OMELIE / Omelie TR
15 feb 2026 15/02/2026 - OLAĞAN ZAMANIN 6. PAZARI - A yılı
15/02/2026 - OLAĞAN ZAMANIN 6. PAZARI - A yılı
- okuma Sir 15,15-20 Mezmur 118 2. okuma 1Kor 2,6-10 İncil Mt 5,17-37
Sirak kitabından duyduğumuz ilk cümle şudur: «Eğer O'nun emirlerine uymak istiyorsan, onlar seni koruyacaktır; eğer O'na güveniyorsan, sen de yaşayacaksın». Bu sözler bize doğru bakış açısını veriyor: Allah'ın emirleri O'nun kaprisleri değil, büyük bir bilgeliğidir. Onlar bizi korur ve düşmanımızın bencilliklerinin ve yalanlarının aldatmacalarından savunur. «Rab'bin bilgeliği büyüktür; güçlü ve kudretlidir, O, her şeyi görür»: gerçekten O sadece geçmişi değil, geleceği de görür; bizim nasıl olduğumuzu, gerçekte neye ihtiyacımız olduğunu bilir, çünkü bizi yaratan O'dur. Bu nedenle O'na, O'nun her sözüne güvenebiliriz. O'nun bizi aldatmak gibi bir çıkarı yoktur, çünkü bizi sevgisiyle yarattı!
Maalesef Allah'ın bilgeliği insanlar tarafından, hatta onu sıradan insanlara tanıtmak ve açıklamakla görevli olanlar tarafından bile saptırıldı. İsa, ortaya çıkan zor ve aldatıcı durumu bilip buna çare bulmaya çalışmaktadır. Bunu, “dağdaki” vaazından anlıyoruz. İsa bu konuşmaya mutluluklar ilanı ile başlamıştı ve öğrencilerin, yani Kendini izleyenlerin dünya için ne kadar değerli olduklarını söyleyerek devam etmişti: gerçekten tam da öğrencileri göklerin krallığını oluşturacaklar.
Bugün okuduğumuz uzun metinde İsa, herkesin alıştığı çarpıtmaları ve değişiklikleri düzeltmek için Allah'ın bazı emirlerini gözden geçiriyor. Öncelikle, kuralları kesinlikle değiştirmek istemediğini, aksine onları Allah'ın Kendisinin demek istediği gibi anlayabileyelim diye tam olarak aydınlatmak istediğini söyleyerek başlamaktadır. Gerçekten şöyle diyor: Kutsal Yasa'yı ye peygamberleri, yani bildiğimiz Allah'ın Sözünü “tamamlamaya geldim”. Pekı “tamamlamaya geldim” ne anlama geliyor? Öncelikle, Baba'nın isteğini sevgi isteği olarak bilmemizi ve onu, aldığımız sevgiye sevgiyle karşılık olarak yaşamamızı sağlamak anlamına geliyor. İsa, “göklerin krallığı” olarak yaşamayı öğrenmemizi istiyor. Bu söz, öğretilerinde sık sık geçiyor. Her zaman, dünyada, ama yabancılar olarak yaşadığımızı hatırlamalıyız: yaşam tarzımız, göklerin krallığında yaşamak olarak ayırt edilip tanımlanıyor. Bunun içindir ki, bizim “doğruluğumuz” din bilginleri ve Ferisilerinkinden farklı ve onlarınkinden üstündür: onlar bu krallığı henüz tanımıyorlar ve onun kralını kabul etmedikleri için onu yaşamıyorlar.
İsa'nın bugünkü sayfada ele aldığı sözler, on emirden bazılarıyla ilgilidir. Öncelikle, bizim beşinci emir olarak bildiğimiz: “Öldürmeyeceksin”! Peder Allah bu sözü Musa'ya verdiğinde, Kayin'den başka kimi düşünmüştü ki? Kayin ne yapmalıydı? Mademki kardeşi Habil'in sunduğu kurban Alllah'ın hoşuna gitmişti, kardeşini kendinden daha çok saymalıydı değil mi? Ve de ondan sevmeyi ve alçakgönüllülükle yaşamayı da öğrenebilirdi!
