenci, benim için, Allah'─▒n babal─▒─č─▒n─▒n i┼čareti ve arma─čan─▒d─▒r. Bu ö─črencinin mükemmelli─če eri┼čmi┼č biri olmas─▒ gerekmiyor: o da bir karde┼čimdir ve benim gibi di─čer karde┼člerinin yard─▒m─▒yla Rab ─░sa'ya do─čru büyüyor.

Seni kutsal öpücükle selaml─▒yor, seni gerçek Allah’─▒n ve O─člu ─░sa'n─▒n Kilisesine emanet ediyorum.

Sahte tanr─▒lardan daima uzak kal!

Nihil obstat: Mons. Ruggero Franceschini archiep., ─░zmir, 2 Mart 2007