ME
NU

OMELIE / Omelie TR

25 dic 2013
25/12/2013 – NOEL BAYRAMI

 25/12/2013 – NOEL BAYRAMI

Gece Yşa 9,1-3.5-6 Mez 95/96 Titus 2,11-14 Lk 2,1-14
Sabah Yşa 62,11-12 Mez 96/97 Titus 3,4-7 Lk 2,15-20
Gündüz Yşa 52,7-10 Mez 97/98 İbr 1,1-6 Yh 1,1-18

Yeniden Noel Bayramını kutlamak ne anlama geliyor? Sadece bir sene geçti ve işte, bir Çocuğa ve Annesine bakmak için tekrar toplandık. Zaten, her sene bunu yapmak için, toplanmaya alıştık. Fakat kendimize “neden?” diye sormamız iyi bir şeydir. Neden aynı şeyleri her sene tekrarlıyoruz? Sadece, bir bayramı zaman zaman tekrarlamayı sevdiğimiz için mi?
Birçok cevap verebiliriz, ama hiç biri bizi tatmin edemez. Bugün yaptığımız bir Gizemdir, imanımızın büyük gizemine katılmamızdır, aslında imanımızın kendisi bir Gizemdir. Bu yüzden bu gizemi anlamak, yaşamak ve tatmak için bir sene yetmeyeceği gibi, bir ömür de yetmez. Bu günkü Gizem Tanrı’nın, insanlar arasında kalmak için, insan olarak aramıza gelmesidir. İnsan olan bizler kutsal olmak üzere yaratıldık, fakat günahkar, günah taşıyıcı olduk. Günahkar olmak için yaratılmadık, bunun için bu günah durumunda acı çekeriz, ve bundan bizi kurtarabilen birine ihtiyacımız var!
“Tanrı bizimle”, bugün bizi toplayan Gizemin merkezidir. Eğer Tanrı bizimle olmak isterse, demek ki, günahkar olmamıza rağmen, O’nun gözünde değerliyiz. Evet O’nun için önemliyiz, başkalarının gözünde sıfır olursak da. Gerçekten küçük ve zavallıyız, insanlığın tarihinde önemsiziz, zamanda ve uzayda bir hiçiz. Gene de Tanrı bize eşlik etmek ve bize doğru gelmek ister. Ve ilk olarak, en güçsüz ve en önemsiz olanlarla karşılaşmaya başlar. Nitekim bu dünyaya gelmek için O, hiç kimsenin tanımadığı iki yoksulu seçti. “Tanrı bizimle”; O’nu görmek, O’nunla karşılaşmak, O’nu tanımak ister miyiz? O zaman fakir olmamız gerekir, en azından kendimizi zavallı ve O’na muhtaç olarak görmemiz gerekir. Zayıflığımızın ve küçüklüğümüzün bilincinde olduğumuzda O’nu tanımayı bileceğiz, o zaman da, saygınlığımızdan sevinebileceğiz. Evet, O bizimle olmak için gelmek isterse, demek ki, biz değerliyiz, Tanrı’nın dikkatindeyiz, O bize özen gösterir; Bizim muhtaç olmamız kendimize O’nun merhametini çeker.
Noel Bayramında büyüklük ve zavallılık sözleri bir oyun gibi kesişir: Tanrı’nın büyüklüğü ve insanın zavallılığı; insanın büyüklüğü ve Tanrı’nın rızası, bir yemlikte doğacak kadar kendini alçaltan Tanrı’nın rızası. İnsan, kendini muhtaç olarak gördüğü ve evreni Yaratan yüceliğini içinde barındıran o Çocuğu kabul ettiği için, yükselir. O Çocuğu önemsemeyen ve hor gören insan, sevmeği ve hayatı paylaşmayı bilemez, bunun sonucunda da kendini mutsuz olmaya ve içine kapanıp huzursuz yaşamaya mahkum eder.
“Tanrı bizimledir: Bu andan itibaren biz kendimizi O’nunla ilişkilendireceğiz. O, kendini küçük gösterse de, herkesten önemlidir, çünkü Tanrı’dır! O zaman, O’nun tarafından tanınmış ve sevilmiş olduğumuza göre kendimizi tanımaya başlayalım! Çocukken bizler, ebeveynlerimizle, kardeşlerimizle, bizi sevenlerle ve kendileri için anlam taşımadığımız insanlarla da karşıtlaştırmakla, kendimizi tanımaya başladık. Böylece biz büyüdük ve içimizde, özgüven, uyumluluk ve gerçeklik açısından zayıf ya da güçlü, kendimize has bir karakterimiz gelişti. Bizimle Olan Tanrı’nın, Bebek İsa’da mevcut olduğuna inanarak, karakterimize başka renkler de katıldı: Huzur, barış, başkalarının sevgisinin uygunsuzluklarını aşabilen özgüvenimiz gibi! Bizimle Olan Tanrı’yı tanımamız, içsel kişiliğimizin kurulması için temel bir gerçek oldu. Bunu, bu lütfe henüz sahip olmayan insanlarla karşılaştığımızda fark ediyoruz. Çift ya da üçlü kişilikle yaşayan insanları bulmak, zor değildir: Bunlar, kendilerinin kim olduğunu bilmemektedirler, bu nedenle de bazen kendini bir şekilde hisseder, bezen ise kendilerini tamamen tersi bir şekilde gösterirler. Bu insanlar, sevginin kaynağı olan tek Tanrı’nın sabitliği ile tanışamadılar.
Şimdi bizler, herkese, özellikle de kendimize, Bebek İsa’nın hayat, sabitlik, bayram ve uyumun kaynağı olduğunu söylemek istiyoruz: İçimizde, küçük ölçüde olsa da, doğmuş olan ve devam eden iyiliği destekleyen, O’dur; aramızda birliği sağlayabilen de, O’dur. Bunu için bugün hepimiz kendimizi daha iyiliksever ve sevecen hissediyoruz.
Ama bu, neden sadece bugün oluyor da? Gerçekten bugün Çocuk ile olan ilişkimiz güçlü, bunun da bilicindeyiz, yarın ise bu ilişkiye önemini kaybettireceğiz...! Böyle olmamalıdır! Doğmakta Olan büyümelidir: Çocuk, git gide, içimizde, karakterimizin kurulmasında, karşılıklı ilişkilerimizin inşa edilmesinde ve desteklenmesinde, daima daha büyük bir yer almalıdır.
Rab İsa, seni yoldaşım olarak, programlarımı değiştirebilen, başka programları da önerebilen sabit bir dost olarak seçmek istiyorum! Seninle birlikte daima, sevginin ve barışın Tanrısı’nın bir evladı olacağım!