Ve altıncı emri okuduğumuzda: “Zina etmeyeceksin”, bunu düşüncelerimizde yaşamaya başlamamız gerekmez mi? Zina; başkalarının suçu yüzünden değil, Allah'ın erkeğin yanına koyduğu kadın armağanına sadık kalmaya dikkat etmediğimiz için oluyor. Allah'ı tanımayan halklar bile zina yapmaktan tiksinmektedirler: Mısır firavununun, karısı Sara'yı zina yapabilecek duruma düşüren İbrahim'i azarladığını yeniden okumak yeterlidir. Bu sözü “tamamlamaya” kadar yaşamak için gözümüz, elimiz ve ayağımız ile kararlılıkla davranmamız gerekecektir. Bakışlarımızın, işimizin, ilişkilerimizin ve seyahatlerimizin, sevgi sözünün anlamını değiştirmemize neden olmasına izin vermeyeceğiz. Dünyada birçok bencil davranış sevgi olarak adlandırılır. Göklerin krallığında bu olamaz!
İnsanlarla ilişkilerimizde kelimeleri nasıl kullanıyoruz? Dünyada yeminler aldatmak ve zarar vermek için kullanılır; doğrulamalar ve yadsımalar, gerçekliği bencil çıkarlarımıza göre değiştirmek için kullanılır. Evet ve hayır, Baba'nın sevgisini tanıtmak için değil, kendimizi yüceltmek veya başkalarına itiraf etmek için kullanılır. Göklerin krallığında bu olmaz, olmamalıdır.
Tüm emirleri, göklerin krallığını “tamamlamak” için yaşayacağız; bu krallık geliyor, hatta şimdi de aramızda ve Baba'nın gönderdiği kralı, Davut'a vaat edilen, melek tarafından Meryem'e, Anne'ye, ve rüyada Yusuf'a da duyurulan o kralı çevreliyor.
Aziz Pavlus bize, bu krallıkta, tüm insanları seven ve hepsini insanın düşmanından kurtarmak isteyen Allah'ın mükemmel bilgeliği ile konuştuğumuzu söylüyor. İsa'yı dinleyen ve seven bizlere de Allah, “her şeyi, hatta Allah'ın derinliklerini bile iyi bilen Ruh” olan Ruhunu veriyor. Öyleyse, Allah'ın değerli emirlerini “tamamlamak” bizim için zor olmayacaktır!
- Vigilio Covi
OKUMALAR
1.Okuma: Sirak 15,15-20
İstersen buyruklara uyarsın, İnanlılardan olmaya gücün yeter. Allah ateşi ve suyu senin önüne koymuştur, Yeğ tuttuğuna elini uzatabilirsin. Yaşam ve ölüm insanın önündedir, İnsan hangisini yeğlerse o kendisine verilecektir. Çünkü Allah'ın bilgeliği engindir, Allah'ın gücü her şeye yeter ve O, her şeyi görür. Allah kendisinden korkanlardan gözünü ayırmaz, İnsanın her davranışını izler. Allah hiç kimseye inançsız olmayı buyurmadı, O, hiç kimseye günah işlemesi için izin vermedi.
Mezmur 118/119
Ne mutlu yolları temiz olanlara, RAB'bin yasasına göre yaşayanlara!
Ne mutlu O'nun öğütlerine uyanlara, bütün yüreğiyle O'na yönelenlere!
Hiç haksızlık etmezler, O'nun yolunda yürürler.
Koyduğun koşullara dikkatle uyulmasını buyurdun.
Keşke kararlı olsam senin kurallarına uymakta!
Ben kuluna iyilik et ki yaşayayım, sözüne uyayım.
Gözlerimi aç, yasandaki harikaları göreyim.
Kurallarını nasıl izleyeceğimi öğret bana, ya RAB, ,öyle ki, onları sonuna kadar izleyeyim.
Anlamamı sağla, yasana uyayım, bütün yüreğimle onu yerine getireyim.
2.Okuma: Aziz Pavlus’un Korintoslulara 1. Mektubundan 2,6-10Gerçi olgun olanlar arasında bilgece sözler söylüyoruz; ama bu bilgelik ne şimdiki çağın, ne de bu çağın gelip geçici önderlerinin bilgeliğidir. Biz, Allah'ın gizli, saklı kalmış bilgeliğinden söz ediyoruz. Allah'ın, zamanın başlangıcından önce bizim yüceliğimiz için belirlediği bu bilgeliği bu çağın önderlerinden hiçbiri anlamadı. Anlasalardı, yüce Rab'bi çarmıha germezlerdi. Yazılmış olduğu gibi, «Allah'ın, kendisini sevenler için hazırladıklarını hiçbir göz görmemiş,
hiçbir kulak işitmemiş, hiçbir insan yüreği kavramamıştır.» Oysa Allah bunları bize Ruh aracılığıyla açıkladı. Ruh her şeyi, Allah'ın derin düşüncelerini bile araştırır.
İncil: Matta 5,17-37
Bir gün, Mesih İsa etrafında toplanmış öğrencilerine şöyle dedi: Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersizkılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. Size doğrusunu söyleyeyim, gök ve yer ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile eksilmeyecek. Bu nedenle, bu buyrukların en küçüklerinden birini kim çiğner ve başkalarına öyle yapmayı öğretirse, Göklerin Egemenliğinde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliğinde büyük sayılacak. Size şunu söyleyeyim: doğruluğunuz din bilginleriyle Ferisilerinkini kat kat aşmadıkça, Göklerin Egemenliğine asla giremezsiniz! «Atalarımıza, `Adam öldürme. Öldüren, yargılanmayı hak edecek' denildiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, kardeşine karşı öfkelenen her kişi yargılanmayı hak edecek. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul'un yargısını hak edecek. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecek. Bu yüzden, adağını sunağa getirdiğinde, orada kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu hatırlarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git, önce kardeşinle barış; sonra gel, adağını sun. Senden davacı olanla, daha yoldayken çabucak anlaş. Yoksa o seni yargıca, yargıç da gardiyana teslim edebilir; sonunda da hapse atılabilirsin. Sana doğrusunu söyleyeyim, son kuruşu ödemedikçe oradan asla çıkamazsın.Yine atalarımıza, `Yalan yere ant içme, ama Rab'be içtiğin antları tut' denildiğini duydunuz. Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin, ne gök üzerine - çünkü orası Allah'ın tahtıdır; ne yer üzerine - çünkü orası O'nun ayaklarının basamağıdır; ne de Kudüs üzerine - çünkü orası Büyük Kral'ın kentidir. Başınızın üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçınızın tek telini ak ya da kara edemezsiniz. Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan'dandır.
In primo piano
OMELIE / Omelie TR
- 22/02/202622/02/2026 - LENT'İN 1. PAZARI - A yılı
- 01/03/202601/03/2026 - LENTİN 2. PAZARI - A yılı
- 08/03/202608/03/2026 - LENT'İN 3. PAZARI - A yılı
- 15/03/202615/03/2026 - LENT'İN 4. PAZARI - A yılı
SCRITTI IN ALTRE LINGUE
- Kalender für das laufende Jahr
- Kleinschriften
- Kleinschriften „Fünf Gerstenbrote“
- Einleitung
- Übriggebliebene Stücke
- Abbà
- Befreiungsgebet
- Vater unser - Band 1
- Vater unser - Band 2
- Vater unser - Band 3
- Wie der Tau
- Die Psalmen
- Siebzig mal sieben mal
- Die Hingabe
- Notizen von Vigilius, dem heiligen Bischof von Trient
- Ich gehe zur Messe
- Glaube und Leben
- Du bist mein Sohn
- Er nannte sie Apostel
- Sie fordern Zeichen, sie suchen Weisheit
- Kalender 2008-2011

A-G


